İran yanıtını AB'ye iletti
5 Ağustos 2008
İran, nükleer programıyla ilgili anlaşmazlığın çözüme kavuşturulması için BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ve Almanya tarafından yapılan son öneriye karşılık verdi ama Tahran yönetiminin yazılı mesajından ‘yanıt’ çıkmadı. İran hükümet çevrelerinden yapılan açıklamada, İran’ın Brüksel Büyükelçisi tarafından AB Bakanlar Konseyi’ne sunulan yazının, 5 artı 1 ülkelerinin önerisine İran’ın yanıtını değil, AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana ile İran Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Said Celili arasındaki son telefon görüşmesinin protokolünü ihtiva ettiği açıklandı.
BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi, ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere ile Almanya 19 Temmuz’daki Cenevre buluşmasında İran’dan önerilerini en geç iki hafta zarfında yanıtlanmasını talep etmişlerdi. Tahran yönetimi ise İran’dan beklenen karşı nota için süre konmasının söz konusu olmadığını ve İran’ın 5 artı 1 ülkeleriyle görüşmelerin sürdürülmesini arzuladığını duyurdu. ABD’den sonra Avrupa Birliği de, İran’ın taleplere uymaması durumunda BM Güvenlik Konseyi tarafından kararlaştırılan yaptırımların daha da ağırlaştırılabileceği uyarısında bulunmuştu.
UAEA Başmüfettişi Heinonen Tahran yolcusu
İran hükümeti, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başmüfettişi Olli Heinonen’in Perşembe günü Tahran'a geleceğini duyurdu. Celili ile Solana arasındaki telefon konuşmasında görüşmelerin sürdürülmesinin kararlaştırıldığını bildiren İran haber ajansı, Heinonen başkanlığındaki heyetin nükler tesislerde inceleme yapıp yapmayacağına dair bilgi vermedi. Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve Almanya, uranyum zenginleştirme çalışmalarına son vermesi karşılığında İran’a kapsamlı ekonomik işbirliği başlatma ve nükleer enerjiden barışçı amaçlarla yararlanmasına yardımcı olma önerisinde bulunmuşlardı. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer program bünyesinde atom silahı geliştirmeye çalışmasından endişe ediyor. Böyle bir niyetinin olmadığını söyleyen Tahran yönetimi ise atom silahlarının yayılmasını önleme anlaşmasını imzalamış bir devlet olan İran’ı nükleer enerjiden yararlanmaktan kimsenin alıkoyamayacağını savunuyor.
“Hürmüz Boğazı’nı trafiğe kapatırız”
İran yönetiminin batılı ülkelerle arasındaki nükleer anlaşmazlıkta askeri ve stratejik kozlarını kullanmaktan da çekinmeyeceği anlaşılıyor. ABD ve İsrail’in nükleer programı durdurmak için İran’a askeri operasyon düzenleyebileceğine dair haberler üzerine İran silah denemelerini arttırmış ve her türlü çatışmaya hazır olduğu mesajını vermişti. Yarı askeri Devrim Muhafızları’nın komutanı General Muhammed Ali Caferi nükleer tesislerin Amerikan ya da İsrail saldırısına uğraması durumunda, dünya piyasalarının ham petrol ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynayan Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine süresiz kapatmaya muktedir olduklarını tekrarladı. Caferi, geliştirdikleri son füzeler sayesinde Hürmüz Boğazı’ndaki tankerleri vurabilecek kapasiteye ulaştıklarını da duyurdu.
Washington’dan gelen haberler, 5 artı 1 ülkelerinin, İran yönetiminin tepkisini değerlendirmek üzere bugün aralarında telefon bağlantısı kuracakları şeklinde. Altılar grubunun yaptığı işbirliği önerilerinin son derece kapsamlı olduğunu vurgulayan Alman Sosyal Demokrat Partisi Meclis Grubu silahsızlanma ve Ortadoğu sözcüsü Rolf Mützenich, ‘İran yönetiminin bu öneriyi ciddi bir şekilde inceleyip yapıcı tepki göstermesini dilerdik’ şeklinde konuştu.