1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

İktidar için karar anı: Abdullah Öcalan'a gidilecek mi?

6 Kasım 2025

Çözüm komisyonunun çalışmaları, İmralı'ya giderek Öcalan'la görüşülüp görüşülmeyeceği konusuna kilitlenmiş durumda. İktidar partisinin bu konuda karar almakta zorlandığı belirtiliyor.

Fotoğraf: Peoples' Equality and Democracy Party/Handout via REUTERS

Yeni çözüm süreci kapsamında TBMM'de kurulan komisyonun çalışmaları, İmralı'ya giderek PKK lideri Abdullah Öcalan'la görüşülüp görüşülmeyeceği konusuna kilitlenmiş durumda.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli son grup konuşmasında partisinin İmralı'ya gideceğini söyleyerek ön almasının ardından iktidar partisi AKP'nin bu konuda henüz tam bir karar alamadığı ve komisyonun bu hafta yapacağı toplantının bu nedenle ertelendiği belirtiliyor.

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak isimlendirdiği süreç kapsamında TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 6 Kasım Perşembe olarak açıklanan 17. toplantısı gelecek haftaya ertelendi.

Erteleme kararı için "teknik sebepler" gerekçe gösterilirken CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit komisyon toplantısının dinlenmesi planlanan bakanların yurt dışında olması nedeniyle haftaya gerçekleştirileceğini söylediler.

Bu çerçevede TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un hafta başında partilerin grup koordinatörleri ile yeniden bir araya gelerek 17. oturumun gündemini konuşması bekleniyor.

Bu hafta Meclis Komisyonu'nun MİT Başkanı İbrahim Kalın'ı yeniden dinlemesi de bekleniyor. MİT ve TSK'nin kurduğu doğrulama mekanizmasının PKK'nın silah bırakmakta olup olmadığı ve bunun yeterli bulunup bulunmadığına ilişkin raporu süreç için önemli olacak.

Öcalan'a gitmek ya da gitmemek

Peki komisyon gerçekten teknik nedenlerle mi ertelendi?

DW Türkçe'nin komisyonu oluşturan farklı partilerin temsilcilerinden edindiği bilgilere göre İmralı'ya gidilip gidilmeyeceği komisyonun önündeki en büyük sorun.

Şimdiye kadarki toplantılarında çok sayıda kişiyi ve kurumu dinleyen komisyonun içinden oluşturulacak küçük bir heyetin İmralı'ya giderek Öcalan'ı da dinleyip dinlemeyeceği bundan sonraki en kritik karar aşamalarından biri olacak.

TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi KomisyonuFotoğraf: ANKA

Bu konu henüz komisyonun resmi gündemine alınmış değil ve alınırsa bunun Kurtulmuş tarafından yapılması öngörülüyor. Konular gündeme alınmadan önce ise komisyonun teamülleri gereği Kurtulmuş önce arka kapı diplomasisi ile grup koordinatörleri ile konuşuyor ve dinlenecek kişiler ile gündem maddeleri bir nevi ortaklaştırılıyor.

Bu noktada belirsizliği koruyan en önemli konu ise iktidar partisi AKP'nin ne yapacağı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dünkü grup toplantısında “Komisyon çatısı altında sürece dair tüm konuların tartışılmasını, kimsenin dışarıda bırakılmadan, ilgili bütün tarafların dinlenmesini, aykırı da olsa farklı fikirlerin dile getirilmesini değerli buluyoruz" dese de grup sonrası gazetecilerin ısrarlı “Öcalan'a gidilecek mi?” sorularını yanıtsız bırakmıştı.

AKP içinde Öcalan'a gitme konusunda hemfikir olunamadığı kulislere yansırken, edinilen bilgiye göre bazı partililer Öcalan'a gidilmesine gerek olmadığını; çünkü zaten DEM Parti'nin İmralı heyetinin Ada'ya sık sık giderek dönüşte PKK liderinin görüşlerini açıkladığını, hatta ilgili diğer taraflara da mesajlarının gittiğini ve dolayısıyla TBMM'nin resmi heyetinin İmralı'ya bir hükümlünün yanına gitmesinin pratik bir yararı olmadığını düşünüyor.

Bu arada iktidar partisini bu konuda en çok düşündüren unsurlardan birisi de bir yol kazası olması ve bu sürecin de başarısız olması durumunda Öcalan'a gidişin oy kaybettireceği yönünde. 2013-2015'deki çözüm sürecinin AKP'ye oy kaybettirdiğini hatırlatan bazı isimler Abdullah Öcalan ile görüşmenin parti için geri dönülemez sonuçlar doğuracağını da düşünüyor.

Tam kararını veremeyen iktidar partisi videolu görüşme gibi bazı ara formülleri de konuşuyor ancak bunun da başka sakıncaları olduğuna dikkat çekiliyor. 

İktidara yakın Yeni Şafak gazetesi dün manşetten Öcalan'a gidilmesine karşı çıkmıştı ve "Komisyon İmralı'ya gitmesin" başlığı atmıştı. Gazete Areda Survey tarafından yapılan araştırmaya yer vererek vatandaşların yüzde 76,7'sinin komisyonun İmralı'ya gidip Öcalan'la görüşmesine karşı olduğunu belirtmişti.

Bu manşete yanıt bugün MHP'ye yakınlığıyla bilinen Türkgün gazetesinden geldi. "Derdiniz ne sizin?” manşetiyle Yeni Şafak'ı "sürece darbe" yapmakla suçlayan Türkgün gazetesi, "Yeni Şafak, Areda Survey'in yaptığı ankete dayanarak yaptığı haberi manşetten vererek süreci baltalama girişimi başlattı" ifadelerini kullandı.

DEM Parti ne düşünüyor?

Öte yandan DEM Parti komisyonun Öcalan'a gitmesi gerektiği konusunda ısrarını sürdürürken AKP'nin süreci ne kadar sahiplendiğinin bu tür zor kararlarda belli olacağını düşünüyor.

DEM Parti vekilleri Pervin Buldan ve kısa bür süre önce hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder, Erdoğan'ı makamında ziyaret ederken Fotoğraf: DEM Parti

Öcalan'a toplumun pek çok kesiminin alerjisi olduğunu bildiklerini ancak bazı anketlerdeki soruların manipülatif olduğunu söyleyen DEM Partili bir yetkili, Yeni Şafak'ın kullandığı Areda Survey sonuçlarını da böyle görüyor ve katılımcılara “Eğer şiddet bitecekse Öcalan ile görüşülmeli mi?” sorusu yöneltilmiş olsaydı daha farklı bir sonuç çıkacağını savunuyor.

Silahların aradan çekilmesinin tüm siyasi partiler, toplumun tüm kesimleri ve demokrasi için önemli olduğunu söyleyen DEM Partililere göre şu anda bunu yapabilecek güçteki tek siyasetçi ise yine Cumhurbaşkanı Erdoğan. 

Komisyon Öcalan'a gidip gitmeme kararını 5'te 3 oranıyla alabiliyor. Yani 51 üyeli komisyonda 31 üyenin oyu karar için yeterli oluyor. DEM Parti'ye göre bu çoğunluğa ulaşmada sıkıntı yaşanması beklenmiyor.

CHP ne yapacak?

CHP'li yetkililer ise önce iktidar kanadının bu kritik konudaki kararını duyurması gerektiğini söyleyerek konu ancak resmi gündeme alındıktan ve AKP'yi dinledikten sonra karar alacağını belirtiyor.

DW Türkçe'nin konuştuğu CHP'li bir komisyon üyesi iktidar temsilcilerinin sadece Öcalan ile ilgili değil pek çok konuda net görüş belirtmediğine dikkat çekerek, ”Örneğin infaz yasası da konuşulmalı mı? Demokratikleşme adımları atılmalı mı? Kayyumlar geri çekilmeli mi? Eve dönüş yasası konuşulacaksa ayrı bir kanun mu düşünülmeli yoksa Türk Ceza Kanunu ve terörle mücadele kanununda mı değişiklik yapılmalı? gibi konularda net görüşlerini duyamıyoruz” yorumu yapıyor.

Ortada sadece Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un yazılarının ve Erdoğan'ın “münfesih örgüt” tanımının bulunduğunu aktaran CHP'lilere göre İmralı konusundaiktidarın ‘süreç iyi giderse ne yaparız, kötü giderse ne yapmalıyız' diye ikili planlar yaparak ve hangisi oy kazandırır mantığıyla değerlendirerek karar alamıyor.

Erdoğan geçen hafta sonu İstanbul'da Millet Bahçesi'nin açılışında “Münfesih (feshedilmiş) terör örgütü, geçtiğimiz günlerde silahlı unsurlarını ülkemizden çekmekte ve sınır hattından uzaklaştırmakta olduğunu açıkladı. İlgili birimlerimiz, sahadaki gelişmeleri anbean, titizlikle takip ediyor. Hedefe giden yolda atılan her olumlu adımı önemsiyoruz” demişti.

Bu arada CHP içinde Öcalan ile görüşme konusunda da farklı görüşler bulunuyor. Komisyonun bazı üyeleri net şekilde İmralı'ya gitmeye karşı çıkarken, nispeten azınlıkta kalan üyeler ise gidilebileceğini belirtiyor. 

Gülsen Solaker Dış politika ve iç siyasi gelişmeler ağırlıklı olarak 1997’den beri çalışan gazeteci.
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği