İran savaşı: Rusya İran'a neden yardım etmiyor?
5 Mart 2026
İsrail ve ABD'nin Cumartesi günü İran'a yönelik saldırıları başlatmalarından birkaç saat sonra Rusya'dan ilk tepki, BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia'dan geldi. Rus diplomat, ABD-İsrail operasyonunu "egemen ve bağımsız bir BM üyesi devlete yönelik silahlı saldırganlık" olarak nitelendirdi. Sonrasında da Moskova'dan benzer kınama açıklamaları art arda geldi.
Rusya'dan aktif destek ya da sahada yardım bekleyenler ise hayal kırıklığına uğradı. Bu soru, Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov'a da soruldu. Peskov, "İran tarafından kendilerine bir talep iletilmediği" yanıtını verdi.
Tahran rejiminin en güçlü müttefiklerinden olan Rusya, İran'da rejimin devrilmesi durumunda jeopolitik ve ekonomik çıkarlar açısından da en olumsuz etkilenecek ülkeler arasında.
Peki Rusya'nın geri planda kalmasının arkasında ne yatıyor?
İran'ın stratejik ve ekonomik önemi
Rusya ve Ortadoğu uzmanı Nikita Smagin, DW'ye yaptığı değerlendirmede Moskova ve Tahran'ın Rusya açısından hayatî önem taşıyan çeşitli ekonomik projelerde iş birliği içinde olduklarına işaret ediyor. Bunlardan birinin Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru olduğunu belirten Smagin, özellikle de Ukrayna savaşıyla birlikte Rusya'nın geleneksel transit rotalardan uzaklaştırılmasıyla İran'ın öneminin arttığını belirtiyor.
Rusya, Hindistan ve İran 7 bin 200 kilometre uzunluğundaki Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru için anlaşmayı 2000 yılında imzalamıştı. Azerbaycan'dan da geçmesi planlanan koridorun yüzde 75'inin tamamlandığı belirtiliyor.
İran, askerî açıdan da Rusya için büyük önem taşıyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Donanma Analizleri Merkezi (CNA) Rusya Çalışmaları Programından Julian Waller, özellikle 2023'ten itibaren Rusya'ya teslim edilmeye başlanan İran yapımı Şahid İHA'larının Ukrayna savaşında önemli rol oynadığını belirtiyor.
Waller, "Her ne kadar insansız hava aracı üretimi artık büyük ölçüde Rusya’da yerlileştirilmiş ve tasarım daha da geliştirilmiş olsa da İran, Rusya'nın savaş çabaları için faydalıydı" diyor.
Rusya'nın da İran ile istihbarat paylaşımı yaptığı, Tahran'a füze ve cephane gönderdiği biliniyor.
Batı yaptırımlarına karşı dayanışma
Smagin de Rusya ile İran arasındaki ortaklığın ideolojik bir yönü bulunmadığına dikkat çekiyor. Rusya ve Ortadoğu uzmanı, "Rus politikacılar İran'a bayılmıyor. Ama iki ülkenin de uluslararası yaptırımlara tabi olduğu düşünülürse Tahran'ı güvenilir stratejik bir ortak olarak görüyorlar. Türkiye ya da Mısır'dan farklı olarak İran'ın Batı'nın baskısı karşısında Rusya ile ticareti kesme olasılığı yok" diyor.
Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'ın Avrupa ve Rusya bölümü direktörü Gregoire Roos, İran'ın Rusya'ya bazı konularda akıl hocalığı da yaptığına dikkat çekiyor. İran'ın uluslararası yaptırımları baypas etmede uzun yıllara dayalı tecrübeye sahip olduğunu belirten Roos, Tahran rejiminin Rusya'ya bu konuda tavsiyelerde bulunduğunu belirtiyor.
İran yanlış hesap mı yaptı?
Uzmanlar, Rusya'nın devam eden savaşa aktif müdahalesine ihtimal vermiyor. Waller, iki ülkenin savunma alanında bir ittifakının bulunmadığını belirtirken bazı analistler Rusya'nın geride durmasında, İsrail ile sahip olduğu düşünülen gayrıresmî saldırmazlık mutabakatının da rol oynuyor olabileceğini kaydediyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanı analist Mojtaba Hashemi ise buna rağmen Tahran'ın Moskova'dan "somut siyasi ve askerî destek" beklentisi içinde olduğu görüşünde. DW'ye konuşan Hashemi, bu beklentilerin arasında askerî‑teknik iş birliğinin geliştirilmesi, istihbarat paylaşımı ve düşmanlarına yalnızca sözlü değil, net bir caydırıcı mesaj gönderilmesinin de bulunduğunu, ancak İran rejiminin bu konudaki hesaplarının yanlış çıktığını belirtti.
