1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

İran-Irak ilişkilerinde gerilim

Ajanslar7 Mayıs 2008

Bağdat yönetimi, İran'ı Irak'taki direnişe destek vermekle suçladı. Bağdat ve Tahran arasındaki ilişkiler, 20 yıldan beri ilk kez en kötü dönemini yaşıyor.

Bağdat yönetimi Tahran'ı Irak'ın içişlerine karışmakla suçluyor
Bağdat yönetimi Tahran'ı Irak'ın içişlerine karışmakla suçluyorFotoğraf: AP Graphics/DW

Irak'ta Saddam rejiminin ardından yapılan ilk demokratik seçimlerde Şii adaylar çoğunluğu kazanınca, ülkedeki Sünni gruplar Tahran ve Bağdat hattında tehlikeli bir yakınlaşma olabileceği konusunda uyarmıştı. Ancak bugünkü tablo aksini yansıtıyor. Zira Bağdat ve Tahran arasındaki ilişkiler, 20 yıl öncesine dayanan İran –Irak savaşından bu yana ilk kez bu kadar gerildi.

Bağdat ilk kez ABD'nin söylemini kullandı

ABD, İran'ı Irak'taki direnişe destek vermekle suçluyor. Ancak ilk kez Şiilerin çoğunlukta olduğu merkezi Bağdat hükümetinden de benzer açıklamalar geldi. Bağdat yönetimi Tahran'ı Irak'ın içişlerine karışmakla suçluyor. Hükümet sözcülüğünden yapılan açıklamada İran'ın Irak'ta düzenlenen saldırılarda kullanılmak üzere ülkedeki Şii milislere silah temin ettiği ileri sürüldü. Irak hükümet sözcüsü Ali El-Debbağ, 25 Mart'ta Basra'da başlatılan operasyon sırasında ele geçirilen silahların büyük bölümünün İran yapımı olduğunun tespit edildiğini söyledi. Bağdat'tan gelen bu suçlamalara Tahran'ın cevabıysa gecikmedi. İran hükümet sözcüsü Ali El-Huseini, Bağdat'ta ABD ile yürütülen güvenlik görüşmelerinin süresiz askıya alındığını duyurdu. Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Tahran yönetiminin Washington'la büyükelçiler düzeyinde yürütülen Irak'ın güvenliği ile ilgili görüşmelere büyük önem veriyordu. Tahran, kararı Irak'taki Amerikan birliklerinin Şiilerin çoğunlukta olduğu Sadr mahallesine yönelik artırılmış operasyonlarını gösterdi ve “ABD'yi sivil yada direnişçi ayrımı yapmadan Sadr'daki yerleşim birimlerini bombardıman altında tutmakla” suçladı. Tahran, “masumlara yönelik operasyonlar sürerken, güvenlik görüşmelerinin bir anlamı olmaz” açıklamasında bulundu. Merkezi Irak hükümeti de Amerikan birlikleri önderliğinde Şii lider Mukteda El Sadr'ın kalesi olarak bilinen Sadr bölgesindeki operasyonları destekliyor. Kendisi de Şii bir politikacı olan Iraklı Bahr El-Ulum, Basra ve Bağdat'ta devam eden operasyonların Bağdat yönetiminin bu bölgelerde kontrolü yeniden sağlayabilmesi için son derece önemli olduğunu belirtti. Ancak Irak'ın eski Petrol Bakanı olan El-Ulum, İran ve Irak arasındaki güvenin yeniden sağlanması gerektiğine de işaret ederek, ilişkilerin iyi yönde seyretmesinin iki tarafın da yararına olduğunu söyledi.

"Tahran Sadr hareketine yakınlaştı"

Tahran yönetimi uzun süreden beri, Irak'taki üç büyük Şii grupla yakın ilişkiler güdüyor. Siyasi gözlemciler, Başbakan Nuri El Maliki'nin Dava Partisi, liderliğini Abdül Azizi El Hakim'in yürüttüğü Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi ve Şii Sadr hareketiyle ilişkilerine büyük özen gösteren Tahran'ın son haftalardaysa daha çok radikal Şii Mukteda el-Sadr ve yandaşlarına daha da yakınlaştığını belirtiyor. Siyasi uzmanlara göre Tahran'ın bu tutumu, Irak'taki iç çatışmaları da tetikliyor. Ve Tahran'ın, İran-Irak savaşından aldığı yenilgiyi hala sindiremediği ve Irak'ın çöküşünü amaçladığını öne süren Sünni grupların elini güçlendiriyor.

Iraklı Şii lider Mukteda es-SadrFotoğraf: AP
Irak Başbakanı Nuri El MalikiFotoğraf: AP
İran Cumhurbaşkanı Mahmud AhmedinecadFotoğraf: AP
Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik

Bu konuda daha fazla içerik

Daha fazla içerik göster