1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Kırım gerginliği

17 Mart 2014

Kırım yarımadasındaki tartışmalı referandum Almanya'da yaşayan Ukraynalılarla Kırım Tatarları'nı da tedirgin etti.

Fotoğraf: Stephanie Höppner

Bonn'daki Rusya Federasyonu Konsolosluğu'nun önünde düzenlenen protesto gösterisine Ukrayna asıllı eşi Alina ile birlikte katılan Olaf Leidreiter, Kırım'daki referandumdan sonra temizlik operasyonlarının başlayacağını ve Ukraynalılarla Tatarların korku ve endişe içinde olduklarını söylüyor. Tatarlar yeni bir sürgün kâbusu yaşamaktan korkuyorlar. Leidreiter tarihin tekerrür etmesinin mümkün olduğunu söylüyor:

"Sürgünden sonra topraklarına dönmelerine izin verilen 150 bin dolayındaki Tatar, Kırım'ın Rusya'ya bağlanması durumunda aynı şeyin başlarına gelmesinden endişe ediyor. Ruslar mutlaka temizlik yapacaktır. Tatarlar işte en çok bundan korkuyorlar."

'Etnik temizlik' kaygısı

Tatarlar, Kırım nüfusunun yüzde 12 ila yüzde 15'ini oluşturuyor. İkinci Dünya Savaşı'na kadar sayıları çok daha fazlaydı. Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle topraklarından sürülmüşlerdi. Kırım'ın Rusya'ya bağlanması durumunda yeniden etnik temizliğe uğrayacakları endişesiyle referandumu boykot ettiler.

Tatar kıyafetiyle protesto gösterisine katılan Olaf Leidreiter, Tatarların ailelerini güvenli yerlere gönderdiklerini ve erkeklerin gerekirse mücadeleye katılmak üzere topraklarında kaldıklarını anlatıyor: "Bu defa da kan dökülürse, eminim ki bu kan Bayan Merkel'in eline de bulaşacaktır. Çünkü 2007 yılında Nicolas Sarkozy ile birlikte Ukrayna'nın NATO'ya üye olmasını önleyen Bayan Merkel'di."

Leidreiter ve eşi Kiev'in Maydan meydanındaki protesto eylemlerine katılmış. Ellerindeki devrim konseyi tarafından verilmiş kimliği göstererek 'her şeyi yapmaya' hazır olduklarını söylüyorlar.

Fotoğraf: Stephanie Höppner

İnternet üzerinden organize edilen Köln'deki gösteriye katılanların sayısı da oldukça kabarıktı. Bayrak, pankart ve geleneksel çiçek süslemeli başlıklarıyla dikkat çeken göstericiler katedral meydanından geçen yayalarla konuşuyorlar. Seyircilerin çoğu, olayları televizyondan öğrendiğini ama ne olup bittiğini tam olarak bilmediğini söylüyor.

'Putin'in propagandası etkili oldu'

Göstericilerin ortasında bir elinde megafon, diğer elinde ise bayrak taşıyan Ukraynalı Nathalie Uhlmann duruyor. Uhlmann günlerden beri durup dinlenmeden çalışmış ve Maydan olayları sırasında yaralanan Ukraynalıların Almanya'nın Koblenz kentindeki askeri hastaneye nakillerini organize etmiş. O da haftalarca Kiev'deki eylemlere katılmış ve Maydan'daki olayları bizzat yaşamış:

"Aslında siyasete meraklı değilim. Burada yaptığım da siyasi bir eylem değil. Siyaset yapmayacağım da. Benim tek meselem, tehlikeye düşmüş, benim gibi insanların durumu. Böyle hallerde siyaset düşünülmemeli. İnsan bütün kalbiyle zor durumda olanlara anlayış gösterip onlara acıyabilmelidir."

Fotoğraf: Stephanie Höppner

Uhlmann Ukrayna'daki ailesiyle sürekli konuşmaya çalıştığını, ancak hatların sık sık kesildiğini belirtiyor: "On, on beş kere aramadan numara düşmüyor. Açıldıktan sonra da hat hemen kesildiğinden, sadece sağlık durumlarını sorabiliyorum, iyi olduklarını duyunca içim rahat ediyor."

Gösteriye katılan bir Rus, Putin propagandasının Almanya'da etkili olduğunu ve Putin'e burada çok anlayış gösterildiğini söylüyor. Sovyet anlayışına karşı olduğu için Estonya ve Gürcistan'ın bağımsızlığı için de gösterilere katıldığını belirten Rus gösterici Almanların pratik düşündüklerini ve yardıma ihtiyacı olduğu için Ukrayna'nın Avrupa Birliği üyeliğine soğuk baktıklarını sözlerine ekliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/SH/AG/NH

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik