İBB davası: Ekrem İmamoğlu arkadaşlarının tahliyesini istedi
10 Mart 2026
CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu toplam 407 sanıklı İBB davasında ikinci gün duruşmasında ilk oturum yapıldı.
İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri'deki salonda yapılan duruşmanın başında iddianame özeti okundu. Yarım saatten daha uzun süren bu sürecin ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, şunları söyledi:
"Sanıyorum her satırında ismimin geçtiği bir özeti aktardınız. Aktardığınız bu özetle birlikte burada, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davalarından birinin başlatıldığını düşünüyorum. (...) Ortada bir iddia makamı vardır; ben o makamın tutumunu kusurlu, şaibeli ve hatalı buluyorum.... (Mahkeme başkanına hitaben) Ancak bütün bu süreçte sizin göreviniz, iddia makamı ile sanıklar arasında bağımsız, tarafsız ve adil bir konumda durarak nihai kararı vermektir."
"Bu dava aslında 2019'da başladı"
İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "İddianamenin başından itibaren ortaya konulan anlatı şudur: 'Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü'nü 'ele geçirdiği', ardından İstanbul'u, sonra Türkiye'yi, hatta Cumhuriyet Halk Partisi'ni 'ele geçirmeye' çalıştığı yönünde bir siyasi kurgu inşa edilmektedir. (...) 'Ahtapotun kolları' benzetmesi üzerinden yürütülen söylemlere baktığımızda, bu sürecin başında bulunan Başsavcının siyaset diliyle kurduğu ilişki ve Ankara'ya verilen siyasi mesajlar ortadadır. Bu nedenle burada görülen dava bir siyasi davadır. "
"Üstelik bu siyasi dava bugün başlamamıştır. Sürecin kökeni çok daha geriye, 2019 yılına uzanmaktadır" diyen İmamoğlu, "Hatırlayınız; seçim iptal edilmeden önce ya da iptal sürecine gidilirken, bu ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından '13–14 bin oyla kimse seçimi kazandığını zannetmesin' şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Oysa demokrasilerde bir oyla dahi seçim kazanılır. Buna rağmen seçim iptal edilmiş ve süreç bambaşka bir noktaya taşınmıştır" ifadelerini kullandı.
"2024 yılına gelindiğinde bu yaklaşımın yöntem değiştirdiğinin görüldüğünü" belirten İBB Başkanı, "Seçimi iptal etmekle sonuca ulaşılamadığını düşünen bir anlayışın, bu kez 'tutuklayarak sonuç alınabilir' düşüncesine yöneldiği anlaşılmaktadır. (...) Bu süreçte 'başarılı olursan bakan olursun' denilen kişinin (Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, şimdiki Adalet Bakanı Akın Gürlek'i kastediyor) daha sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde bakanlık görevine getirildiği de ortadadır" diye konuştu.
"Erdoğan bir gün bile tutuklanmadı"
Ekrem İmamoğlu, konuşması sırasında Recep Tayyip Erdoğan'ın geçmişte yargılandığını hatırlattı, ancak bu olurken dava süresince bir gün bile tutuklu kalmadığına dikkat çekti:
"Geçmişte bu ülkede ağır suçlamalarla yargılanan siyasetçiler oldu. Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 1990'lı yıllarda çeşitli suçlamalarla yargılandı. Ancak bir gün bile tutuklanmadı, gözaltında tutulmadı. Buna karşılık ben bir yıldır cezaevindeyim. Bir yıldır 12 metrekarelik bir alanda, fiilen tecrit koşullarında tutuluyorum. Biz adalet istiyoruz. Ayrıcalık değil, eşitlik istiyoruz."
İmamoğlu, İBB davasından tutuklu kendisi dışındaki sanıkların serbest bırakılmasını da istedi. "Ramazan ayındayız. Benim seçimimin iptal edildiği gün de ramazan ayındaydı. Diplomamın iptal edildiği gün de ramazan ayındaydı. Daha gün doğmadan sahur vaktinin hemen ardından evime operasyon yapıldı; evim basıldı. Ve bugün yine ramazan ayında, iftar saatlerine yaklaşırken duruşma yapıyoruz" diyen İmamoğlu, devamında şunları ifade etti:
"Bu tabloyu düzeltmek sizin sorumluluğunuzdadır, Sayın Hâkim. Bu nedenle sizden özellikle rica ediyorum: Ramazan ayında bu arkadaşlarımın evlerine dönmelerine imkân tanıyın. Bu sistemin meselesi benimle ise, ben buradayım. Yargılamaya katılmaya, savunmamı yapmaya hazırım. Ancak bu insanların tutuksuz yargılanması gerekir. Anneler çocuklarıyla buluşsun. İnsanlar ailelerine kavuşsun. Yargılama devam etsin ama özgürlük esas olsun."
Ara karar Nisan sonunda açıklanacak
İmamoğlu'nun konuşmasının ardından mahkeme başkanı davanın seyrine ilişkin önemli bir bilgiyi açıkladı. Buna göre Ramazan Bayramı'ndan bir gün önceye, yani 19 Mart'a kadar duruşmalara devam edilecek, ara karar ise Nisan ayının sonunda açıklanacak.
CHP grup toplantısı Silivri'de yapıldı
Bu arada CHP Genel Başkanı Özgür Özel, davanın ikinci gününde partisinin grup toplantısını Silivri'de gerçekleştirdi. Özel, konuşmasının başında, parti tarihinde ilk kez bir grup toplantısının cezaevinin hemen yanında yapıldığına dikkat çekti, "Cumhuriyet Halk Partisi'ni bugün burada bu toplantıyı yapmaya mecbur bırakan AK Parti'nin kara düzenine yazıklar olsun" dedi.
"Türkiye bu cezaeviyle Ergenekon, Balyoz ve nice kumpas davaları ile tanıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi, Fetullahçı terör örgütü ile kol kola girerek bu ülkenin askerlerini, aydınlarını, gazetecilerini, siyasi yetkililerini burada yargılamış, cezalandırmış, hapse koymuş ve o dönem bu yapılanların tamamını büyük bir kararlılıkla sahiplenmişti" sözleriyle AKP'yi hedef alan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"O günlerde Recep Tayyip Erdoğan 'Ben bu davanın savcısıyım' diyordu. O davanın savcısının altına kendi Mercedes'ini veriyordu. Yere göğe koyamıyorlardı. Birlikte futbol oynuyorlardı. Sonra o şımarttıkları, o güç zehirlenmesiyle kendisine karşı darbeye girişti."
İBB davası için "Bu davanın siyasi olduğuna inananlar yüzde 60. 'Hayır, her şey hukukidir' diyenler yüzde 25, yüzde 15 'Fikrim yok ya da korkarım fikrimi söyleyemem' noktasında" diye konuşan Özel, "Dün yargılama evresi başlamıştır. bu mahkeme nasıl yürüyecektir, savcı ne isteyecektir, hakim ne verecektir hep beraber göreceğiz. Ama merak etmediğim, emin olduğum, namusumdan kefil olduğum bir şey var ki Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız bu milletin vicdanında beraat edecektir" dedi.
ANKA / MUK,SÖ