1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
Çatışmalarİran

İran savaşı: İran'da internet erişimi yüzde 1'e düştü

Erfan Kasraie
10 Mart 2026

ABD-İsrail saldırıları sürerken İran'da internet erişimi yüzde 1'e düştü. Yurt dışındaki İranlılar yakınlarına ulaşamıyor.

Tahran sokaklarında yürüyen bir İranlı, arka planda büyük bir propaganda posteri. Posterde Ali Hamaney, Ayetullah Humeyni ve Mücteba Hamaney ellerinde İran İslam Cumhuriyeti bayrağı ile görülüyor
Rejimin üçüncü dini lideri Mücteba Hamaney'in propaganda fotoğrafları kent sokaklarına asıldıFotoğraf: Majid Asgaripour/WANA/REUTERS

Dijital karartma, İran'ın hem dışarısıyla hem de kendi içinde kurduğu iletişimi büyük ölçüde sekteye uğrattı. Ülke çapında internet kesintisi ve dijital abluka, aslında İran için yeni bir durum değil. İranlılar, İslam Cumhuriyeti rejiminin, hükümet karşıtı kitlesel protestolar patlak verdiğinde internet bağlantısını kesmesine alışkın.

Ocak ayında düzenlenen ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği son protestolarda yetkililer haftalarca süren bir internet karartması uyguladı. Geçen yıl Haziran ayında yaşanan 12 günlük İsrail savaşı sırasında da aynı yola başvuruldu.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat Cumartesi günü İran'a yönelik askeri operasyonunu başlatmasının ardından, İranlı yetkililer bir kez daha internet erişimini kapattı ve ülkeyi bir bilgi karartmasının içine sürükledi.

İnternet izleme kuruluşu Netblocks, X platformunda paylaştığı bir mesajda, "İran'daki internet karartması 120 saati geride bıraktı. Bağlantı hâlâ normal seviyelerin yaklaşık yüzde 1'inde seyrediyor" dedi.

İran'ın içinde ise, Google Maps gibi navigasyon araçlarıyla yol tarifi almak ya da bilgi edinmek için web sitelerine girmek artık imkânsız hâle geldi.

İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta saldırı başlatmasının ardından internet erişimini kapattıFotoğraf: Fatemeh Bahrami/Anadolu/picture alliance

Yurt dışındaki İranlılar geride bıraktıkları sevdiklerini düşünüyor

Karartma ülke içindeki bilgi akışıyla birlikte, İran içindeki ve dışındaki insanlar arasındaki iletişimi de büyük ölçüde engelledi.

Hayberd Avedian, Almanca konuşulan ülkelerde yaşayan İran kökenli gençlere odaklanan bir gençlik derneği olan Ayande'nin yönetim kurulu üyesi. Avedian, İran'daki yakınlarıyla iletişime geçememesinin son derece stresli ve zorlu bir sürece dönüştüğünü belirtti. DW'ye konuşan Avedian, "Sabah uyandığımda aklıma gelen ilk soru şu oluyor: Annem babam hâlâ hayatta mı? Zarar gördüler mi? Hemen haberleri kontrol ediyorum: Hangi bölgeler bombalandı, nerede saldırılar oldu?" diye konuştu.

"Yaşadıkları yerde herhangi bir saldırı görmesem bile korku içimde kalıyor çünkü onlara çoğu zaman ulaşamıyorum" diye ekleyen Avedian, "İnternet ve iletişim kesintisi yüzünden iyi olup olmadıklarını öğrenmek bile mümkün değil. Böyle bir ortamda ekmek almak için fırına gitmek bile tehlikeli olabiliyor" ifadelerini kullandı.

İslam Devrimi'nin ardından 1979'da İran'ı terk eden ve şu an Almanya'da yaşayan 50 yaşındaki Mitra B. de benzer kaygılarını dile getirdi. Mitra B., "İran'daki teyzeme henüz ulaşamadım. Umudum, onun hayatta ve sağlıklı olması. İran'ın da bir an önce bu rejimden kurtulması" dedi.

İranlılara karartma, rejim yanlılarına özel SIM kart

Çoğu İranlı dijital dünyadan tamamen kopmuş olsa da rejimin içinden ve destekçilerinden oluşan seçkin bir grup, İranlıların "beyaz SIM kart" olarak adlandırdığı kartlar aracılığıyla kısıtlamasız internet erişiminden yararlanmaya devam ediyor.

Edinilen bilgilere göre İran'da bu SIM kartlardan 50 binden fazla bulunuyor. Bu kullanıcıların büyük bölümü sosyal medyada aktif olmayı sürdürerek hükümet propagandası ve yanıltıcı söylemler yayıyor.

Diğerleri için ise iletişim büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Yurt dışından İran'daki cep telefonlarına ya da sabit hatlara ulaşmak neredeyse imkânsız.

Bazı İranlılar, gün içinde çok kısa süreliğine bağlantı kurarak mesaj gönderebildiklerini aktardı. Pek çoğu ise Psiphon gibi sansür aşma araçlarına, sanal özel ağlara (VPN) ya da Elon Musk'a ait uydu tabanlı internet sağlayıcısı Starlink'in yasadışı aboneliklerine başvurdu. Bu durum, İranlı yetkililerin vatandaşları internete bağlanmamaya davet eden uyarılar yayımlamasına yol açtı.

Yaşanan süreç gazetecilerin çatışmayı haberleştirmesini güçleştirirken, aktivistlerin ve halkın olayları bağımsız biçimde aktarmasının önünde de ciddi bir engel oluşturuyor. Uzmanlar, rejim yanlısı hesapların, oluşan bilgi boşluğunu kendi söylemleriyle doldurmasının dezenformasyonu körüklediğini vurguluyor.

Yurt dışındaki İranlılar, İran'daki yakınlarına ulaşamadıklarını söylüyorFotoğraf: Jochen Eckel/picture alliance

"İnternet karartmasının kaldırılması şart"

Mevcut internet kesintisi, bünyesinde ek bir risk de barındırıyor: İsrail ordusu, hava saldırısı başlatmadan önce sivilleri belirli bölgeleri terk etmeye ya da İran şehirlerindeki bazı noktalardan uzak durmaya çağıran uyarılar düzenli olarak yayımlıyor. Ancak uygulanan dijital karartma nedeniyle vatandaşların bu uyarılara erişimi de giderek kısıtlanmış bulunuyor. Bu durum, sivil can kayıplarına zemin hazırlıyor.

Avedian, "İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) yaptığı uyarılar ve tahliye çağrıları gibi kritik bilgiler bile birçok kişiye zamanında ulaşamıyor çünkü İran'da internet kasıtlı olarak kapatılıyor" dedi.

Kassel Üniversitesi Kamu Hukuku, BT Hukuku ve Çevre Hukuku bölümünde araştırmacı olan Tahireh Panahi, DW'ye verdiği demeçte, internet karartmasının "yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorun" olduğunu belirtti.

Panahi, karartmanın hükümet karşıtı kitlesel protestoların örgütlenmesini ve koordinasyonunu da güçleştirdiğine dikkat çekti.

"Bunun yanı sıra din adamları rejimi, işlediği suçlara ilişkin bilgilerin dış dünyaya sızmasını engelliyor" diye vurgulayan Panahi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu nedenle internet karartmasının kaldırılması şart. Sürgündeki pek çok İranlı, ülkeden bilgi çıkması ve insanlara yardım edilmesi konusunda kendini sorumlu hissediyor."

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği