1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

İmamoğlu hakkında yeni soruşturma, İnan Güney'e tahliye

8 Temmuz 2026

İBB davasında Mahkeme Başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında çıkan tartışma sonrası İmamoğlu hakkında yeni bir soruşturma açıldı. Mahkeme heyeti İnan Güney'le birlikte altı kişinin de tahliyesine karar verdi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun destekçileri bir eylemde İmamoğlu'nun fotoğraflarını taşıyor
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Fotoğraf: Abdullah Tepeli/ZUMA/IMAGO

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın 59'unun tutuklu yargılandığı davanın 64'üncü duruşmasına savunma hakkı tartışması damga vurdu.

Mahkeme Başkanı ile İmamoğlu arasında yaşanan tartışmanın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Ekrem İmamoğlu'nun "suç örgütü lideri" olmakla suçlandığı davada söylediği sözler nedeniyle "kamu görevlisini tehdit" iddiasıyla soruşturma başlattı.

Savcılık, İmamoğlu'nun "Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım" şeklindeki sözleri nedeniyle resen soruşturma başlatıldığını duyudu. 

Duruşma sırasında Mahkeme Başkanı ile İmamoğlu arasında çıkan tartışmanın ardından mahkeme heyeti CHP'li Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski Medya A.Ş. çalışanı Ceyda Kıryak, İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay ile diğer sanıklar Mehmet Karataş, Metin Bal ve Seyfullah Demirel’in tahliyesine karar verdi.

Heyet, davanın ikinci grup duruşmasını 17 Ağustos’a erteledi. 

Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkına ilişkin itirazları 

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No'lu salonda bugün görülen duruşmada Ekrem İmamoğlu, savunma hakkına ilişkin itirazlarda bulundu.

Dün tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşma salonuna getirilmeyerek tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in sorgusuna katılamayan İmamoğlu, "Ben sorgu vermeye gelmedim, savunma süreciyle ilgili tespitlerimi dinlemeniz gerekiyor" diyerek sözlerine başladı.

Kendisinden önce hem Murat Ongun'un hem de Fatih Keleş'in avukatlarının savunmalarının kısıtlandığını savunan İmamoğlu, benzer bir uygulamanın kendisi için de planlandığını söyledi.

Mahkeme Başkanı ise savunma takviminin en baştan belli olduğunu belirterek yeni bir planlama yapılmadığını ifade etti.

İmamoğlu dün duruşmaya getirilmediğini, bu nedenle en ağır suçlamalarla karşı karşıya olan Fatih Keleş'in savunmasını dinleyemediğini belirterek bunun da savunma hakkının ihlali olduğunu ifade etti. 

Tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş Fotoğraf: ANKA

Kendisine savunmasını 9 Temmuz'a kadar tamamlaması yönünde süre verilmesine tepki gösteren İmamoğlu, "Ülkenin yüzde 75'inin siyasi olarak gördüğü bir davada 4-5 saate savunmamı tamamlamamın beklenmesi davayı heba eder" dedi.

Mahkeme Başkanı ise belirledikleri takvimde değişiklik yapmayacaklarını belirterek "Savunma yapıp yapmamak sizin takdirinizde. Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız" ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine İmamoğlu, "Bugün ne konuşacağıma karar verecek değilsiniz, metni ben belirlerim" diyerek mahkeme heyetine tepki gösterdi.

"Bu dava tümüyle siyasidir"

İmamoğlu, dosyada hakkında "suç örgütü lideri" iddiası bulunduğunu belirterek "Bu iş ağır hak ihlaline doğru gidiyor. Bu dava tümüyle siyasidir ve yüce Türk milletini ilgilendiren bir davadır" dedi.

Bugüne kadar 63 duruşma yapıldığını hatırlatan İmamoğlu, savcılığın tek bir delili dahi duruşma salonundaki ekrana yansıtamadığını savundu.

NATO Zirvesi nedeniyle dünya liderlerinin Ankara'da bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu, "Böyle bir ortamda Ekrem İmamoğlu'nun susturulmasını nasıl anlatabilirsiniz?" diye konuştu.

Mahkeme Başkanı ise duruşmaların uzamasından heyetin sorumlu olmadığını söyledi.

Tartışmanın ardından salondan çıkarıldı

İmamoğlu'nun savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki itirazlarını sürdürmesi üzerine Mahkeme Başkanı, "Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın makam değil. Burası senin yargılayacağın makam değil, biz de senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. Biz seni yargılayacak makamda oturuyoruz. Hakkında 203 uyguladım, salondan dışarı çıkartın. Alın, dışarı çıkartın" diyerek İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılması talimatı verdi. 

Mahkeme Başkanı, salondan ayrılmadan önce "Jandarma arkadaşlar salonu komple boşaltın" dedi. İmamoğlu da "Yazık sana" diyerek bağırdı. Ancak Özgür Özel başta olmak üzere izleyiciler, avukatlar ve gazeteciler salondan çıkmadı. 

Salonda kısa süreli gerginlik yaşanırken Mahkeme Başkanı SEGBİS kaydının da kapatılmasını istedi.

Salondan çıkarılırken konuşan İmamoğlu, "Benim Ankara'da yargılayacaklarım, buradaki yargıyı yürütmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı bir çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir. Ben millete konuşuyorum. Millete yüzümüzü dönelim" dedi. İmamoğlu ayrıca "Ben savunma yapmaya değil yargılamaya geldim" ifadelerini kullandı.

Mahkeme, İmamoğlu'nun savunmasını almadan duruşmaya ara verdi.

Avukat İnce de süre sınırına tepki göstermişti

Duruşmanın sabah oturumunda Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce de savunma süresinin sınırlandırılmasına tepki göstermişti.

Mahkeme Başkanı'nın saat 13.00'te savunmasını bitirmesini istemesi üzerine İnce, savunmasının ancak yüzde 60'ını tamamlayabildiğini belirterek "Mikrofonum kesilecek, savunma hakkım sınırlandırılıyor, bu hak ihlalidir" demişti.

İnce, savunmasında dosyadaki etkin pişmanlık beyanlarının ve tanık anlatımlarının çelişkili olduğunu savunurken Fatih Keleş'in tutukluluğunu gerektiren somut delil bulunmadığını ileri sürerek tahliyesini talep etti.

Özgür Özel'den mahkemeye tepki

CHP lideri Özgür Özel de İmamoğlu'nun savunmasından önce duruşmayı izlemek üzere Silivri'ye geldi.

CHP lideri Özgür Özel, Fotoğraf: Efekan Akyuz/REUTERS

Fatih Keleş'in avukatının savunmasının süre sınırı nedeniyle kesilmesini eleştiren Özgür Özel, mahkemenin savunma hakkını kısıtladığını savundu. Hâkimin savunmanın ne zaman biteceğine karar vermesini eleştiren Özel, "Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan bir düzmece kurguyla karşı karşıyayız" dedi.

Özel, "Şimdi Ekrem Bey'i çağıracak, 'Savunma yap' diyecek ama yarın akşama savunmanın bitmesini bekliyor. Olacak iş değil" ifadelerini kullandı.

Savcı üç sanığın tahliyesini istedi

Verilen aranın ardından duruşma yeniden başladı. İmamoğlu salonda yer almadı. Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'nun susma hakkını kullandığını ileri sürerken avukatlar bu değerlendirmeye itiraz etti.

İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, müvekkilinin savunma yapmak istediğini belirterek önceki sanık savunmalarının yarıda kesilmesinin savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiğini söyledi. Demir, İmamoğlu'nun 143 eylemden sorumlu tutulduğunu ve savunmasını hazırlaması için yeterli süre verilmesi gerektiğini ifade etti.

