Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Doğal ölüm mü cinayet mi?
9 Eylül 2026
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) dış operasyonlar bölümünde görev yaparken OdaTV soruşturması kapsamında tutuklanan ve 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'nde rahatsızlanarak hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeni başlatılan soruşturmayla birlikte yeniden gündeminde.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 7 Eylül Pazartesi günü Kozinoğlu'nun ölümü sırasında cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonda 10 kişi gözaltına alınırken bir kişinin de firari olduğu belirlendi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alındığını belirterek "Özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır" açıklamasını yaptı.
Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında savcılığın talebi üzerine bugün de fethi kabir kararı alındı.
Peki mezarı açılacak olan Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya 15 yıl sonra neden tekrar gündeme geldi?
Kaşif Kozinoğlu kimdir?
Kaşif Kozinoğlu, 1 Ağustos 1955'te Trabzon'da doğdu. Kara Harp Okulu'ndan 1976 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Isparta Eğirdir'deki Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi'nde komando eğitimi aldı. İlk yıllarında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yaptı.
Kozinoğlu'nun askeri kariyerinde önemli dönüm noktalarından biri 1980 yılında Özel Harp Dairesi'ne katılması oldu. 1992'de Özel Harp Dairesi'nin Özel Kuvvetler Komutanlığı'na dönüşmesinin ardından da burada görev yapmaya devam etti. Yaklaşık 15 yıl süren bu dönemde tim komutanlığı ve istihbarat subaylığı gibi görevler üstlendi.
Kozinoğlu, binbaşı rütbesiyle 1995 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nden emekli olduktan sonra MİT bünyesinde çalışmaya başladı. MİT kariyerinin ağırlık noktasını yurt dışı operasyonları oluşturdu. Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan gibi ülkelerde görev yaptı.
Özellikle Orta Asya, Afganistan ve Çin'e uzanan Asya coğrafyası uzmanlık alanlarından biri haline geldi. MİT'in dış operasyonları içerisinde Asya bölgesinden sorumlu üst düzey görevlerde bulundu.
Kozinoğlu, 2010 yılında yeniden Asya bölgesinde görevlendirildi. Eylül 2010'da, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın talimatıyla "başmüşavir" sıfatıyla Asya Bölgesi'nde görevlendirildiği açıklandı. Bu dönemde 5 kez yurt dışı görevine gönderildi.
Afganistan'daki görevinden Türkiye'ye döndükten sonra OdaTV soruşturması kapsamında gözaltına alındı. OdaTV adlı yayın kuruluşuna yönelik 2011 yılında soruşturma başlatılmış ve çok sayıda kişi tutuklanmıştı. OdaTV davası, Ergenekon soruşturmalarının basın ayağını oluşturuyordu.
Kozinoğlu neden tutuklandı?
Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarının hız kazandığı bir dönemde OdaTV soruşturması kapsamında 10 Mart 2011'de tutuklandı. Tutuklanma gerekçesi, "silahlı örgüt üyeliği", "yasaklanan bilgileri temin etme" ve "yasaklanan bilgileri açıklama" suçlamaları oldu. Kozinoğlu, 10 Mart'tan 13 Kasım 2011'deki ölümüne kadar yaklaşık 8 ay tutuklu kaldı.
OdaTV iddianamesinde Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon yapılanmasının hiyerarşik yapısı içinde yer almamakla birlikte örgütün amaç ve faaliyetleri doğrultusunda örgüte yardım etmek, ayrıca devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri ve yasaklanan bilgileri temin etmekle suçlandı.
Savcılığın bu iddialarının temel dayanağını ise OdaTV bilgisayarında bulunduğu belirtilen "Koz.doc" adlı dijital dosya ile "kozinoğlu3" adlı klasörde yer aldığı öne sürülen bazı gizlilik dereceli belgeler oluşturuyordu. İddianame, söz konusu belgelerin MİT mensubu Kozinoğlu tarafından OdaTV'ye aktarıldığı sonucuna varırken Kozinoğlu suçlamaları reddetti.
Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümü
Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlandı. Kaldırıldığı Silivri Devlet Hastanesine hayatını kaybetti.
Kozinoğlu'nun ölümünün ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Adli Tıp raporunda ölüm nedeni kronik iskemik kalp hastalığı olarak belirlendi ve zehirlenmeye ilişkin bulguya rastlanmadığı bildirildi.
Savcılık, 10 Nisan 2012'de verdiği takipsizlik kararında cezaevi görevlilerinin ihmal, kasıt veya gecikmesinden kaynaklanan bir kusur bulunmadığı ve ölümden üçüncü kişilerin sorumlu olduğuna dair yeterli delil elde edilemediği sonucuna vardı.
15 yıl sonraki iddialar ne?
Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırıldı ve dosya yeniden açıldı. Kozinoğlu'nun ölümünün yeniden soruşturulmasına yol açan başlıca iddialardan biri, cezaevinde acil müdahalenin geciktiği yönünde.
O dönemde yapılan resmi açıklamasına göre Kozinoğlu saat 18:18'de koğuştan çıkarılmış, 18:24'te cezaevi revirine götürülmüş, 18:37'de ambulans gelmiş ve 19.15'te hastaneye ulaştırılmıştı.
İddiaya göre Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından koğuş arkadaşı emekli Albay Hasan Atilla Uğur'un acil durum butonuna basmasına rağmen infaz koruma memuru Ferhat V. G.'nin müdahale etmek yerine odadaki radyonun sesini yükselttiği belirtildi. Bu durumun diğer görevlilerin olaya geç müdahalesine neden olduğu kaydedildi.
Olayın ardından cezaevindeki görevinden ayrılan Ferhat V. G.'nin 6 ay sonra Gülen yapılanmasına ait Fatih Üniversitesi'ne kayıt yaptırdığı, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yurt dışına kaçarak firar ettiği belirtildi.
Ayrıca Kozinoğlu'nun öncesinde herhangi bir zehirlenmeye veya kalp krizine neden olabilecek bir ilaç verilip verilmediği de araştırılıyor.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kapsamda feth-i kabir kararı aldı. Bu kapsamda önümüzdeki günlerde Kozinoğlu'nun İstanbul Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı'ndaki mezarı açılarak zehirlenme bulgusu olup olmadığının araştırılması için doku örneği alınacak.
Kozinoğlu'nun el yazısı notları dosyada
Diğer yandan Kozinoğlu'nun ölümünden 10 gün sonra OdaTV davasının ilk duruşması görülecekti.
Kozinoğlu, duruşma için hazırladığı el yazısı savunma notları da dosyaya girdi. Bu notlarda Kozinoğlu'nun Gülen yapılanmasına ilişkin tespitlerinin olduğu öğrenildi.
Kozinoğlu'nun cezaevindeyken Aydınlık gazetesinde yayınlanan notlarında "öldürülebileceğini" yazmıştı.
Kozinoğlu için “etkisiz hale getirilmeli” ifadesi
Kozinoğlu'nun ölümünde araştırılan başka bir yön ise Gülen yapılanmasının rolünün olduğu savı. Eski MİT mensubu Enver Altaylı'nın bilgisayarında ele geçirilen belgeler arasında Gülen'e hitaben yazılmış mektuplar bulunmuştu.
2008 tarihli olduğu belirtilen mektuplardan birinde Altaylı'nın, Kozinoğlu'nun Orta Asya'daki faaliyetlerinden ve özellikle Özbekistan'daki Gülen yapılanmasına yönelik olumsuz tutumundan söz ettiği, Kozinoğlu'nun MİT Müsteşarlığına getirilmesi ihtimalini yapılanma açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendirdiği aktarıldı.
Başka bir mektupta ise Kozinoğlu için "etkisiz hale getirilmesi" ifadesinin kullanıldığı ileri sürüldü.