İsrail Gazze'de Hamas'ı zayıflatabildi mi?
3 Ekim 2025
Dünyada dikkatler Ortadoğu'da yaşanan sıcak gelişmelere çevrilmiş durumda.
İsrail'in, Gazze'ye insani yardım ablukasını kırmak isteyen Küresel Sumud Filosu'ndaki gemilere müdahalesinin yankıları sürüyor.
46 ülkeden, 497 kişinin bulunduğu gemilerde aralarında Türklerin de yer aldığı çok sayıda aktivist İsrail ordusu tarafından gözaltına alındı, pek çok dünya başkentinde İsrail'in bu müdahalesine karşı protesto gösterileri düzenlendi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'de barışı tesis edeceği iddiasıyla sunduğu planının akıbetine dair belirsizlik devam ediyor.
Batı ülkeleri tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Hamas'ın fiilen tasfiye edilmesini öngören bu planın ne kadar uygulanabilir olduğu, bu yolla sağlanacak ateşkesin ne kadar sürdürülebilir olacağı hakkında hararetli tartışmalar yürütülüyor.
İsrail'in Gazze harekatı hedefine ulaştı mı?
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, yaklaşık bin 200 kişinin hayatını kaybettiği 7 Ekim 2023'teki terör saldırıları sonrasında Gazze'ye askeri harekâtı "Hamas'ı yok etme" hedefiyle başlatmış, Gazze'yi Hamas için "cehenneme dönüştüreceklerini" söylemişti.
Aradan neredeyse iki yıl geçti. Peki, Gazze Şeridi'nde neredeyse taş üstünde taş bırakmayan İsrail bu hedefine ulaşabildi mi?
Gözlemciler, Hamas'ın ağır darbe aldığını, ancak İsrail ordusunun askeri üstünlüğüne rağmen yenilgiye uğratılmadığını söylüyor.
Londra'daki King's College'ın Savaş Çalışmaları Bölümü'nden araştırmacı Marina Miron, DW'ye yaptığı değerledirmede Hamas'ın askeri bakımdan zayıflatıldığını söylemekle birlikte "Ancak yeniden toparlanma yeteneğine sahip, komuta ve kontrolü elinde tutuyor" diyor.
İsrail kaç Hamas militanını öldürdü?
Tahminlere göre Hamas'ın 7 Ekim'deki terör saldırıları öncesinde 25 bin ila 30 bin arasında militanı vardı.
İsrail güvenlik kaynaklarına dayandırılan haberlere göre son iki yılda 17 bin ila 23 bin arasında Hamas militanı öldürüldü.
Ama İsrail ordusu, öldürülen Hamas savaşçılarının sayısına ilişkin somut kanıt ve veri sunmadı. Birçok gözlemci, bu sayının çok daha düşük olduğunu öne sürüyor.
ABD merkezli Silahlı Çatışma Lokasyon ve Olay veri Projesi'nin (ACLED) Ekim 2024'de, yani bundan yaklaşık 10 ay önce açıkladığı ve İsrail ordusunun daha ayrıntılı raporlarına dayandırdığı verilerine göre öldürülen militan sayısı 8 bin 500. Raporda, ölenler arasında savaşçı olmayan Hamas üyeleri ile diğer silahlı gruplardan militanların da yer aldığına dikkat çekiliyor.
İngiliz ve İsrail basınına yansıyan gizli bir İsrail verisi de bunu doğrular nitelikte. Zira bu veriye göre Mayıs 2025'a kadar "öldüğü" ya da "muhtemelen öldüğü" yönünde isimleriyle kayıtlara geçmiş militan sayısı 8 bin 900. Bunlar arasında Hamas militanlarının yanı sıra örgütün müttefiki İslami Cihad'dan da militanların yer aldığı belirtiliyor.
Oysa Gazze'de İsrail'in yaklaşık iki yıldır düzenlediği saldırılarda 65 binden fazla insan hayatını kaybetti.
Dolayısıyla bu verilere göre Gazze'de öldürülenlerin yüzde 80'inden fazlası sivil kişilerdi.
Hamas binlerce yeni militanı saflarına mı kattı?
Üstelik uzmanlara göre Hamas son iki yılda militanlarını kaybetmekle birlikte, saflarına yenilerini de kattı. ACLED de bu görüşte.
ABD istihbarat yetkilileri de bu yılın başlarında Hamas'ın 10 bin ila 15 bin arasında yeni savaşçıyı örgüte kattığı yönündeki bilgiyi Reuters haber ajansıyla paylaştı.
Paris merkezli Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezi'nden Leila Seurat, Ağustos ayında Foreign Affairs dergisinde yayımlanan yazısında, daha önce hiç silah eğitimi almamış olan çok sayıda genç Filistinlinin Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları'na katıldığını ve gerilla eylemleri gerçekleştirdiklerini gösteren bulgular olduğunu aktarıyor.
Ama siyasi gözlemciler önemli bir noktaya daha dikkat çekiyor: Hamas'ın mevcut gücünü abartmak her iki tarafın da işine yarıyor.
Güney Gazze'de yaşayan analist Mohammed al Astal, geçen ay New York Times gazetesine yaptığı değerlendirmede bunun ateşkes müzakerelerinde Hamas'ın elini güçlendirdiğine işaret ediyor. Al Astal, İsrail'in de Hamas'ı önemli bir düşman olarak göstererek bunu "bölgeyi yerle bir etmek ve sakinlerini sürmek için bahane olarak kullandığına" dikkat çekiyor.
Hamas militanlarının sayısı ve gücü tartışılmaya devam edilse de şu çok açık: Örgütün üst düzey liderlerinin çoğunluğu İsrail tarafından öldürüldü. 7 Ekim 2023 öncesindeki askeri konseyin üyelerinden sadece bir üst düzey komutan hayatta.
Yeni strateji: Gerilla taktikleri
Hamas, son iki yılda savaş taktiklerinde de değişikliğe gitti. ACLED'e göre örgüt artık merkeziyetsiz, dağınık bir yapıda faaliyet gösteriyor.
İsrail askerleriyle doğrudan çatışmaya girmek yerine, ağırlığını gerilla savaşına, vur kaç taktiklerine ve patlayıcı kullanarak kurduğu pusulara verdi.
Hamas'ın İsrail'e yönelik roket saldırılarının sayısı da önemli oranda azaldı. İsrailli yetkililere göre, örgütün cephanesi, roketler gibi ağır silahlarının büyük bir bölümü yok edildi.
Bununla birlikte Hamas, Ağustos ayında Han Yunus'ta olduğu gibi saldırılarına devam edebiliyor. Bu saldırıda Hamas militanları ağır silahlar kullanmış, İsrail askerlerini geri püskürtmeye çalışmıştı.
Gözlemciler, İsrail ordusunun "temizlendiğini" söylediği bölgelerde Hamas militanlarından oluşan küçük grupların sıklıkla yeniden ortaya çıktığına dikkat çekiyor. Örgütün rehineleri de tuttuğu tünel ağının bir kısmının halen mevcudiyetini koruduğu, bu sayede beklenmedik anlarda saldırılar düzenlenebildiği belirtiliyor.
Bu arada Hamas'ın artık sadece Gazze'de değil, savaştan önce varlık göstermediği Batı Şeria'da da faaliyetlerini artırdığına işaret ediliyor.
Gazze hâlâ Hamas'ın kontrolünde mi?
Hamas'ın Gazze Şeridi'nin kontrolünü halen elinde tutup tutmadığı en çok tartışılan konuların başında yer alıyor.
Hamas'ın İsrail ordusuyla savaşan bir askeri kanadı var. Ancak aslında Hamas, aynı zamanda 2007'den beri Gazze'yi yönetiyor. Yani hastane ve okullardan, polis gücü ve çöplerin toplanması gibi belediye hizmetlerinden de Hamas sorumluydu.
Ancak Hamas'ın kamu hizmetleri veren sivil çalışanlar için ayırdığı para tükenmeye başlamış görünüyor. Ayrıca İsrail ordusu, Hamas'ın Gazze üzerindeki sivil kontrolünü zayıflatmak için Hamas'ın yönetimine, belediyelerine ve polis güçlerine bağlı bireyleri ve tesisleri de hedef aldı.
Bir yardım kuruluşu yetkilisi İngiliz gazetesi The Guardian'a Mart ayından beri Hamas'tan haber alamadıklarını ve bunun yerine diğer yerel gruplarla çalıştıklarını açıkladı.
Düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu (ICG) analistleri de bu yılın başında, Hamas sorumluluların kamu hizmetlerinde daha az görünür olduklarına, bunda İsrail'in saldırılarının yol açtığı kaosun ama aynı zamanda İsrail tarafından hedef alınma korkusunun da etkili olduğuna dikkat çekti.
Hamas'ın Gazze'de kontrolü kaybettiği, bölgedeki kontrolün suç çetelerinin eline geçtiği iddiaları dile getiriliyor.
Hamas'ın şimdi önceliği ne?
Bu arada Hamas'ın muhalif grupların meydan okumasıyla karşı karşıya olduğu, İsrail'in de bu grupları Hamas'ı zayıflatmak için desteklediği bildiriliyor.
Öne çıkan bir örgüt "Halk Güçleri" adını taşıyor. Üyeleri uyuşturucu kaçakçılığı ve yardım yağmacılığıyla ilişkilendiriliyor. Liderlerinin, Hamas'a karşı cepheyi güçlendirmek için diğer silahlı grupları da koordine etmeye çalıştığı belirtiliyor.
Birçok gözlemci, Hamas'tan tamamen kurtulmanın mümkün olmayacağı görüşünde.
ACLED'in Eylül ayındaki değerlendirmesine göre Hamas için öncelik artık doğrudan çatışmak yerine hayatta kalmak. Çünkü bu örgüt zaten bizzat hayatta kalmayı bir tür zafer olarak görüyor.
Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi'nden uzman Hans-Jakob Schindler de "Hamas bir ideoloji" diyor ve ekliyor:
"Bir ideolojiyi yok edemezsiniz. Ancak askeri ve terörist yeteneklerini zayıflatabilirsiniz."