1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

“Irak’ta durum karma karışık”

Ajanslar18 Ağustos 2007

Uzmanlara göre siyasi krizin yaşandığı Irak’ta Yezidilere yönelik kanlı saldırı ülkede durumun kontrolden çıktığını gösterdi. Amerikalı yetkililerin asker artırma planından vazgeçmeye niyetleri olmadığı da belirtiliyor.

Şiddet, görece sakin Kuzey Irak'a da sıçradı.
Şiddet, görece sakin Kuzey Irak'a da sıçradı.Fotoğraf: AP

Irak savaşının başlamasından bu yana yaşanan en ağır saldırılardan sonra Irak’taki Amerikan birliklerinin komutanı General David Petraeus, hem askerlerin sayısının arttırılmasını hem de 2008 yazına kadar bölgede kalmalarını önerdi. Saldırıların Irak’ın görece güvenli olarak nitelendirilen Kürt bölgesinde meydana gelmesinden sonra yapılan bu açıklama, yaklaşık üç hafta sonra Kongre’ye sunulacak raporun öncüsü olarak değerlendiriliyor.

Ülkede yaşanan son intihar saldırılarının yarattığı tahribat o kadar yüksek ki, kurbanların sayısını tam olarak saptamak zaman alıyor, ancak kayıplarla birlikte bombalı eylemlerde yaşamını yitirenlerin sayısının 400’ü aşabileceği belirtiliyor. Saldırıların patlayıcı madde dolu dört çöp arabası ile yapıldığını saptayan güvenlik güçleri, yolda olan beşinci arabanın durdurularak şöförünün öldürüldüğünü açıkladılar. Son olarak Kerkük’te Cuma akşamı üç saat içinde, biri Türkmen bölgesinde olmak üzere düzenlenen bombalı saldırılarda dört kişi öldü, 38 kişi yaralandı.

Yezidi inancına bağlı Kürtlerin yaşadığı bölgedeki saldırılardan sonra teröre karşı gösteri yapan köylülerin, Kuzey Irak Özerk Kürt Yönetimi’ne bağlanmak istediği de haber veriliyor. Barzani yönetimindeki bölgede kısmen sağlanan istikrar dağ köyleri ile farklı grupların etkili olduğu kesimlerde pek mevcut değil. Ajans haberlerine göre Türk ve İran ordusu dünden bu yana ayrılıkçı Kürt örgütleri PEJAK ve PKK mevzilerini bombalıyor.

Şii- Kürt ittifakı

Tüm bunlara rağmen Bağdat’da Şiiler ve Kürtler arasında sağlanan yeni ittifak umut verici olarak değerlendiriliyor. Ancak bu ittifakın ne kadar geçerli olacağı belli değil. Kürtlerin Bağdat hükümeti ile çalışmaları ile zaman zaman bağımsızlık eğiliminin ağır basması ile kesilebiliyor.

Kısa bir süre önce bölgeye gözlemci gönderen Alman Yeşiller partisinin Ortadoğu uzmanı Rene Wildangel, bu noktaya da değinerek Kuzey Irak’a verilecek ekonomik desteğin tüm Irak’ın istikrarına katkı sağlaması gerektiği görüşünü savundu: “Görece sakin olan Kuzey Irak’ta ülkenin tamamına yarayacak şeyler yapılabilir. Ekonomik olarak bu bölge için bir şeyler yapabiliriz. Hukuk ve demokrasi alanında destek olabiliriz. Kürt bölgeleri biraz daha istikrarlı, ama orada da çok sorunlar var. Avrupa Birliği kısmen daha iyi işleyi olan bu bölgeye yardım gönderebilir. Bu yardım Kürtlerin bağımsızlığı ya da yerel Kürt hükümetini desteklemek olarak düşünülmemeli. Söz konusu olan federatif Irak’ı korumak. Çünkü federatif yapısı olmayan bir Irak uzun vadede ayakta kalamayacaktır.”

Asker takviyesi planı

Amerikalılar ise Irak’ta istikrarı sağlamanın yolunu asker sayısını arttırmakta görüyorlar. Tümgeneral Carter Ham’a göre Amerikan askerlerinin sayısı sonbaharda 177 bin ile yeni bir rekora ulaşacak. Bu sayının ilkbahara kadar yeniden 160 bin civarına düşmesi planlanıyor. Eylül ayı ortasında Kongre’ye General Petraeus ile birlikte Irak’ta durum ile ilgili bir rapor sunacak olan Irak’taki Amerikan büyükelçisi Ryan Crocker ise birliklerin geri çekilmesinin ertelenmesini önerdi.

Croker, Irak’tan geri çekilmenin bölgeyi İran’a bırakmak anlamına geleceğini ve Amerikanın bölgedeki çıkarlarını tehlikeye sokacağını söyledi. Crocker, Irak’a 30 bin ek asker gönderme kararının, askeri açıdan başarılı olduğunu ve dini grupların terörüne son verildiğini söyledi. Geçmişte saldırıların yoğun olduğu Anbar eyaletinde asker sayısının arttırılması bu bölgeyi sakinleştirirken, söz konusu grupların eylemlerini kuzeye ve güneye kaydırmalarına yol açtı.

Bu durumda kısmi askeri başarılar raporun olumlu, bir türlü sağlanamayan politik birlik ise olumsuz yanı olacak. Bu yüzden de Beyaz Saray’ın kamuoyu yoklamaları ve Kongre çoğunluğunun çekilme taleplerine rağmen Irak misyonunun devamından yana karar vermesi bekleniyor.

“Referandum hazırlığı yok”

Öte yandan ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Ryan Crocker, Kerkük'ün kaderini belirlemek için planlanan referandumun, öngörülen zamanda yapılamayacağını söyledi. Büyükelçi Crocker, ''Pratik bir sonuç olarak, baştaki takvime bağlı kalmanın zor olduğu fark edildi'' dedi.

Irak Anayasası’nda öngörülen Kerkük referandumunun yıl sonunda yapılması planlanıyordu. ABD'nin Bağdat Büyükelçisi Crocker, ''yıl sonunda referandum yapılmasına yönelik takvim, hazırlıkların belli bir şekilde ilerlemesini öngörüyordu, ama öyle olmadı. Ortada hazırlık yok'' dedi.

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği