İran’ın konumu güçlendi
5 Aralık 2007
Amerikan istihbarat servislerinin, İran’ın dört yıldan beri atom silahı geliştirmeye çalışmadığını rapor etmesi farklı tepkilere neden oldu. İran, raporu bir zafer olarak nitelendirirken Amerikan Başkanı, İran konusundaki mevcut pozisyonunu korudu. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad,”Bu raporla, Tahran'a düşman olanlar, ulusumuzun tehditlere boyun eğmeyeceğini bir kez daha anlamışlardır” diye konuştu. Amerikan Başkanı Bush ise İran'a karşı tutumlarından geri adım atmayacaklarının altını çizdi: “Rapor bana göre bir uyarı sinyalidir. İran atom silahı geliştirmeye çalışıyordu, çalışmaları durdurdu. Ama yeniden başlatabilir de.”
Baradey: “Rahat nefes aldık”
Bush, İran'ın bir tehlike unsuru olmaya devam ettiğini belirtirken,
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed El Baradey, raporun İran'ın nükleer programıyla ilgili anlaşmazlıkların aşılmasına olumlu katkı sağlayabileceğini savundu. Baradey, gazetecilere yaptığı açıklamada, raporun, Atom Enerjisi Kurumu'nun İran'la ilgili verileriyle örtüştüğünü söyledi. El Baradey, “Raporun ortaya koyduğu bilgiler, kurumumuzun verileriyle örtüşüyor ve bu durum rahat bir nefes almamı sağladı” açıklamasını yaptı.
ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice ise, raporun İran'a karşı baskıların hafifletilmesine yol açmaması gerektiğini belirterek bunun yanlış bir tutum olacağına işaret etti. Rice yaptığı açıklamada, Başkan Bush'un söylemine destek verdi ve “Ben İran'ı uluslararası siyasi arenada hala tehlikeli bir güç olarak görüyorum” dedi.
İsrail’in değerlendirmesi
Amerikan istihbarat raporunun İran'a karşı yaptırımların hafifletilmesi için baz alınmamasını isteyen bir başka ülke ise İsrail. Hatta İsrail, Tahran yönetime nükleer faaliyetleri dolayısıyla uygulanan yaptırımların daha da sertleştirilmesi gerktiğini savunuyor. Dışişleri Bakanı Zipi Liwni, şimdiye kadar Tahran'a yönelik uygulanan yaptırımların etkili neticeler doğurduğunu belirterek, bu sürecin devam ettirilmesi gerektiğini söyledi. Liwni, İran'ın nükleer silah elde edilebilecek teknolojiye ulaşmasının, daha fazla baskı ve yaptırımlar sayesinde engellenebileceğini belirtti.
Rusya da İran'la yaşanan nükleer krizin aşılması için Tahran'ın uranyum zenginleştirme çalışmalarına son vermesini istedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lawrow, devlet başkanı Putin'in İran'ın nükleer konulardaki baş müzakerecisi Said Celali'ye çağrıda bulunarak, Batı'nın İran'a nükleer programıyla ilgili yönelttiği talepleri ciddiye alması gerektiğini ilettiğini söyledi. Lawrow, Putin'in, İran'ın Uluslararsı Atom Enerjisi Kurumuyla sıkı işbirliği içinde olması arzusunda olduğunu da vurguladı.
Almanya: “Rapor bir fırsat”
Almanya'dan gelen tepkiler de, raporun bir fırsat olarak değerlendirilmesi yönünde. Hristiyan Demokrat Birlik Parti'sinin Dış Politika Sorumlusu Ruprecht Polenz, İran'la nükleer konularda yapılacak bundan sonraki görüşmelerde, Tahran yönetimine herhangi bir ön şart getirilmemesi gerektiğini ifade ederken, “İran'a uranyum zenginleştirme çalışmalarını durdurması yönündeki talepler sürdürülmeli ancak Tahran'la masaya oturmak için uranyum zenginleştirme çalışmalarını durdurması şartı aranmamalıdır” diye konuştu. Polenz, bu raporla birlikte Tahran'la yeni görüşmelerin önünün açıldığını da belirtti.