1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Kredi derecelendirme kuruluşlarının büyük gücü

5 Temmuz 2011

Kredi derecelendirme kuruluşlarının sahip olduğu güçle ilgili tartışmalar Yunanistan kriziyle yine gündemde. Ülke ekonomilerini dahi etkileyen bu kuruluşların güçlerinin sona erdirilmesini savunanlar var.

Fotoğraf: DW

Avrupalı politikacılar ne zaman iyimser bir mesaj vermeye kalksa, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından kötü bir haber geliyor. Örneğin haziran ayının ortasında Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, özel sektörün Yunanistan’ı kurtarma çalışmalarına katılmaya zorlanmayacağını, ancak gönüllü olarak katılmaları gerektiğini açıklamıştı. İki lider böylece malî piyasalara, “Hey şey düzelecek, endişelenmeyin“ mesajı vermişti. Aynı gün, sadece birkaç saat sonra kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, İtalya’yı kredi notunu düşürmekle tehdit etti. Burada verilen mesaj ise şuydu: “Kriz yayılıyor, tüm bölgeyi kapsayacak bir tehdit söz konusu.“ Kısa bir süre sonra bir başka kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, özel yatırımcılar Yunanistan'ın devlet tahvillerinin vadelerini gönüllü olarak uzatsalar bile bunu temerrüt yani ödemede gecikme olarak kabul edeceğini açıkladı. Bu açıklama ise "Yunanistan öyle ya da böyle iflas etmiştir' mesajı içeriyordu.

"Euro'ya komplo yapılıyor"

Bazı Avrupalı politikacılar, Euro’ya yönelik bir komplo olduğu görüşünde. Alman Sosyal Demokrat Parti Meclis Grup Başkan Yardımcısı Joachim Poss, "Amerikan kredi derecelendirme kuruluşlarının oyununa çok ihtiyatlı bakılmalı. Ayrıca orada, Avrupalıların ortak bir para birimi oluşturması gibi büyük bir projeye başından beri karşı olan güçler var" diyor.

Fotoğraf: DW / Sonja Kanikova


Kredi derecelendirme kuruluşları ise doğal olarak farklı görüşte. Standard & Poor's'un Almanya şubesi yöneticisi Torsten Hinrichs, "Bir kredi derecelendirme kuruluşunun değeri ve işletme modeli, neredeyse tamamen yatırımcıların güveni üzerine kuruludur. Bizler meydana gelen gelişmelerin bağımsız yorumlarını yapan kişileriz. Derecelendirme, bir borçlunun yükümlülüklerini zamanında ve tam anlamıyla yerine getirebilme kabiliyetinin ifadesidir. Yükümlülüklerin zamanında ve tam anlamıyla yerine getirilme olasılığından şüphe duyuluyorsa ya da Yunanistan durumunda bazı şüpheler söz konusuysa, o zaman kredi derecelendirme kuruluşu kredi derecesini düşürerek tepki vermek zorundadır" ifadelerini kullanıyor.

Kredi derecelendirme hava durumuna benziyor

Hinrichs'in de altını çizdiği gibi, kredi derecelendirme kuruluşlarının işi, olasılıkların değerlendirilmesi. Yani kredi derecelendirme somut bir bilim dalından ziyade hava durumu tahminine benziyor. Nitekim gerek Amerikan enerji devi Enron'un iflasında, gerekse emlak krizi sırasında yaptıkları hatalı değerlendirmeler hâlâ akıllarda.

Bu nedenle Avrupa'da, Avrupalı bir kredi derecelendirme kuruluşu kurulması talebi sıklıkla dile getiriliyor. Ancak bu noktada bir ikilem ortaya çıkıyor: Kuruluş siyasî etkiye açık olursa yatırımcıların güvenini kazanamayacak; siyasetten bağımsız olursa, mevcut kredi derecelendirme kuruluşlarınınkine benzer değerlendirmelerde bulunabilecek. Hamburg merkezli Dünya Ekonomi Enstitüsü'nün Direktörü ekonomi profesörü Thomas Straubhaar da bu ikileme dikkat çekiyor: "Bugün Yunanistan'ın iflasın eşiğinde olduğunu tespit etmek için herhangi bir derecelendirme kuruluşuna ihtiyacımız yok. Böyle açık bir gerçeği Avrupalı bir kredi derecelendirme kuruluşu da ne değiştirebilir ne de düzeltebilir.“

Fotoğraf: AP


Üç firma pazarın yüzde 95'ine sahip

Kredi derecelendirme kuruluşları Standard & Poor's, Moody's ve Fitch, birlikte pazarın yüzde 95'ini elinde bulunduruyor. Bu üç kuruluş 100 yıldan daha uzun bir süredir faaliyette. Özel konumları zaman içinde yasal düzenlemelerle daha da sağlamlaştırıldı. Başlangıçta sadece ABD'de daha sonra ise Avrupa'da.

Derecelendirmeler önceleri yalnızca ABD'li yatırımcılardan borç almak isteyen firmalar için geçerliyken daha sonra geniş kesimlere yayıldı. Zamanla Almanya'daki firmalar için de belirli bilanço ve öz sermaye düzenlemelerinde derecelendirme kuralı kondu. Avrupa emeklilik fonları ve sigortaları da paralarını yalnızca derecelendirme kuruluşları tarafından güvenli bir yatırım olarak değerlendirilen kâğıtlara yatırmaları konusunda bir yönergeye sahipler. Ayrıca devlete bağlı mali denetim kurumları da bankalar ve sigorta şirketleri için dayanıklılık testi yaptıklarında, derecelendirme kuruluşlarının notları önemli bir rol oynuyor. Avrupa Komisyonu, derecelendirme kuruluşlarının daha sıkı bir biçimde kontrol edilmesini istiyor ve sonbahar aylarında sunmak üzere konuyla ilgili bir yasa tasarısı hazırlıyor.


© Deutsche Welle Türkçe


Andreas Becker / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik

Bu konuda daha fazla içerik

Daha fazla içerik göster