1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

KCK Sözcüsü: PKK-Türkiye müzakereleri daha başlamadı

Omid Barin
2 Aralık 2025

KCK'nın Sözcüsü Zagros Hiwa, Türkiye ile PKK arasında çözüm müzakerelerinin başlayabilmesi için Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Hiwa, "Bu adil bir barışın ön koşuludur" dedi.

Kürdistan Topluluklar Birliği'nin (KCK) Dış  İlişkiler Sözcüsü Zagros Hiwa.
Kürdistan Topluluklar Birliği'nin (KCK) Dış İlişkiler Sözcüsü Zagros Hiwa, çözüm sürecini sabote eden taraf olmayacaklarını söyledi. Fotoğraf: theamargi.com

DW Farsça'nın sorularını yanıtlayan PKK'nın şemsiye örgütü Kürdistan Topluluklar Birliği'nin (KCK) Dış  İlişkiler Sözcüsü Zagros Hiwa, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin çağrısı üzerine AKP tarafından başlatılan çözüm süreci ve Ankara'nın atmasını bekledikleri adımlara ilişkin görüşlerini paylaştı.

AKP'nin 2015'te çöken ilk çözüm süreci esnasında aslında Türk devletinin "çöktürme planı" olarak adlandırılan bir plan hazırladığını, bu planın Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) kabul edilerek uygulamaya sokulduğunu söyleyen Hiwa, böylelikle "Kürt Özgürlük Hareketi'nin Türk devleti karşısında diz çökmesinin hedeflendiğini", ancak Türkiye'nin bu hedefine ulaşamadığını savundu.

PKK'nın sözcüsü, Türkiye'nin ekonomik, mali, sosyal, siyasal ve askeri kaynaklarını seferber ederek PKK'ya karşı mücadele başlattığına ancak 10 yılın sonunda "Kürt Özgürlük Hareketi'ni ortadan kaldıramayacağı ve Abdullah Öcalan'ın özgürlük ve demokrasi iradesini kıramayacağı sonucuna vardığını" kaydetti.

Hiwa, "Bu yüzden yeni yollar denemeye başladılar. Kürtlere karşı zihniyetlerini ve politikalarını gerçekten değiştirdikleri mi, yoksa yeni bir saldırı dalgası için hazırlık mı yapıyorlar henüz belli değil" dedi.

Bahçeli'nin sürecin başlatılmasına liderlik etmesinin nedeni ne?

KCK sözcüsü Zagros Hiwa, yeni çözüm sürecinin başlatılmasına neden MHP lideri Devlet Bahçeli'nin liderlik ettiğine ilişkin soruyu da yanıtladı.

Bahçeli'nin Öcalan'a çağrısında Ortadoğu'daki gelişmelerin etkili olduğu yönündeki görüşünü dile getiren Hiwa, Ortadoğu'nun ideolojik, siyasi, ekonomik ve askeri açıdan yeniden dizayn edildiğini ve Türk devletinin de Kürtlerin jeostratejik ve jeopolitik konumunun farkında olduğunu söyledi. Hiwa, "Bu nedenle Türk devleti, Kürtlerin jeopolitik kaldıraç gücünü etkisiz hale getirmek ve yükselen küresel ve bölgesel güçlerle ittifak kurmalarını engellemek istiyor" dedi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan'a yaptığı çağrıyla çözüm sürecini başlatan isim oldu.Fotoğraf: picture alliance / AA

"Kürtler, Ortadoğu'daki kritik tarihsel dönüm noktalarında, hem Osmanlı hem de Cumhuriyet döneminde, Türklerin mevcudiyetini ve varoluşlarını güvence altına almada varoluşsal bir rol oynamıştır" görüşünü savunan KCK sözcüsü,  sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkler, şimdi Ortadoğu'nun büyük güçler tarafından yeniden dizayn edilmesi sebebiyle tehdit edildiklerini hissediyorlar, varlıklarını muhafaza edebilmek için tarihe geri dönmüş görünüyorlar. Bunu yaparken Kürtlerin rolünü tanıdılar. Bu, devletin veya MHP'nin zihniyetinde ve politikalarında stratejik bir değişiklik olduğu anlamına gelmez. Bu, sadece taktiksel bir adım ve bu istikrarsız koşullarda Kürtleri aldatma ve istismar etme girişimi olabilir."

Peki çözüm süreci nasıl ilerliyor?

Zagros Hiwa, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaşırken bugüne kadar PKK'nın "iyi niyet göstergesi" olarak tek taraflı adımlar attığını, Türkiye'nin ise sadece söylemlerle yetindiğini, gerekli somut adımları atmadığını söyledi.

Türk hükümetinin süreci "Terörsüz Türkiye süreci" olarak adlandırdığına, bunun da "Türk devletinin Kürt özgürlük mücadelesini hâlâ terör, Kürtleri de terörist olarak gördüğünü gösterdiğine" işaret eden Hiwa, "Uydurma suçlamalarla, parti eş başkanları ve milletvekilleri de dahil olmak üzere, Türkiye cezaevlerinde hâlâ çok sayıda siyasi rehine bulunuyor. Önder Apo ise hâlâ İmralı Adası'nda tecritte tutuluyor" dedi.

İmralı Cezaevi'nde tutulan PKK lideri Abdullah Öcalan, 26 yıl aradan sonra ilk kez yayınlanan video mesajında örgüte silah bırakma çağrısı yapmıştı.Fotoğraf: ANKA

PKK sözcüsü ayrıca "Müzakereler daha başlamadı" diyerek İmralı'da yürütülen görüşmelerin bir diyalog süreci olduğunu kaydetti.

"Müzakerelerin başlaması için iki tarafın eşit şartlarda bir araya gelmesi gerekiyor" diyen Hiwa, PKK'nın başmüzakerecisi olarak nitelendirdiği Öcalan'ın hâlâ ağırlaştırılmış tecrit koşulları altında tutulduğuna dikkat çekti.

"Öcalan'ın özgürlüğü sürecin en önemli unsuru"

Çözüm sürecinin Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'a yaptığı çağrıyla başladığını, PKK'nın son bir yılda "iyi niyet göstergesi" olarak attığı adımlarda Öcalan'ın belirleyeci rol oynadığına işaret eden KCK sözcüsü, "Kürt tarafının baş müzakerecisi, özgür ve eşit koşullarda müzakere edebilmek için özgür olmalıdır. Bu, adil bir barışın ön koşuludur" dedi.

Meclis komisyonuna eleştiri

İktidarın "Terörsüz Türkiye" adını verdiği süreçle ilgili atılacak yasal adımları planlaması için TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu eleştiren Hiwa, "Kürt sorununu çözmek için kurulan komisyon, Kürt sorununun ortaya çıkmasına yol açan mirası sürdürdüğünü kanıtladı" görüşünü savundu.

Komisyonun, dinlemek için Kürt annelerini davet ettiğini, aynı zamanda TBMM Başkanı olan Komisyon Başkanı Numan Kurtulmuş'un annelerin Kürtçe konuşmasına izin vermediğini söyleyen PKK sözcüsü, "Kürtlerin direnişine yol açan yaklaşım da tam olarak budur" sözlerini kaydetti.

PKK Ekim ayında silahlı unsurlarını Türkiye topraklarından çektiğini açıklamıştı.Fotoğraf: Younes Mohammad/picture alliance

Kürt sorununa siyasi bir çözümün, hukuki adımlar atılmasını gerektirdiğini, ancak bugüne kadar bu yönde adım atılmadığını ifade eden Zagros Hiwa, verilen sözler ve vaatler doğrultusunda somut yasal adımların atılması gerektiğine işaret ederek "Aksi takdirde tüm boş vaatler kralın keyfiyetine göre tersine çevrilebilir" dedi.

Ankara'dan beklentiler neler?

PKK sözcüsü Hiwa, çözüm sürecinden beklentilerini sıralarken "Bu süreç, Kürtlerin ve Kürt Özgürlük Hareketi'nin Türkiye Cumhuriyeti'ne demokratik entegrasyonunu öngörmeli ve demokratik siyasete özgürce katılımlarını sağlamalıdır" ifadelerini kullandı.

Hiwa sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mevcut Anayasa Kürtlerin varlığını inkar etmekte ve yalnızca Kürtleri değil, aynı zamanda Türkiye'deki tüm etnik grupları Türk olarak kabul etmektedir. Kürtler Türk olarak değil, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin özgür ve eşit vatandaşları olarak görülmelidir. Anayasa Kürtleri kapsamalıdır; onları ötekileştirmemeli ve haklarından mahrum bırakmamalıdır."

"Sabote eden taraf olmayacağız"

KCK Dış İlişkiler Sözcüsü Hiwa'ya göre "Türk devletinin zihniyetinde ve politikalarında değişimi sağlamak" çözüm sürecindeki en büyük zorluk.

"Türk devletinin kodları Kürtlerin inkârına dayanmaktadır. Kürtlerin varlığını Türk devleti için varoluşsal bir tehdit olarak algılamıştır" diyen Zagros Hiwa, bu ideolojik kodun "Türk halkının zihniyetine işlendiğini" iddia etti.

PKK yaklaşık 50 yıldır sürdürdüğü silahlı eylemlerine Süleymaniye'de düzenlenen sembolik silah bırakma töreni ile son vermişti.Fotoğraf: Channel8/DHA

Devletin zihniyetini ve politikalarını değiştirdiği takdirde toplumda da aynı değişimlerin meydana geleceğini söyleyen Hiwa, "En çok acı çekenler barışı en çok destekleyenlerdir. Türkiye'de barışı en çok isteyen Kürt tarafıdır ve bu yüzden barışa doğru bu kadar çok tek taraflı adım atmışlardır. Barış, herkesin yaralarını saracaktır" dedi.

Peki ya süreç başarıyla sonuçlanmazsa? Bu soruyu da yanıtlayan Hiwa, askeri mücadele stratejisini terk ederek demokratik siyaset stratejisine yöneldiklerini, bunda samimi olduklarını ve süreci sabote eden taraf olmayacaklarını belirtti.

Hiwa sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Silahlı çatışmalar tamamen Türk devletinin politikalarına bağlı olacaktır. Yüzyıllık inkâr ve soykırım politikalarını sürdürürlerse,Kürtler de öz savunma direnişlerini sürdüreceklerdir."

PKK, AB ve ABD'nin terör örgütleri listesinde bulunuyor. Almanya'da da 1993 yılından bu yana yasaklı bir örgüt olarak sınıflandırılıyor. Örgüt, Abdullah Öcalan'ın çağrısı üzerine 12 Mayıs'ta "silahlı mücadele yöntemini sonlandırdığını" ve "örgütsel yapısını feshettiğini" ilan etmişti.

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği