1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Basın özgürlüğüTürkiye

İfadeleri alınan gazeteciler serbest bırakıldı

6 Kasım 2025

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki bir soruşturma kapsamında ifadeleri alınan gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ve Batuhan Çolak serbest bırakıldı.

Polis bariyerleri arkasında park hâlinde bir TOMA
Sembol fotoğrafFotoğraf: Dilara Acikgoz/REUTERS

Gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ve Batuhan Çolak, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik soruşturma kapsamında verdikleri ifadelerin ardından serbest bırakıldılar. Gazeteciler hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildiği bildirildi.

Sabah erken saatlerde evlerinden alınan ve ''mevcutlu olarak Emniyet'e ifade vermeye götürülen" gazeteciler arasında ilk serbest bırakılan isim Yavuz Oğhan oldu.

Oğhan, serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamada, "Çok üzücü. Keyfiyetin öne çıktığı bir hadise. Böyle bir Türkiye'de şu anda böyle yaşıyoruz" dedi. 

Yavuz Oğhan'ın ardından Batuhan Çolak, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ve Ruşen Çakır da Emniyet'teki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

İfade vermeye öğle saatlerinde götürülen Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ise serbest kaldıktan sonra yaptığı açıklamada "İfademi verdim bıraktılar, gereksiz bir şeydi. Akşam gazetesinin haberindeki iddiaları ve yaptığım bir-iki yayını sordular o kadar" diye konuştu.

Sabah saatlerinde "fiili gözaltı"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sabah yayımladığı açıklamada altı gazetecinin ifadelerinin alınması için Emniyet'e getirilmeleri yönünde talimat verildiğini duyurmuştu. Bu gazeteciler arasında, şu an ABD'de olduğu bildirilen Aslı Aydıntaşbaş da bulunuyordu.

Başsavcılığın açıklamasında, var olduğu iddia edilen "İmamoğlu Çıkar Amaçlı suç örgütü" ile ilişkilendirilen bu isimlerin, "yalan bilgiyi alenen yayma ve suç örgütüne yardım etmekle" suçlandığı belirtildi.

Savcılığın İstanbul Emniyet Müdürlüğüne gönderdiği müzekkerede, soruşturmada adı geçen gazetecilerin "Yalan Bilgiyi Alenen Yayma ile Bilerek ve İsteyerek Örgüte Yardım Etme suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı" öne sürüldü.

Gazeteciler Yavuz Oğhan (sol) ve Şaban SevinçFotoğraf: ANKA

ÇGD: "Fiili gözaltı" uygulamalarına son verilmeli

Gazetecilerin ifadeye davet edilmek yerine polis eşliğinde evlerinden alınmaları tepki çekti. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) gazetecilere yönelik "fiili gözaltı" uygulamasına tepki gösterdi.

ÇGD'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada "Bugün yine meslektaşlarımız sabahın erken saatlerinde evlerinden gözaltına alınarak emniyete götürüldüler. Haklarında açılan binlerce soruşturma örneğinde olduğu gibi gazeteciler çağrıldıkları zaman ifadeye gitmektedir. Bu uygulamalar, sadece bugün gözaltına alınan meslektaşlarımızı değil, gazetecilik mesleğini yıpratmayı amaçlamakta, tüm basın mensuplarına gözdağı niteliğindedir. Son dönemde artan 'fiili gözaltı' denilen bu uygulamalara son verilmelidir" denildi.

Söz konusu uygulamayı "fiili gözaltı" olarak niteleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut da bunun "bütün bir muhalefeti, özgür basını sindirmeye, susturmaya yönelik açık bir gözdağı" olduğunu belirtti.

Bulut, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Madem gözaltı yok, sabahın köründe polislerin evlerinde ne işi var? Telefonlarına neden el konuldu? Gazeteciler emniyete davet edilemez miydi?" diye sordu.

"Basın özgürlüğüne darbe"

CHP Sözcüsü Deniz Yücel de gazetecilere yönelik yürütülen ifade işlemlerine tepki gösterdi. Yücel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu sabah ilk mesaisi basın özgürlüğüne darbe oldu. Savcılık açıklamasında Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Aslı Aydıntaşbaş, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Batuhan Çolak'ın yalan bilgiyi yayma ve suç örgütüne yardım etme suçlarından savunmalarının alınması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne talimat verildiği belirtilse de, ifadeye çağırılsalar gelip ifade verebilecek durumda olan kişilere fiilen gözaltı uygulanması hukuksuzdur. Bu muamele özgür basını susturma, sindirme, korkutma çabasıdır. Gazeteciden suç ve suçlu çıkarmaya çalışmak tek kelimeyle acizliktir. Her zaman ifade ettiğimiz gibi gazetecilik suç değildir; gazeteciler suçlu hiç değildir."

DEM Parti de tepki gösterdi

DEM Parti'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklama da "DEM Parti olarak medyaya yönelik bu baskıların dün olduğu gibi bugün de karşısındayız" denildi.

Açıklamada "Son dönemlerde özellikle İstanbul'daki yargı çevrelerinde görülen bu anlayıştan, basını dizayn etme çabasından artık vazgeçilmelidir. Bu ülkenin ihtiyacı daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve barıştır" ifadelerine yer verildi.

DW,ANKA,DHA / MUK,CÖ

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği