1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

22.12.2017 - Alman basınından özetler

22 Aralık 2017

ABD Başkanı Donald Trump'un uygulamaları ve Almanya'nın mülteci sorunu Alman gazetelerinde öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

Fotoğraf: Reuters/C.Barria

Frankfurter Rundschau gazetesi ABD Başkanı Donald Trump'ın BM Genel Kurulu'nda uğradığı yenilgiye şu satırlarla değiniyor:

"BM üyesi 193 ülkenin büyük çoğunluğunun ABD Başkanı'nın şantajına gelmeyip tehditlerine rağmen tartışmalı Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararına karşı çıkmış olması olumlu bir işaret. Uluslararası topluluğu iklim anlaşmasında olduğu gibi bu kez de ortak hedeflerini süper güç ABD'nin arzusuna feda etmeyeceğini göstermiştir. Tahmin edilenden çok daha fazla ülkenin uluslararası mutabakat ve anlaşmaları, onları ortadan kaldırmak isteyenlere karşı savunması sevindiricidir.”

Kölner Stadtanzeiger gazetesi ABD Başkanı'nın arkasında nasıl bir siyasi miras bırakacağının merak edildiğini yazıyor:

"Trump'ın otokrasi eğilimi gerçek olduğu kadar tehlikeli ve kalıcıdır da. Trump ABD'nin liberal demokrasi anlayışı için tehdittir. Demokrasinin kurumları halâ ayakta ama uğradığı saldırılar gözle görülür izler bıraktı. Trump söylediğini kasteden bir Başkan. Muhafazakâr taraftarlarına vaat ettiklerini yapıyor. Bunu görmezden gelen, yaptığı hatanın riskini de göze almalıdır. Önemli olan ABD Başkanı'nın bu anlayışıyla başarısızlığa uğrayıp uğramayacağı değildir. Önemli olan Başkanlık döneminin sona ereceği güne kadar öyle veya böyle ne kadar tahribat yaratmış olacağıdır.”

Almanya'dan sınır dışı edilenlerin sayısındaki azalmayı Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi şöyle yorumluyor:

"İleri hukuk devleti Almanya'ya sığınmayı başaranın, iltica başvurusu reddedilse bile Almanya'da kalma şansı fazladır. İnsani açıdan anlaşılabilir olan bu durum hukuk devleti açısından ise tatmin edici olamaz. Almanya'nın göç rejimi yeniden düzenlenmeli ve sadece kurtarılması kaçınılmaz olanlarla gelmesi göç alan ülkenin de menfaatine olanlar ülkeye alınmalıdır. Bunun için sadece AB'nin dış sınırlarının daha iyi korunması yetmez. Başta Almanya olmak üzere göçmenlerin en çok gitmek istedikleri ülkeler alınacak olanları seçmek için göç veren ülkelere daha fazla personel göndermelidir.”

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesinin aynı konuya ayırdığı yorum ise özetle şöyle:

"Almanya'dan sınır dışı edilenlerin sayısı yıllardır artıyor. Sadece bu yılın rakamları bu trendin dışında kaldı. Aynı zamanda Almanya'ya gelen mültecilerin sayısında da gözle görülür azalma oldu. Bu bakımdan sınır dışı edilenlerin azalmasına şaşılmamalı. Oysa Noel yortusu arifesinde ‘Hıristiyan' bir ülkenin amacının mümkün olduğunca fazla mülteci adayını kapı dışarı etmek olmaması gerektiği düşünülebilir. Tabii, kamu huzuru açısından tehlikeli olabilecekler dışında. Lâkin İsa'nın da bir mülteci çocuğu olduğunu hatırlayan kaldı mı?”

AFP/dpa/AG/HS

© Deutsche Welle Türkçe

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik