İsrail Lübnan'a saldırıyor: Ateşkes tehlikede mi?
8 Nisan 2026
ABD ve İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkes, dünya genelinde ihtiyatlı iyimserlikle karşılanırken, İsrail'in Lübnan'ı hedef alan saldırılarını sürdürmesi, İran'ın tepkisine yol açtı.
İran, İsrail'i hem Lübnan'da hem de İran'da ateşkesi ihlal etmekle suçluyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile İran arasında arabuluculuk yapan Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Arakçi'nin Münir ile "Siyonist rejimin İran ve Lübnan'daki ateşkesi ihlallerini" görüştüğü belirtildi.
Şerif'ten itidal çağrısı
Bunu, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in taraflara yaptığı "ateşkes mutabakatına uyun" çağrısı izledi.
Şerif, farklı bölgelerde ateşkesin ihlal edildiğinin kendilerine bildirildiğine işaret ederek, "Bu barış sürecinin ruhunu zedeliyor" uyarısını yaptı.
Başbakan Şerif sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ciddiyetle ve içtenlikle tüm taraflara, mutabık kalındığı gibi itidalli olma, ateşkese iki hafta süreyle saygı gösterme çağrısı yapıyorum. Böylelikle diplomasi, ihtilafın barışçıl bir şekilde çözülmesinde öncü rol oynayabilsin."
İsrail ordusu bugün "Lübnan'da savaş devam ediyor" açıklamasını yaparak, Hizbullah'ı hedef alan füze saldırıları ile kara harekatının devam ettiğini duyurdu.
İsrail'den "Lübnan'da savaş devam ediyor" açıklaması
İsrail ordusu bugün "Lübnan'da savaş devam ediyor" açıklamasını yaparak, Hizbullah'ı hedef alan füze saldırıları ile kara harekatının devam ettiğini duyurdu.
Lübnan'ın güney bölgelerini, özellikle sahil kenti Sur (Tyre) yakınlarını hedef alan İsrail saldırılarında bugün çok sayıda kişinin öldürüldüğü, yüzlerce kişinin de yaralandığı bildiriliyor.
İsrail ordusu ayrıca bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney mahallelerinin sakinlerine de "acil uyarı" açıklamasıyla tahliye çağrısı yaptı.
Çağrıda, "Hizbullah'ın askeri altyapısına yönelik saldırıların süreceği" belirtildi, ayrıca tahliye edilmesi istenen mahallelerin isimleri sıralanarak "güvenliğiniz için derhal tahliye etmelisiniz" denildi.
Pakistan: Ateşkes Lübnan'ı kapsıyor
İsrail, Pakistan arabuluculuğunda sağlanan ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını iddia ediyor.
Oysa ABD ile İran arasında, doğrudan müzakerelerin başlatılması için sağlanan geçici ateşkesin mimarı Pakistan, mutabakatın Lübnan'ı da kapsadığını duyurdu.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkes mutabakatına varıldığını dün gece sosyal medya hesabından yaptığı şu açıklamayla ilan etti:
"Büyük bir tevazu ile İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefikleriyle birlikte, Lübnan ve diğer yerler de dahil olmak üzere her yerde derhal yürürlüğe girecek bir ateşkes konusunda anlaştıklarını duyurmaktan memnuniyet duyuyorum."
Netanyahu: Ateşkes Lübnan'ı kapsamıyor
Ancak İsrail, dün gece ilan edilen ateşkesin yürürlüğe girmesine ve Hizbullah'ın dün gece itibariyle saldırılarına son vermesine rağmen Lübnan'ı hedef alan saldırılarını sürdürüyor.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığı iddiasında ısrar ediyor.
İsrail Başbakanlık hesabından yapılan sosyal medya paylaşımda "İki haftalık ateşkes Lübnan'ı kapsamıyor" ifadelerine yer verildi.
Lübnanlılar evlerine dönmek istiyor
ABD ve İsrail'in, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürdükleri saldırı ile başlayan savaşa, İran'ın bölgedeki müttefiki Hizbullah da İsrail'i hedef alan saldırılarıyla müdahil olmuştu.
İsrail'in bunun üzerine Lübnan'a başlattığı hava saldırıları ve kara harekatı, bin 500'den fazla Lübnanlının ölümüne, bir milyonu aşkın Lübnanlının da yerinden edilmesine yol açtı.
Evlerini terk etmek zorunda bırakılan yüzbinlerce Lübnanlının bir bölümü sığındıkları okullarda, diğer bir bölümü de çadırlarda, arabalarında hayata tutunmaya çalışıyor.
Dün gece sağlanan ateşkes sonrasında, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaştan kaçan bazı Lübnanlı aileler evlerine dönmek umuduyla eşyalarını toplamaya koyuldu.
