1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

050610 Menschenhandel Opfer

8 Haziran 2010

Her yıl milyonlarca kişi insan tacirlerinin eline düşüyor. Bu kişiler ya kaçırılarak köle gibi kullanılıyor ya da fuhuşa zorlanıyor.

İnsan ticareti alınan tüm önlemlere karşın önlenemiyor, tam tersine yaygınlık kazanıyor. Zira insan tacirleri internet sayesinde haberleşme sıkıntısı çekmiyor. Üstelik piyasalar ne kadar durgun olursa olsun, dünyanın her yerinde talep artıyor.

Nijeryalı gazeteci ve BM'in insan ticareti konusundaki raportörü Joy Ezeilo insan ticaretinin en çok kazandıran suçlardan biri olduğunu, bu nedenle öncelikle cazibesinin ortadan kaldırılması gerektiğini kaydediyor. Ezeilo temel hedeflerini şöyle açıklıyor:

"İnsan ticareti dünya çapında en hızlı artan suçlardan biri… Silah ticareti ve uyuşturucu kaçakçılığının ardından üçüncü sırada geliyor. Burada milyarlar kazandıran bir ticari faaliyetten bahsediyoruz. Görevimiz insan tacirlerinin elde ettikleri kâra darbe vurmak ve bu işi onlar için riskli hale getirmek."

Kesin boyutları bilinmiyor

Birçok kurban yaşadıklarını anlatmaya çekindiği için insan ticaretinin kesin boyutları bilinmiyor. Joy Ezeilo, her yıl yaklaşık 1,5 ila 2,5 milyon kişinin insan tacirlerinin kurbanı olduğunu tahmin ediyor.

Bugün 30 yaşında olan Bosna-Hersekli Jana Kohut'da bunlardan biri. Kohut 2004 yılında yanlış arkadaş seçimi yüzünden kendini insan tacirlerinin elinde bulmuş. Kaçırılan, zorla alıkonulan ve uyuşturucu verilen Kohut, Slovenya'da dört ay boyunca hayat kadını olarak çalışmak zorunda bırakılmış.

Genç kadın yaşadıklarından öğrendiği en önemli şeyin, bunun herkesin başına gelebileceği olduğunu kaydediyor: "Böyle şeylerin genelde üçüncü dünya ülkelerinde yaşayan, eğitimsiz ve hiçbir şeyden haberi olmayan kadınların başına geldiği şeklinde yaygın bir görüş hâkim. Ancak bu doğru değil. Zira insan ticareti aslında çok basit bir mekanizmayla işliyor… Şunu söyleyebilirim ki, insan ticaretini devamlı bir iş haline getirmek ve bundan sağlam para kazanmak için beş kişilik bir örgüt kurmak yeter."

Ellerine düşmek çok kolay

İnsan tacirleri kurbanlarının zaaflarından yararlanıyor. Silah ve şiddet yoluyla tehdit edilmek kadar, fakirlik veya zayıf bir irade de kişiyi çok kolay bir şekilde insan tacirlerinin oyuncağı haline getirebiliyor.

Kurbanların ülkelerine geri gönderilmesiyle ilgilenen bir organizasyon olan Uluslararası Göçmen Teşkilatı'ndan Jean Philippe Chauzy, talep olmadığı sürece insan ticaretinin de yapılamayacağını vurguluyor. Chauzy, bu nedenle teşkilatın özellikle talebin yüksek olduğu ülkelerde yürüttüğü çalışmalara ağırlık verdiğini kaydediyor.

BM raportörü Joy Ezeilo da, insan ticaretine dünyanın her yerinde rastlanabildiğinin altını çiziyor. Ezeilo’ya göre insan ticaretiyle mücadelede tam başarıya ulaşılamamasının en önemli nedeni hükümetlerin kurbanlara yeterli desteği sağlayamaması.

Ezeilo şu açıklamayı yapıyor: "Şu anki uygulamada kurbanlara asıl suçlı onlarmış gibi davranılıyor. Gözaltına alınıp tutuklanıyor ve yasadışı göçmen muamelesi görüyorlar. Bu kişilere sadece belirli şartlar altında yardım ediliyor. Onlara 'Bize yardım edersen burada kalabilirsin' veya 'Bizimle işbirliği yaparsan tedavi görebilirsin' gibi sadece koşullu yardımlar öneriliyor. Hayır, biz koşulsuz yardım talep ediyoruz. Hükümetlerin insan ticaretine karşı tavrını değiştirmesi gerekiyor. Burada insan haklarının en ağır şekilde ihlali söz konusu."

© Deutsche Welle Türkçe


Witte Claudia / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay