Hollywood'un efsanevi ismi Robert Redford 89 yaşında hayatını kaybetti. Redford'un ölüm nedeni hakkında bilgi verilmedi.
Robert Redford 89 yaşında hayatını kaybettiFotoğraf: Franck Castel/MAXPPP/dpa/picture alliance
Reklam
Hollywood'un tanınmış yüzlerinden ünlü ABD'li aktör Robert Redford'un Utah eyaletindeki evinde hayatını kaybettiği bildirildi.
Redford'un basın danışmanı Cindi Berger, açıklamasında "Robert Redford, 16 Eylül 2025 tarihinde, Utah dağlarındaki Sundance'deki evinde, sevdiği kişilerle çevrili, sevdiği yerde vefat etti" dedi.
Uykusunda öldüğü belirtilen Redford'un ölüm nedenine ilişkin açıklama yapılmadı.
Robert Redford Hollywood'un altın çağını yaşayan oyuncular arasında sayılıyordu (Atlara Fısıldayan Adam: 1998)Fotoğraf: Buena Vista Pictures/Everett Collection/picture alliance
Robert Redford kimdir?
18 Ağustos 1936'da Kaliforniya, Santa Monica'da dünyaya gelen Robert Redford, 89 yıllık yaşamına bir başarı öyküsü ve onlarca film sığdırdı.
Kariyeri boyunca çok sayıda Hollywood yapımında rol alan Redford, 1969 yapımı Türkçeye "Sonsuz Ölüm" olarak çevrilen Paul Newman yönetmenliğindeki "Butch Cassidy and the Sundance Kid" adlı western macera filmi ile sinema dünyasında dikkatleri üzerine çekti.
Redford, "Belalılar" (The Sting), "Akbabanın Üç Günü" (Three Days of Condor), "Benim Afrikam" (Out of Africa) gibi birçok tanınmış filmde rol aldı.
Hollywood efsanesi Robert Redford 80 yaşında
O sadece Hollywood’un altın çocuğu değil. Aynı zamanda ayrıcalıklı bir yönetmen ve festival kurucusu. 80 yaşına basan Robert Redford’un benzersiz kariyerine 15 filmlik bir galeriyle göz attık.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/G. Frey
“Boyun eğmez”
Robert Redford’un 1984 tarihli “The Natural” filmi Almanya’da “Der Unbeugsame” (Boyun eğmez) ismiyle gösterilmişti. Bu sadece spor draması film için değil aynı zamanda Redford’un tüm oyunculuk kariyeri için de uygun bir isimdi.
Fotoğraf: Imago/AD
“Lanetli Kadın”
Bugün buna inanmak zor ama kariyerine 1960’ların ortalarında başlayan karizmatik aktörün yıldızının parlaması zaman aldı. TV dizisi “Maverick” ile oyunculuğa adım attı. Sinemadaki ilk büyük çıkışını 1966'da başrolünü Natalie Wood ile paylaştığı “Lanetli Kadın” (This Property is Condemned) filmiyle yakaladı.
Fotoğraf: Imago/EntertainmentPictures
“Barefoot in the Park”
Hollywood yapımcıları nasıl bir oyunculuk cevherinin kendini beyaz perdede gösterdiğinin farkına vardılar. Redford, başrolünü Jane Fonda ile paylaştığı Gene Saks filmi “Barefoot in the Park”da (1967) komediye olan yeteneğini de kanıtladı.
Fotoğraf: picture-alliance/kpa
“Sonsuz Ölüm”
Robert Redford 1969 yapımı Western komedisi “Sonsuz Ölüm” (Butch Cassidy and the Sundance Kid)’de iki hayduttan biriydi. Bu hoş filmin diğer başrolünde Paul Newman vardı. Bu filmin Robert Redford için daha sonra bir başka anlamı oldu. O rolündeki karakterin adı kurucusu olduğu bugün en önemli film festivallerinden olan “Sundance”a adını verdi.
Fotoğraf: Imago/AD
"Jeremiah Johnson"
Western Redford’un en sevdiği türlerden biri oldu. “Jeremiah Johnson”un söyleminin “Sonsuz Ölüm"den farkı vardı. İlk dönem Western filmlerine göre konusu daha ciddi ve daha eleştireldi.
Fotoğraf: Imago/United Archives
“The Candidate”
Redford’un kariyeri 1972’de tamamen farklı bir yön aldı. Fotoğrafta aktörün filmin tanıtım turunda görüldüğü “The Candidate” (Aday)’da başta şans verilmeyen bir Amerikan başkan adayını oynadı. Birçok Amerikalı onu akıllı ve zeki bir politikacı olarak tahayyül etse de bu Redford için sadece bir sinema karakteri olarak kaldı.
Fotoğraf: AP
“Belalılar”
Bir yıl sonra artık Robert Redford Hollywood’un süper yıldızları arasındaydı. 1973’te “Belalılar” (The Sting) filmi için yine Paul Newman ile kamera karşısına geçti. Bu kez dolandırıcılık komedisinde iki sevimli haydut olarak gönülleri fethediyorlardı. Film gişede büyük bir başarı yakaladı.
Favori yönetmeni Sydney Pollack’ın çektiği bir sonraki filmi “Bulunduğumuz Yol” (The Way We Were) ile Redford hassas yönünü yeniden gösterdi. ABD’li şarkıcı Barbara Streisand ile oynadığı filmlerden birinde çekiciliğiyle de gönülleri bir kez daha fethetti.
Fotoğraf: AP
"Muhteşem Gatsby"
Redford 1970’lerde başarısına bir yenisini ekler. Sevilen aktör kariyerinde (ilk) zirveye ulaşır. Roman uyarlaması “Muhteşem Gatsby” (The Great Gatsby)’de (1974) tüm hünerlerini sergiler. Ve yakışıklığıyla bir kez daha ön plana çıkar.
Fotoğraf: Imago/AGD
“Başkanın Bütün Adamları”
Rol aldığı bir başka önemli yapım başrolünü Dustin Hoffman ile paylaştığı 1976 tarihli efsane Watergate filmi “Başkanın Bütün Adamları” (All the President's Men) oldu. İki aktör ABD başkanı Richard Nixon’a ilişkin skandalı tetikleyen gazeteciler Carl Bernstein ve Bob Woodward’ı canlandırdı. Film eğlendirici olduğu kadar politik-sinemanın önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Fotoğraf: Warner Bros./dapd
“Elektrikli Süvari”
Artık teklif edilen roller arasında seçim yapabiliyordu ve özdeşleşebileceği karakterleri canlandırıyordu. Sydney Pollack’ın Rodeo-Western filmi “Elektrikli Süvari” (The Electric Horseman)’ye biçilen karakteri son derece başarılı canlandırdı.
Fotoğraf: Imago/UnitedArchives
“Benim Afrikam”
Altı yıl sonra Sidney Pollack ile birlikte “Benim Afrikam” (Out of Africa) (1985) ile Robert Redford yine büyük bir başarı kazandı. Bugün kült mertebesine ulaşan ve birçok Oscar ile ödüllendirilen filmin diğer başrol oyuncusu Meryl Streep.
Fotoğraf: Imago/ZumaPress
“Ahlaksız Teklif”
1993 tarihli “Ahlaksız Teklif” (Indecent Proposal) büyük bir ticari başarı yakaladı. Bir milyarderi oynayan Redford, evli bir kadın olan Demi Moore'a ahlaksız bir teklifte bulunuyordu: Bir gece için 1 milyon dolar. Film o zamanlar kamuoyunda hararetli tartışmalara neden olmuştu.
Fotoğraf: Imago/United Archives
“Casus Oyunu”
90’lı ve 2000’li yıllarda Redford beyaz perdede daha az gözüktü. Kendi filmlerini çekti. Dokuz film yönetti. 2001’de genç Brad Pitt ile siyasi-gerilim “Casus Oyunu” (Spy Game) filminde oynadı. Bu onun ilk yaşlı rollerinden biriydi.
1980 yılında yönetmenliğini üstlendiği "Ordinary People" filmi ile "En İyi Yönetmen" Oscarını kazanan Redford, bu ödülle Hollywod'un yönetmenlik dalında Oscar kazanan oyuncuları arasına katıldı. Redford, 2022 yılında da Akademi Onur Ödülü'ne layık görüldü.
Redford, bağımsız sinemanın en önemli platformlarından biri sayılan Sundance Film Festivali'nin kurucusu olması ile de sinema dünyasında özel bir yere sahipti.