Ancak Pakistan ve İsrail'den yapılan çelişkili açıklamalar, kafa karışıklığını beraberinde getirdi.
Lübnan ordusunun, yerinden edilmiş kişileri güneydeki evlerine dönmemeleri konusunda "İsrail'in devam eden saldırılarına maruz kalabilirsiniz" diyerek uyarması, Lübnanlı ailelerde umutsuzluğa yol açtı.
Beyrut'un sahil şeridindeki yerinden edilenler için kurulan bir kamptaki çadırda kalan 35 yaşındaki Fadi Zayan, "artık dayanamıyorum" diyerek çaresizliğini dile getiriyor.
Yine çadırda kalan 50 yaşındaki Ali Yusuf da evlerine dönmek için resmi bir açıklama beklediklerini söylüyor.
Beyrut'ta arabasında uyuyan 47 yaşındaki Şadi Çehadeh ise İsrail'in Lübnan'da ateşkesi uygulatmayacağına inanıyor ve "Topraklarımızı istiyorlar" diyor.
Birleşmiş Milletler (BM) geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla uluslararası toplumu "Lübnan'daki insani krizin bir insani felakete yol açacağı" konusunda uyarmıştı.
Avrupa ülkelerinden "işgal kabul edilemez" uyarısı
Fransa ve İspanya, ateşkes mutabakatının Lübnan'ı da içermesi gerektiği yönünde açıklamalar yaparken, Almanya da Netanyahu hükümetine itidal çağrısı yaptı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Temennimiz, ateşkesin Lübnan'ı da tam anlamıyla kapsamasının güvence altına alınmasıdır" dedi.
Ateşkesin Lübnan'ı da kapsamasını sağlamanın Fransa için de önemli olduğunu vurgulayan Macron, güney Lübnan'ın İsrail tarafından işgalinin kalıcı bir çözüm teşkil etmeyeceğini kaydetti.
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ise silahların "tüm cephelerde" susması gerektiğini söyleyerek "Tüm cepheler Lübnan'ı da kapsar" diye konuştu.
Albares, açıklamasını "İsrail'in Lübnan gibi egemen bir ülkeye yönelik işgalinin devam etmesi kabul edilemez" sözleriyle sürdürdü.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper da "Lübnan'daki çatışmaların acil olarak sonlandırılması" çağrısını yaptı.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise İsrailli mevkidaşı Gideo Saar ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İsrail'in operasyonları sınırlandırması gerektiğini iletti.
Wadephul, Saar'a Lübnan'daki askeri operasyonların, "savunma amaçlı önlemlerle sınırlı kalması gerektiğini" söyledi.
İsrail'in ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını iddia ederek saldırılarını sürdürmesinin, ABD ile İran arasındaki hassas ateşkesi ve önümüzdeki günler itibariyle kalıcı barışın sağlanması için yürütülecek müzakereleri baltalamasından endişe ediliyor.
İsrail "işgal planını" açıklamıştı
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın, 31 Mart'ta "Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğiz" açıklamasını yapması tepkilere yol açmıştı.
Katz, "İsrail'in işgal planı" olarak nitelendirilen bu açıklamasında, İsrail ordusunun Hizbullah'a karşı yürütülen savaş sona erdikten sonra Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğini, İsrail sınırından Litani nehrine kadar uzanan Lübnan topraklarında bir "güvenli bölge" oluşturulacağını duyurmuştu.
Israel Katz'ın açıklamasında işaret ettiği Litani Nehri, Lübnan'ın güneyinde, İsrail sınırına yaklaşık 30 kilometre mesafede bulunuyor. Son haftalarda, bu nehir üzerindeki tüm köprüleri bombalayan İsrail ordusunun, ülkenin güneyini kuzeyden izole etmek istediği ve güneyini işgal etmeye hazırlandığı belirtiliyor.
İsrailli Bakan ayrıca bu bölgede yaşayan ancak İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 600 bin Lübnanlının, "İsrail'in güvenliği sağlanana kadar" evlerine dönmelerine izin verilmeyeceğini de açıklamış, "Lübnan'da, İsrail sınırına bitişik bölgelerde tüm evlerin Gazze'deki Refah ve Beyt Hanun modeline uygun biçimde yıkılacağını" duyurmuştu.
İsrail ordusu, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırısı sonrasında başlattığı savaş sırasında Refah ve Beyt Hanun'u yerle bir etmiş, harabeye çevirmişti.
Bu arada Bakan Katz'ın açıklamasından bir hafta önce BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın "Lübnan'ı, Gazze ile aynı kadere mahkum etmemesi gerektiğini" belirterek, "Gazze modeli Lübnan'da tekrarlanmamalı" demişti.
dpa, AP, AFP, Reuters, DA, JD