George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Mohammad Ghaedi ise Rusya'dan önemli bir destek gelmemesinin İran'daki liderler açısından şaşırtıcı olmadığı görüşünde. Ghaedi, "Moskova'ya güvenme konusunda kuşkular Tahran'da zaten uzun zamandır mevcut. (Eski Cumhurbaşkanı) Mahmud Ahmedinejad'ın bir zamanlar söylediği gibi, 'Rusya her zaman İran milletini satmıştır.' Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da (Haziran 2025'teki) 12 gün savaşında 'Dost bildiğimiz ülkeler bize savaşta yardım etmedi' demişti" hatırlatmasında bulunuyor.
Ghaedi yine de mevcut İran rejiminin Batı ile gergin ilişkiler nedeniyle Moskova ile yakın bağları korumaya çalışacağı görüşünde. Ghaedi, "Özellikle de Rusya'nın BM Güvenlik Konseyi'nde veto yetkisine sahip olduğu göz önünde bulundurulduğunda Tahran'ın bu ortaklığı kaybetme riskine girmesi muhtemel değil" görüşünü dile getiriyor.
İran savaşının Rusya'ya getirdiği avantajlar
Chatham House'dan Roos ise İran savaşının uzamasının Moskova'ya bazı avantajlar sağlayabileceğine işaret ediyor. Bu durumda medyanın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'e ilgisinin daha da azalacağını, ilginin İran ve gerilimin daha da tırmanması riskine odaklanacağını belirten Roos, "Buna ek olarak Washington, diplomatik ve askerî destek açısından ikinci bir cepheyi sürdüremeyecek ve öncelikler hiyerarşisi doğal olarak Ortadoğu'ya kayacaktır" diyor.
İran'ın, dünyadaki petrol ve doğal gaz sevkiyatının yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nı büyük ölçüde trafiğe kapatması sonucu petrol ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesi de enerji üreticisi Rusya'nın işine yarıyor.
CNA düşünce kuruluşundan Julian Waller, "Eğer petrol ve gaz fiyatları aylarca, hatta bir yıl boyunca yüksek kalırsa, bu petrol ve doğal gaz ihracatçısı Rusya'ya büyük yarar sağlar" diyerek Moskova'nın bu durumda Ukrayna savaşını finanse etmek için uyguladığı yerel vergileri düşürebileceğini sözlerine ekledi.
Rusya-İran ittifakı devam eder mi?
Roos ise Rusya'nın İran savaşının getirdiği tüm avantajlara rağmen İran rejiminin devrilmesi durumunda önemli bir darbe yiyeceği görüşünde. Rusya'nın kendini büyük bir dünya gücü olarak gördüğünü ve çok kutupluluk yoluyla Batı hakimiyetindeki dünya düzenini değiştirme iddiasındaki ülkeler grubuna dahil olduğunu belirten Roos, bu grupta Rusya'nın yanı sıra Çin, İran ve Suriye'nin de bulunduğunu ve Suriye'de Rusya'nın desteklediği Beşar Esad rejiminin devrildiğini hatırlatıyor. Roos, "Bu grup daha önce hiç bu kadar hızlı bir şekilde küçülmemişti. Bu da Rusya'nın, nüfuz alanı olarak gördüğü Avrasya bölgesindeki etkisini önemli ölçüde kaybetmesi anlamına gelir" diyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Hashemi, Rusya'nın İran'a yeterli desteği vermemesinin iki ülke arasındaki bağları koparacağı görüşünde. "Rusya ve Çin, İran'ı büyük ölçüde Batı'ya karşı bir pazarlık aracı olarak kullandı. İran'daki mevcut rejim zayıflamaya devam ederse Rusya yıkılan bir yapıya yatırım yapmaktansa bir sonraki İran hükümetinden güvenceler arama yoluna gidecektir. Çin de benzer şekilde, en azından etkisinin bir bölümünü koruyabilmek için gelecek hükümetten imtiyazlar arayışında olacaktır. Bununla birlikte her iki ülke de İslam Cumhuriyeti sonrasında İran ile ilişkilerinin çok daha farklı olacağını biliyor" değerlendirmesinde bulunuyor.