Avukatlar Tora Pekin ve Fikret İlkiz de mahkeme başkanının tutumuna tepki gösterdi. Pekin, okunan tutanağın gerçeği yansıtmadığını savunurken İlkiz, İmamoğlu'nun susma hakkını kullanmadığını söyledi, "Savunmadan kaçmıyoruz" dedi.

İBB ana davasında yargılanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney Fotoğraf: ANKA

Savunma tartışmalarının ardından mahkeme başkanı tutukluluk incelemesi için savcının mütalaasını aldı. Duruşma savcısı, İnan Güney, Ceyda Kıryak ve Serap Karay'ın tahliyesini talep etti. Mahkeme, bu isimlerle birlikte toplam altı kişinin tahliyesine karar verdi. 

Mahkeme Başkanı ile İmamoğlu arasındaki tartışma  

Duruşma salonunda Mahkeme Başkanı ve Ekrem İmamoğlu arasında soruşturmaya dönüşen ve İmamoğlu'nu salondan çıkarılmasına varan diyalog ise şöyle gelişti:

İmamoğlu: "Ben sorgu için gelmedim. Savunma hakkına ilişkin itirazlarımı dile getirmek istiyorum."

Mahkeme Başkanı: "Planlamamız baştan belliydi. Savunmanızı alacağız."

İmamoğlu: "9 Temmuz'a kadar savunmamı tamamlamamın isteneceğini biliyorum. Dün de duruşmaya getirilmedim, Fatih Keleş'in savunmasını dinleyemedim. Bu ağır bir hak ihlalidir."

Mahkeme Başkanı: "Yargılama dört aydır sürüyor. Takvim baştan belliydi."

İmamoğlu: "Bu dosyada önce Murat Ongun'un, sonra Fatih Keleş'in avukatlarının savunmaları kısıtlandı. Benim de 6-7 saat içinde savunmamı, avukatlarımın beyanlarını ve soruları tamamlamam bekleniyor. Böyle bir sorgu düşünülemez."

Mahkeme Başkanı: "Savunmaları 9 Temmuz'da bitireceğimizi söyledik. Takvimde değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkınızı kullandığınız zapta geçirilir."

İmamoğlu: "Ben susma hakkımı kullanmıyorum. Beni susturacak insan... Allah..."

Mahkeme Başkanı: "Ya savunma yaparsınız ya da susma hakkınızı kullanırsınız."

İmamoğlu: "Ne konuşacağıma siz karar veremezsiniz."

İmamoğlu: "Karar değiştiren siz oldunuz. Bu iş ağır hak ihlaline gidiyor. Bu dava tümüyle siyasidir. Beni 4-5 saatte savunmaya zorlamak Türk yargısına zarar verir."

Mahkeme Başkanı: "Yargılamanın uzamasına biz sebep olmadık. Savunma hakkına müdahale etmedik. Takvim makuldür."

İmamoğlu: "63 duruşmada tek bir delil ekrana yansıtılamadı. Dünya liderleri Ankara'dayken Ekrem İmamoğlu'nun susturulmasını nasıl anlatabilirsiniz?"

Mahkeme Başkanı: "İtirazlarınızı sabırla dinliyoruz. Sizi susturmuyoruz. Savunma hakkı sınırsız değildir."

Mahkeme Başkanı: "Savunma yapmayıp burada pazarlık yapacaksanız salondan çıkartacağım."

İmamoğlu: "Siz ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz. 9 Temmuz'u neden milat yaptığınızı açıklayamıyorsunuz."

Mahkeme Başkanı: "Kimlik tespitini yapalım ve savunmaya geçelim."

İmamoğlu: "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim."

Mahkeme Başkanı: "Sen yargılayacak makamda değilsin. Buraya yargılanmaya geldin."

İmamoğlu: "Benim Ankara'da yargılayacaklarım buradaki yargıya müdahale ediyor. Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığıdır."

Alican Uludağ 2008'den bu yana gazetecilik yapan Alican Uludağ, yargı ve insan hakları gibi konulara odaklanıyor.alicanuludag
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği