Kudüs’te okula kanlı baskın
7 Mart 2008
Kudüs'ün girişinde Kiryat Moşe mahallesindeki kentin en büyük ve eski din okullarından Merkaz HaRal'a akşam saatlerinde düzenlenen saldırıyla ilgili olarak Kanal 10 televizyonu, güvenlik kaynakların dayanarak, 7 kişinin öldüğünü duyurdu.
Saldırıda daha önce 8 kişinin öldüğü bildirilmişti. Ölen sekizinci kişinin saldırgan olduğu belirtiliyor. Polis, saldırının bir kişi tarafından düzenlendiğini açıkladı.
Bilinmeyen bir örgüt üstlendi
Saldırıyı, Hamas'ın ardından İsrailli Arapların oluşturduğu ''Galile'nin Özgürlüğü'' adındaki daha önce çok duyulmayan bir örgüt de üstlendi.
İsrailli uzmanlar ise bunun bir şaşırtmaca olabileceği görüşünü dile getiriyor. Televizyonlarda yorum yapan İsrailli uzmanlar, bunun Hamas'a yönelecek İsrail baskısını engellemeye yönelik perdeleme taktiği olabileceğini söylediler.
Bu arada, saldırganın, Doğu Kudüslü İsrail vatandaşı Arap olduğu bildirildi, ancak kimliği açıklanmadı.
"Araplara ölüm" sloganları
Saldırının ardından olay yerine toplanan binlerce öğrenci ''Araplara ölüm'' diye bağırırken, saldırganın cesedinin hala okulun içeride olduğu ve öğrencilerin cesedin çıkarılmasının beklediği kaydediliyor. Olay çıkmasını önlemek için bölgeye 5 binden fazla polis sevk edildi.
Kudüs'te büyük gerginliğe yol açan saldırının ardından ve yarının da cuma olması nedeniyle olay çıkmasını önlemek için kente ek polis ve asker sevkedileceği bildiriliyor.
Saldırganı öğrenci vurdu
Din okuluna girerek yaylım ateşi açan saldırgan öğrencilerden biri tarafından vuruldu.
Saldırganı vuran öğrenci, ateş seslerini duyunca okulun en üst katına çıkıp beklediğini ve daha sonra saldırganı vurarak yaraladığını anlattı.
Saldırganın yaralandıktan sonra da ateş açmaya devam ettiğini belirten öğrenci, daha sonra güvenlik kuvvetlerinden birinin yaralı saldırganı öldürdüğünü söyledi.
El Kassam Tugayları'ndan kutlama
Hamas'ın El Aksa televizyonu ise İzzeddin El Kassam Tugaylarının saldırıyı ''kutladığını'' duyurdu ve ''bu son olmayacak'' diye yayın yaptı.
El Aksa televizyonu, geçen hafta İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyine düzenlediği kanlı operasyona atıfta bulunarak bunun, ''Siyonizmin büyük katliamına yanıt'' olduğunu kaydetti.
Öte yandan, İsrail'in Kudüs saldırından sonra Gazze Şeridi'nin orta kesimlerindeki Han Yunus'ta bir grup militanın üzerine düzenlediği füze saldırısında, İslami Cihad'ın 4 militanı öldüğü bildirildi.
Filistin lideri Mahmud Abbas Kudüs'teki saldırıyı kınadı. Sözcü Saib Erakat, Abbas'ın çok sayıda İsraillinin öldüğü Kudüs'teki saldırıyı kınadığını belirterek, Filistin liderinin, İsrailli ya da Filistinli sivilleri hedef alan bütün saldırıları kınadığını yinelediğini bildirdi.
Bush: İsrail’in yanındayız
ABD Başkanı George Bush, saldırıdan sonra, ABD'nin İsrail'in yanında olduğunu açıkladı. Bush, saldırının ardından yaptığı açıklamada, "bu barbar saldırıyı kınıyorum" ifadesini kullandı ve taziyelerini sunduğu İsrail Başbakanı Ehud Olmert'e "ABD'nin İsrail'in yanında olduğunun" teminatını verdi.
Miliband: Dayanışma içindeyiz
İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, saldırıyı kınadı. Yazılı açıklamada bulunan Miliband, 8 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı, "şoke edici" diye nitelerken, "Bütün ölenlerin anısını saygıyla yaşatmanın tek yolu, kanlı şiddetten yana olan azınlığın barışçı çoğunluk tarafından saf dışı bırakıldığı bir siyasi süreç sayesinde silahların iktidarından kurtarılmış bir Ortadoğu inşa etmektir" ifadesini kullandı. Miliband, İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'ye taziyelerini sunduğu açıklamasında, İngilizlerin İsrail vatandaşlarıyla dayanışma içinde olduğu mesajını da iletti.
BM Güvenlik Konseyi’nden kınama çıkmadı
BM Güvenlik Konseyi dün akşam Kudüs'te din okuluna yapılan ve saldırgan dahil 9 kişinin öldüğü saldırıyı kınayamadı.
Konsey, Kudüs'teki saldırının ardından ABD'nin çağrısıyla acil olarak toplandı. Ancak Libya'nın, Konseyin sadece Kudüs saldırısını değil Gazze'de sivillerin ölümünü de kınaması gerektiğini belirterek saldırının tek başına kınanmasına karşı çıkması üzerine Konsey kınama bildirisi yayınlayamadı.
Gillerman: Libya terör ülkesi
İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Dan Gillerman yaptığı açıklamada ''Libya'nın terörün ne olduğunu iyi bilen bir ülke olarak tüm dünyanın kınadığı terör saldırısını kınayamaması nasıl bir ülke olduğunu gösteriyor. Libya terör ülkesi olarak bu terör saldırısını kınayamadı. Libya'nın BM ve Güvenlik Konseyi üyesi olarak meşruluğu nerede?'' dedi.
Gillerman, Libya'nın Konsey'i bloke ettiğini ve ''teröristlerin Konseye sızdığını'' iddia ederek ''bu, Konsey için acı bir gündür'' diye konuştu.
Libya: İsrail terör rejimi
Libya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Atilla Ömer Mübarek ise, Libya'nın BM Güvenlik Konseyine BM üyelerinin neredeyse tamamının oyunu alarak seçildiğini belirterek ''asıl İsrail'in rejimi terör rejimidir'' diye konuştu.
Mübarek ''Konsey üyeleri olarak hepimiz saldırıyı kınadık, ama Konsey bu konuda bir bildiri yayınlayacaksa bu dengeli olmalı ve Konsey hem Gazze'deki hem de Kudüs'teki ölümleri kınamalıdır'' dedi.
ABD Büyükelçisi Zalmay Halilzad da gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Konsey olarak bir anlaşmaya varamadık, çünkü Libya başka 1-2 üyenin de desteğiyle bu saldırıyı tek başına kınamak istemedi, bu saldırıyı başka konulara bağlamak istedi'' dedi.
Halilzad, ''dini bir okulda öğrencileri öldürmenin askeri operasyon sonucu istemeden sivillerin ölümüne yol açmaktan farklı olduğunu'' söyledi.
Rusya: Kınanmalıydı
Konseyin dönem başkanı Rus Büyükelçi Vitali Çurkin de, ''insanların bir dini okula gidip orada okuyan öğrencilere ateş açması kesinlikle terör eylemi ve kınanmalıydı'' diye konuştu.
Konsey geçen haftalarda Libya'nın Gazze'deki insani durumu ve İsrail ordusunun operasyonlarını kınamasını isteyen bir bildiri taslağı üzerinde de anlaşmaya varamamıştı.
Ban Ki-mun saldırıyı protesto etti
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kudüs'te din okuluna yapılan saldırıyı şiddetle kınadı. BM sözcülüğünden yapılan açıklamada, Ban'ın sivillere yapılan saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine baş sağlığı dilediği ve bölgede devam eden şiddet ve terör hareketlerinden derin kaygı duyduğu belirtildi.