1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Kremlin’in Kuzey Irak sessizliği

Cenk Başlamış/Moskova30 Ekim 2007

ABD’ye karşı bir cephe yaratmaya çalışan Rusya, Irak’ın kuzeyine askeri harekat planlayan Türkiye karşısında suskunluğu tercih ediyor. Moskova’dan Cenk Başlamış, sessizliği ve Moskova-Ankara ilişkilerini değerlendiriyor.

Putin’in Ankara’ya 2004'te yaptığı ziyaret ikili ilişkilerde büyük bir ivme yaratmıştı.
Putin’in Ankara’ya 2004'te yaptığı ziyaret ikili ilişkilerde büyük bir ivme yaratmıştı.Fotoğraf: AP

Türkiye ile Irak arasında yaşanan gerginlikte Rusya dikkat çekici bir suskunluk içinde.

Bunalımın ortaya çıkmasından bu yana resmi düzeyde sadece iki açıklama yapıldı.

Siyasi çözüm talebi

Rusya Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini belirterek soruna siyasi çözüm bulunmasını istedi.

Rusya parlamentosu da Türkiye’ye benzer bir çağrı yaptı.

Biraz da ”adet yerini bulsun” tarzı yapıldığı izlenimi bırakan iki açıklama dışında Rus yetkililer konuşmamayı tercih ediyor.

Propaganda malzemesi yapmadı

Bu sessizlik dikkat çekici, çünkü Rusya Ortadoğu’da söz sahibi olmaya çalışan bir ülke; üstelik Kürtlerle geleneksel olarak iyi ilişki içinde.


Ayrıca Rusya istese, yaşanan gerginliği ABD’nin Irak işgaline bağlayarak konuyu propaganda malzemesi yapabilirdi, ama yapmadı.

Sessizlik destek mi?

Rusya’nın tutumunu bu aşamada Türkiye verilen sessiz bir destek olarak yorumlamak mümkün.

Ancak, Türkiye Kuzey Irak topraklarına girerse sessiz destek sürer mi, söylemesi zor.

Moskova’nın PKK değerlendirmesi

Türkiye’nin bütün çabasına karşın Rusya’nın PKK’yı terör örgütü ilan etmediğini unutmamak gerekiyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2004 yılı sonunda Ankara’ya yaptığı ziyaret, tarihi olmanın ötesinde, iki ülke ilişkilerinde büyük bir ivme yaratmıştı.

Ekonomi iyi, siyaset “durdu”

Ekonomik ilişkiler aynı hızda sürse de siyasi ilişkiler son bir yılda aniden durdu.

Bu durgunluğun enerji alanında iki ülkenin çıkarlarının çelişmesi kadar Ankara’nın Rusya’ya karşı biraz daha mesafeli durma niyetinden kaynaklandığı söylenebilir.

Moskova’nın ABD’ye karşı bir cephe yaratmaya çalıştığı ve bu cephe içinde Türkiye’ye de bir yer ayırdığı biliniyor.


Ankara “ağırdan alıyor”

Ankara belki de bu kadar önemli bir konuda karar verme aşamasına gelmemek için son zamanlarda Rusya ile siyasi işbirliğini biraz ağırdan alıyor.

Türkiye’de sıkça yapılan bir hata, ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkilerde ne zaman kriz yaşansa gözlerin Rusya’ya çevrilmesi.

Tepkisel ilişki ciddiyetten uzak

Kriz dönemlerinde, Türk-Rus ilişkilerinin diğer ülkelerle ilişkilerden bağımsız olarak ele alınması gerektiği unutuluyor.

Rusya, Türkiye ile aynı bölgede yer almanın ötesinde dünya sahnesinde eski belirleyici rolünü yeniden üstlenmeye çalışan önemli bir ülke; böyle bir ülkeyle de tepkisel ilişki kurulması kuşkusuz ciddi bir yaklaşım değil.

Rus basınının eksikliği

Resmi düzeydeki sessizliğinin tersine Rus basını Türk-Irak gerginliğini yakından izliyor ve gazetelerde hemen her gün bir haber yer alıyor.

Ancak, Rusya’da Türkiye’yi iyi bilen fazla uzmanının bulunmaması nedeniyle yorumlar gerçek durumla örtüşmüyor ve Rus kamuoyuna genellikle yanıltıcı bilgi veriliyor.

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği