İBB soruşturması: Tutuklular aylardır iddianame bekliyor
25 Haziran 2026
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)başta olmak üzere İstanbul'daki CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar kapsamında açılan davalarda yargılamalar sürüyor. Aynı soruşturmalar kapsamında tutuklanan bazı isimler ise bir yılı aşkın süredir iddianameleri hazırlanmadığı için hâkim karşısına çıkamıyor.
Bu isimlerden biri 21 yıllık şehir plancısı Evren Buçan. İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu olan Buçan, kariyeri boyunca Beyoğlu ve Silivri belediyelerinde görev yaptıktan sonra CHP'nin kazandığı Şile Belediyesi'ne geçti. Burada Yapı Ruhsat Şefi olarak göreve başlamasından üç ay sonra 10 Temmuz 2025'te gözaltına alındı.
Şile Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklanmıştı. Soruşturmada “örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, rüşvet ve irtikap” suçlamaları yöneltiliyor. Ancak Evren Buçan hakkında aradan geçen zamana rağmen henüz iddianame hazırlanmış değil. Gözler İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nda.
Buçan, 13 Temmuz'da cezaevindeki bir yılını dolduracak. Şu anda Maltepe Cezaevi'nde 24 kişilik koğuşta 60'tan fazla tutuklu ile kalıyor.
Eşi Esma Buçan, sürecin aile yaşamını derinden etkilediğini söylüyor:
"İki kız çocuğumuz var, adalete olan inancımız azaldı. Bir iddianamenin bu kadar zaman hazırlanmaması bir insanın umutlarını, hayatını yok saymaktır. Geleceği planlayamıyoruz. Bu belirsizlik, çaresizlik gerçekten bizi yordu. Hukuku konuşamadığımız bir dönemdeyiz. Adil yargılanma diye bir şey yok. Kısır bir döngünün içindeyiz."
Esma Buçan, ekonomik zorluklar nedeniyle araçlarını satmak zorunda kaldıklarını, yaklaşan adli tatile rağmen iddianamenin ne zaman hazırlanacağının hâlâ belirsiz olduğunu da belirtiyor.
İBB soruşturmasında 13 ayı aşan tutukluluklar
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonların üçüncü dalgasında Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin, İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay ve Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu'nun da aralarında bulunduğu 13 kişi 22 Mayıs 2025'te tutuklandı.
Çetin, Karay ve Karaoğlu daha sonra İBB ana davasında yargılanmaya başlarken, Karaoğlu son tutukluluk incelemesinde tahliye edildi. Buna karşın aynı soruşturma kapsamında tutuklu bulunan bazı isimler için 13 ayı aşan sürede iddianame hazırlanmadı.
Bu isimler arasında Taner Çetin'in asistanı Arzu Can, kurumda şoför olarak çalışan İlkay Onuk, Doğukan Arıcı ve Çağataş Takaoğlu ile eski Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Onur Gülin bulunuyor.
"Eşimin ameliyatı vardı, konumumu kendim gönderdim"
Onur Gülin, 2021-2024 yılları arasında İBB'de çeşitli görevlerde bulundu, 2024 yerel seçimlerinin ardından Çeşme Belediye Başkan Yardımcılığı'na atandı. Hakkında gözaltı kararı verildiğinde eşinin ameliyatı nedeniyle hastanede bulunduğunu belirterek konumunu jandarmaya kendisi gönderdi.
Buna rağmen "kaçma şüphesi" gerekçesiyle tutuklandı. Gülin'in eşi ve 9 ile 14 yaşındaki iki çocuğu, her ay açık görüş için İzmir'den İstanbul'a geliyor.
Silivri 3 No'lu Cezaevi'nde bulunan Gülin, haftada yalnızca 10 dakika telefon görüşmesi yapabiliyor. 60 kişilik koğuşta cinayet ve uyuşturucu suçlarından hükümlü kişilerle birlikte kalıyor.
"Beni hatırlamaları için kendimi asmam mı gerekiyor?"
Taner Çetin'in 15 yıllık asistanı Arzu Can da tutuklu isimler arasında. Aynı dosyada yer alan eşi altı ay sonra tahliye edildi.
Arzu Can'ın kuzeni ve avukatı Avukat Pınar Çengel, 13 aydır iddianame hazırlanmadığını belirterek şunları söylüyor:
"İçeride psikolojisi bozuldu. Bir ara intihara kalkıştı. Görüşte tek kelime etmiyor. 'Beni unuttular. Beni hatırlamaları için kendimi asmam mı gerekiyor, ben neden içerideyim, birisi bana söylesin' diyordu."
Çengel, Can'ın 14 yaşındaki oğlunun da bu süreçte okulu bıraktığını ve intihara teşebbüs ettiğini aktarıyor. Ailenin ekonomik olarak zor durumda kaldığını, tahliye sonrası eşin 22 yıllık işini kaybettiğini ve evlerini terk etmek zorunda kaldıklarını söylüyor.
"İtirafçı yapılmak için iddianamesiz tutuluyorlar" iddiası
Avukat Çengel, bazı tutukluların "itirafçı yapılmak amacıyla iddianamesiz tutulduğunu" öne sürerek dosyanın zayıf olduğunu savunuyor:
"Dosya çok boş. Bu kişilerin bir şey bildikleri düşünülüyor ama bildikleri hiçbir şey yok."
Çengel, Doğukan Arıcı'nın 25 bin TL göndermesi nedeniyle suçlandığını, ancak bu paranın Taner Çetin'in evini boyayan boyacıya iletildiğini ileri sürüyor.
Arzu Can'ın ise Taner Çetin'in uzun yıllardır kiracısı olduğu bir dairenin satın alınmasının suçlama konusu yapıldığını belirten Çengel, bunun aile içi bir alım olduğunu savunuyor.
"Robot gibi yaşıyoruz"
Arzu Can'ın annesi Elif Gölpınar ise yaşananları şöyle anlatıyor:
"Bir seneyi geçtik, mahvolduk. Robot gibi dolanıyoruz. Her gün Çağlayan'a, Silivri'ye gidiyorum. Çocuğum orada mağdur. Bu kin, nefret neden? Çocukların suçu yok."
Gölpınar, savcılıkla görüşme çabalarının sonuçsuz kaldığını belirterek, "65 yaşındayım, 15 yaşındaki torunum için mücadele ediyorum. Kızımın durumu iyi değil. 60 kişilik koğuşta kolay şeyler yaşamadı" diyor.