1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ICE polisi: ABD'yi ayağa kaldıran federal kurum

27 Ocak 2026

ICE, Amerikan vatandaşı iki sivilin öldüğü operasyonları nedeniyle eleştirilerin hedefinde. Peki ABD'nin göçmen ve gümrük muhafaza birliği ICE nedir? Yetkileri nelerdir?

ICE Direktörü Gregory Bovino, yanında onlarca silahlı ICE polisi, Minneapolis'te protesto gösterisini izliyor
ICE Direktörü Gregory Bovino'nun giyim tarzı, birçok sosyal medya kullanıcısına Nazi subaylarını hatırlattıFotoğraf: Dave Decker/ZUMA/picture alliance

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi veya İngilizce kısaltmasıyla ICE, son dönemdeki eylemleri ile yalnızca ABD'de uluslararası gündemin de ilk sıralarında. 

ICE'ın sivillerin öldürülmesine kadar varan operasyonları tepki çekiyor.

Peki ABD Başkanı Donald Trump'ın sorgusuz sualsiz desteklediği ICE teşkilatı neden ve nasıl kuruldu? ICE'ın yasal yetkileri ve bütçesi nedir?

İşte ICE ile ilgili merak edilen soruların yanıtları:

ICE nedir?

ABD'nin gümrük ve göç konularında yetkili bir yürütme kurumu olan ICE, 11 Eylül 2001'deki terör saldırılarına bir tepki olarak 2003 yılında İç Güvenlik Bakanlığına bağlı olarak kuruldu. ICE, mevcut diğer birkaç kurumun birleşmesiyle ortaya çıktı.

ICE'ın idareden sorumlu departmana ek olarak üç operasyonel direktörlüğü bulunuyor: İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI), Yürütme ve Çıkarma Operasyonları (ERO) ve Yasal Başdanışman Ofisi (OPLA).

Kamuoyunun karşısına en sık çıkan birimler, ICE'ın sokaklardaki operasyonlarını organize eden HSI ve ERO.

ERO'nun resmi görevi, ABD sınırları içinde ve dışında ABD göçmenlik yasalarını uygulamak.Ülkenin göçmenlik kurallarını ihlal ettiği iddia edilen herkese yönelik operasyonlarda bulunan ERO, özellikle ulusal ve kamu güvenliği için tehdit oluşturan kişilere yönelik çalışıyor.

HSI'nin görev alanı ise sınır ötesi suçlarla mücadeleyi kapsıyor. Uyuşturucu ve insan kaçakçılığı, yasadışı silah ticareti, mali suçlar ve terör ağlarına karşı soruşturma yürütme yetkisine sahip olan HSI, bu faaliyetleri engelleyecek eylemlerde bulunuyor ve bu örgütleri çökertecek operasyonlar yapıyor.

ICE'ın bütçesi ve personel sayısı ne kadar?

ICE'in bütçesi 2024 yılında 9,8 milyar dolardı. Trump yönetiminin görevi devralmasının ardından 2025 için bu rakam neredeyse üç katına, 28 milyar dolara çıkarıldı.

Toplamda, ICE'in 2029'a kadar kullanabileceği bütçe 75 milyar dolar. ABD'deki hiçbir yaptırım kurumu, bu kadar güçlü kaynaklarla donatılmış değil. 

Personel sayısı açısından da durum benzer. ICE'in verdiği bilgiye göre, şu anda 22 bin kişi bu kuruma bağlı olarak çalışıyor. Trump göreve gelmeden önce ICE'ta 10 bin kişi çalışırken personel sayısı Trump'ın görevde olduğu bir yılda iki kattan fazla arttı.

Personel sayısındaki artış, hedef kitlesi "nitelikli vatansever Amerikalılar" olan büyük bir reklam kampanyasıyla desteklendi. Washington Post'un aktardığına göre, Bakanlık bunun için 100 milyon dolar harcadı. Başvuranlara 50 bin dolara varan işe alım bonusları ve öğrenci kredilerinin geri ödenmesi gibi ayrıcalıklar tanınırken yıllık maaşlar ise neredeyse 90 bin dolara kadar çıktı.

Konuya eleştirel yaklaşan çevreler, ICE personelinin yetersiz eğitim aldığını savunuyor. Zira ICE memurlarının aldığı eğitimin süresi, son dönemde önemli ölçüde kısaltıldı. Geçmişte aylar süren eğitimler, haftalar seviyesine indirildi. ABD'ye göçte büyük önem teşkil eden İspanyolca dilinin kursları kaldırıldı, önceden geçerli olan yaş sınırlamaları da büyük ölçüde gevşetildi.

ICE'ın yetkileri nelerdir?

Kuruluşun görevi, federal sınırları kontrol etmenin yanı sıra izinsiz göçü denetlemek. Bu kapsamda ICE personeli, ülkede silah taşıyabiliyor, baskın düzenleyebiliyor, kişileri gözaltına alabiliyor, bir dava süresince şüphelileri tutuklayabiliyor ve göçmenlik yasalarını ihlal eden kişiler hakkında sınır dışı işlemi yapabiliyor.

Öte yandan Eylül ayında Yüksek Mahkeme, Kaliforniya eyaletindeki bir mahkeme kararını geçici olarak askıya aldı. Bu karar, ICE görevlilerinin yalnızca etnik köken temelinde kişileri durdurup gözaltına alamayacağını öngörüyor.

ICE çalışanları, gözaltı işlemini engelleyen kişileri de tutuklayabiliyor. Ancak Minnesota eyaletindeki bir mahkemenin Ocak ayında verdiği karar da barışçıl göstericilerin gözaltına alınamayacağını veya onlar üzerinde biber gazı kullanılamayacağını söylüyor.

Yakın zamanda ortaya çıkan bir iç yazışma ise çalışanlara, mahkeme emri olmadan evlere ve konutlara girme yetkisi verildiğini gösteriyor. Bu durum, Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle birçok kesimin tepkisini çekiyor.

Genel olarak ICE personelinin eylemleri yalnızca federal yasaya tâbi. Dolayısıyla federal yasa eyalet yasaları ile çelişse bile, ICE yetkilileri eyalet düzeyinde sorumlu tutulamıyor. Yasalara göre, diğer polisler gibi ICE çalışanlarının da davranışlarının orantılı olması gerekiyor. Bir diğer deyişle, ICE memurlarının aşırı güç kullanması yasak. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in iddialarının aksine, ICE personeli mutlak dokunulmazlığa sahip değil.

Güvenlik güçleri, ICE'a karşı düzenlenen protesto gösterilerinde sık sık biber gazı kullandıFotoğraf: Ryan Murphy/REUTERS

ICE kaç göçmeni sınır dışı etti?

ABD hükümetine göre, ICE Trump yönetimi daha 11'inci ayı bile doldurmadan 605 bin kişiyi sınır dışı etti. Yaklaşık 1,9 milyon göçmenin de "gönüllü" olarak ülkeden ayrıldığı belirtiliyor. Ayrıca veri toplama kuruluşu Transactional Records Access Clearinghouse'a (İşlem Kayıtları Erişim Merkezi) göre, Kasım ayı sonunda 65 bin kişi de ICE tarafından gözaltında tutuluyordu.

Washington Post'un Nisan 2025 tarihli haberine göre ABD hükümeti 2025 yılında bir milyon göçmeni sınır dışı etmeyi planlıyordu. Bu hedefe ulaşmak için ICE personeli çoğu zaman sert yöntemler kullandı ve kullanmaya devam ediyor. Maskeli, büyük ekipler hâlinde çoğunlukla düzensiz göçmenlerin bulunduğu yerlere baskınlar düzenleniyor. Bu yerler arasında fabrikalar, alışveriş merkezleri, mahkemeler veya okullar var. Küçük yaştaki çocuklar bile gözaltına alınıyor veya ebeveynlerine baskı yapmak için kullanılıyor. Hamile kadınlar ve yaşı ileri kişiler de tutuklamalardan muaf değil.

ICE operasyonları sırasında Trump karşıtlarıyla sık sık ciddi çatışmalar yaşanıyor. Minnesota'da son haftalarda iki kişi öldürüldü. Hükümet olayları "meşru müdafaa" olarak tanımlarken görgü tanıkları bu savı reddediyor. Video kayıtları da hükümetin açıklamasını doğrulamıyor.

Öte yandan Trump yönetimi yeni sınır dışı merkezleri kuruyor. Bunlardan biri, Florida'daki Everglades bataklık bölgesinde kurulan, "Alligator Alcatraz" olarak bilinen sınır dışı merkezi. Avukatlar, burada mevcut olan koşulların insan onuruna aykırı olduğunu söylüyor.

Trump yönetimi ayrıca göç konusunda bazı Latin Amerika ülkeleriyle iş birliği içerisinde. Geçtiğimiz Mart ayında, 283 Venezuelalı, El Salvador'daki yüksek güvenlikli bir hapishaneye gönderilmişti.

ICE karşıtı protestolar ABD'de sürüyor. Amerikan vatandaşı Alex Pretti'nin öldürülmesinin ardından 25 Ocak 2026'da Minneapolis'te düzenlenen gösteride, "Ve sonra benim için geldiler", "Göçmenler Amerika'yı muhteşem yapıyor" ve "Olanları hepimiz gördük" yazılı pankartlar taşındıFotoğraf: Shannon Stapleton/REUTERS

Minnesota'da neden gündemde?

Yılın başından itibaren ICE özellikle Minnesota eyaletinde operasyonlar yapıyor. Minnesota'nın neden hedef alındığı tam olarak net değil. ABD hükümeti 6 Ocak'ta Minneapolis'teki Somali topluluğuna karşı binlerce görevli ile geniş çaplı bir operasyon düzenleyeceğini duyurdu. Bunun gerekçesi olarak bir dolandırıcılık skandalı gösterildi.

Hükümet karşıtları ise Beyaz Saray'ın,Demokratların yönettiği eyalet ve şehirlere özellikle baskı uyguladığını ve burada yaşayanları ve politikacıları yıldırmaya çalıştığını savunuyor.

Minneapolis Belediye Başkanı Jakob Frey ve Minnesota Valisi Tim Walz, Trump'ın pek haz etmediği Demokrat Parti'den. Hatta Walz, 2024 seçimlerinde başkan yardımcılığı için Demokratların adayı olmuştu ve bazı gözlemcilere göre Trump, ona karşı özel bir kızgınlık besliyor.

2025 yazında da Demokratların kaleleri olarak görülen Chicago, Los Angeles ve Portland gibi kentlerde göçmenlere karşı sert, büyük çaplı operasyonlar yapılmış ve ICE'ın müdahalesi büyük protestolara yol açmıştı.

 

Burak Ünveren Türk dış politikası, Türkiye-Almanya ilişkileri konularında yazar, editör.
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği