1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Kamuda çalışanlara "Güvenlik soruşturması" mı geliyor?

21 Ocak 2020

Türkiye’de hükümet, Anayasa Mahkemesi’nin iptalinin ardından Meclis gündeminden çektiği ‘güvenlik soruşturması’na rötuş yapıyor. Muhalefet ve sivil toplum, yeni bir düzenlemenin Meclis'e gelmesine karşı alarma geçti.

Fotoğraf: Olaf Wandruschka - Fotolia.com

AKP hükümeti, kamuda çalışacaklar için öngördüğü 'güvenlik soruşturması' uygulamasıyla ilgili düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına rağmen tamamen gündeminden çıkarmadı.

DW Türkçe'nin edindiği bilgiye göre, AKP yönetimi güvenlik soruşturmalarına yeni bir çerçeve çizmek için özellikle hukukçularla birlikte düzenli olarak değerlendirme toplantıları yapıyor. Daha önce torba yasa teklifinin içine konulan ancak tepki gördüğü için tekliften çıkarılan güvenlik soruşturması düzenlemesiyle ilgili çalışmaların sürdüğü belirtildi.

DW Türkçe'nin konuştuğu AKP'li yetkililer, söz konusu çalışmalarda güvenlik soruşturmalarındaki verilerin somutlaştırılması fikrinin öne çıktığını belirtti. Hükümet düzeyinde yapılan toplantılarda özellikle devlette yeni işe başlayacaklar hakkında yapılan soruşturmalardaki tüm soyut ifadelerin kaldırılması isteniyor.

Örneğin, "Okuldan bir arkadaşı muhalif olarak tanımlıyor, komşuları geçimsiz biri olduğunu söylüyor ya da mahallede agresif bir kişi olarak biliniyor" gibi ifadelerin olmaması talep ediliyor. Ancak bu konudaki son sözü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söyleyecek.

Toplantılarda öne çıkan bir diğer başlık, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) görev alacaklar dışındaki tüm kamu birimlerinde çalışacaklarla ilgili mevcut sistemin korunmasına dönük öneri.

Bu öneride, kamuda çalışacaklar için yeni bir güvenlik soruşturmasına gidilmesinin toplumda gerilim kaynağı olabileceği endişesi taşınıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu öneri üzerinde durduğunu anlatan AKP’li yetkililer "Silahlı kuvvetlerde görev alabilecekler dışındaki kamunun tüm birimlerinde yeni bir güvenlik soruşturması olmayabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la değerlendirmeler sürüyor" bilgisini verdi.

Darbe girişiminin ardından uygulanan Olağanüstü Hal (OHAL) öncesinde kamu görevine atanmak için güvenlik soruşturması koşulu yoktu. Sadece adli sicil belgesine işlenmiş kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmiş sürenin üzerinde hapis cezası alanlar ya da belirlenmiş kimi suçlardan ceza almış kişilerin devlet memuru olamayacağı belirtiliyordu.

Peki, güvenlik soruşturmasıyla ilgili yeni bir düzenleme Meclis'e gelir mi? Hükümet kaynakları bu soruya cevabın ancak düzenleme üstündeki tüm rötuşlar tamamlandığında verileceği bilgisini aktarmakla yetindi.

Kamuda "güvenlik soruşturması" mı geliyor?

03:25

This browser does not support the video element.

"AKP ısrarından vazgeçmiş değil"

Muhalefet AKP’nin güvenlik soruşturmasını tamamen gündemden kaldırmamasına tepkili. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, bir torba yasanın içinde Meclis gündemine sunulan güvenlik soruşturması düzenlemesinin muhalefet partilerinde ve kamuoyunda sert eleştirildiğini belirterek, bu eleştiriler ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla düzenlemenin torba yasadan çıkarıldığını hatırlattı.

"Fakat aldığımız bilgilere göre AKP bu ısrarından vazgeçmiş değil, anayasaya aykırı bir biçimde bu düzenlemeyi yeniden parlamentoya getirme görüşünde ve eğiliminde" diyen Tanrıkulu, AKP’nin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen olağanüstü hal uygulamasının getirdiği tüm "antidemokratik düzenlemelerle" devlet yönetmek istediği eleştirisini yaptı.

Tanrıkulu "Güvenlik soruşturması her koşulda anayasaya aykırıdır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına karşın bu soruşturma üzerinde çalışma yapmak kabul edilemez. Şimdiye kadar nasıl karşı koyduysak, bundan sonra da tavrımız net olacaktır" diye konuştu.

"Twitter halen suç"

HDP'li Tülay Hatimoğulları da, AKP’nin ‘devlet partisi’ olmak için güvenlik soruşturmalarını kullandığını savundu. Hatimoğulları neden böyle düşündüğünü DW Türkçe’ye "Çünkü AKP, devleti kendi kadrolarıyla doldurma peşinde. FETÖ operasyonlarını bile bu yüzden yapıyor. FETÖ’yle yeterince uzlaşamamış olacak ki güvenlik soruşturmasını yeniden meclis gündemine getirmeye çalışıyor" sözleriyle açıkladı. 

Gençlerin, sosyal medyanın popüler adresi Twitter’daki paylaşımlarının bile gerekçe gösterilerek işe alınmadığından yakınan Hatimoğulları, "AKP'nin, sadece kendisine biat edenleri, tek adam rejimine uyum sağlayanları kamuda çalışabilir sayması büyük haksızlıktır, hukuksuzluktur. Asla kabul etmiyoruz, muhalefetimizi güçlendireceğiz" dedi.

"Sıkıyönetim istemiyoruz"

Siyaset kulislerindeki ‘güvenlik soruşturması’ haberlerini meslek örgütleri de yakın takipte. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman, DW Türkçe’ye "Aldığımız duyumlara göre tekrar geri getirilmeye çalışılıyor. Ne olacak? İlk defa ya da yeniden kamuya başvuran kişilerle ilgili güvenlik soruşturması yapılacak. İptal edilen sıkıyönetim kanununa dayanan bu soruşturmayı kabul etmemiz mümkün değil" değerlendirmesini yaptı.

Adıyaman hükümete "Demokratik yollardan insanların çalışmasının temin edilmesini istiyoruz. AKP’nin, temel hak ve özgürlüklerden uzak uygulamaları tamamen ortadan kaldırmasından yanayız. Sıkıyönetimi hatırlatacak uygulamalara karşıyız" çağrısı yaptı.

Tepkiler üzerine geri çekilmişti

Hükümetin, devlette çalışacaklar için öngördüğü güvenlik soruşturmasına ilişkin düzenlemesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Mahkemenin "özel yaşam hakkı ile temel hak ve özgürlükler iptal ediliyor" uyarısının ardından gözden geçirilen düzenleme, üzerinde yapılan yeni değişikliklerle birlikte Meclis'e gönderilmişti.

Değişiklik sonrası da Meclis'te itirazlar yükselince, "İlk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hükümlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin" teklif gündemden çıkarıldı. Muhalefet yasa görüşmeleri sırasında, sadece TSK mensupları için aranan şartların, tüm devlet memurları için istenmesinin OHAL şartlarının normal sisteme taşınması anlamına geldiğini savundu.

Hilal Köylü / Ankara

©Deutsche Welle Türkçe

 

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik