1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Libya konferansında gözler yabancı askerlerde

23 Haziran 2021

Almanya'nın ev sahipliğinde ikinci Libya konferansı bugün toplanıyor. Ana gündem maddesi yabancı askerlerin ülkeden çekilmesi ve 24 Aralık seçim süreci. Yabancı askerler konusunda Ankara üzerindeki baskı ise artıyor.

Libya'da Halife Haftar'a bağlı güçler (Foto: Arşiv)
Libya'da Halife Haftar'a bağlı güçler (Foto: Arşiv)Fotoğraf: Abdullah Doma/AFP/Getty Images

Almanya'nın başkenti Berlin'de gerçekleştirilecek ikinci uluslararası Libya konferansıiçin geri sayım başladı. Almanya ve Birleşmiş Milletler öncülüğünde düzenlenen ikinci konferansa Libya geçiş hükümeti yetkilileri ile aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Libya sorununa müdahil ülkelerin dışişleri bakanları katılacak.

Katılımcı ülkeler arasında Türkiye'nin yanı sıra ABD, Rusya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de bulunuyor.

Geçen yıl Ocak ayında yapılan ilk Libya konferansında olduğu gibi bu konferansın da ana gündem maddesi yabancı askerler ve paralı savaşçıların ülkeden çekilmesi, ülkede yabancı aktörlerin nüfuzuna ve silah sevkiyatına son verilmesi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, konferans öncesinde yaptığı açıklamada Libya'daki tüm yabancı askerlere çekilme çağrısında bulundu. Maas, ülkede istikrarın sağlanabilmesi için "planlandığı gibi seçimlerin yapılmasının ve yabancı askerler ve paralı savaşçıların gerçekten Libya'dan çekilmesinin" önemine vurgu yaptı.

BM verilerine göre ülkede geçen yılın Aralık ayı itibarıyla yaklaşık 20 bin yabancı paralı asker bulunuyor. Ancak Ekim ayında imzalanan ateşkes anlaşmasıyla tanınan üç aylık mühlete ve art arda yapılan çağrılara rağmen yabancı savaşçı sayısında önemli bir azalma olmadığı belirtiliyor. Yabancı savaşçıların büyük bölümünü Sudan ve Çad'dan gelen paralı askerler oluşturuyor. Rus Wagner güçleri de bölgede faal. Ancak Moskova bu paralı askerlerle bir bağlantısı olduğu suçlamalarını reddediyor.

Konferansa ev sahipliği yapan Heiko Maas dün Libya Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile Berlin'de bir araya geldiFotoğraf: byan Prime Ministry Press Office/AA/picture alliance

Gözler Türkiye'de

Türkiye ise diğer ülkelerden farklı olarak ülkede doğrudan resmi askeri varlığa sahip. Türk askerlerinin Libya'daki varlığı, 27 Kasım 2019'da dönemin meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile imzalanan Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakatı'na dayanıyor. Ankara bu nedenle yabancı askerlerin çekilmesi için yapılan çağrıların kendisini bağlamadığını savunuyor.

Türkiye ayrıca Libya'daki çatışmalarda savaşmak üzere Suriye'den militanları bölgeye gönderdiğini de kabul etmişti. Ancak Suriyeli güçlerin Libya'da halen varlık gösterip göstermedikleri, ne kadarının geri çekildiği tam olarak bilinmiyor.

Ancak Libya'da dikkatler seçimlere ve yeni bir siyasi düzen kurulmasına odaklanmışken Ankara üzerindeki baskının giderek daha da artacağının sinyalleri geliyor. Libya geçiş hükümetinin Dışişleri Bakanı Necla Menguş, Mayıs ayında Trablus'u ziyaret eden Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı görüşmede "Türkiye'ye BM Güvenlik Konseyi kararlarının tüm hükümlerini hayata geçirmek üzere adımlar atma ve Libya topraklarındaki tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin çıkartılması için işbirliği çağrısı yaptıklarını" belirtmiş, Çavuşoğlu ise Türk güçlerinin daha önce yönetimde olan UMH ile varılan askeri eğitim anlaşmasının bir parçası olduğuna işaret ederek "Yasal varlığımızı bu ülkede para için savaşan yabancı paralı savaşçı gruplarla eşitleyenler var" demişti.

Konu üç gün sonra bu sefer Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas'ın Ankara'yı ziyaretinde gündeme gelmiş ve Maas'ın "Libya'dan tüm birlikler ve paralı askerlerin çekilmesi gerektiği" sözüne Çavuşoğlu yine benzer bir şekilde yanıt vermişti.

24 Aralık seçimleri yapılabilecek mi?

İlk konferanstan farklı olarak şu an ülkedeki siyasi süreç somut bir takvime bağlanmış durumda. Ülkeyi 24 Aralık'ta seçimlere götürecek geçiş hükümetinin Mart ayında iş başı yapmasıyla, yıllardır çatışan iki taraf hakimiyet alanlarındaki yetkilerini yeni hükümete devretti. Ancak kendi bölgelerindeki nüfuzları devam ediyor ve bir çıkar çatışması durumunda ülkenin yeniden şiddet sarmalına sürüklenmesi ve seçim takviminin tehlikeye girmesi hala en büyük endişe.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Libya Dışişleri Bakanı Necla MenguşFotoğraf: DHA

İkinci Libya konferansı öncesinde Libya Dışişleri Bakanı Necla Menguş ülkedeki siyasi çözüm süreci kapsamında ilgili ülkelerin, dışişleri bakanları düzleminde düzenli olarak bir araya gelmesini önerdi. Menguş, dün yaptığı açıklamada konunun konferansta ele alınacağını söyledi, toplantılara hangi ülkelerin bakanlarının katılacağı konusunda ise bilgi vermedi.

2011'den 2021'e uzanan süreç

2011 yılında Muammer Kaddafi'nin devrilmesi sonrasında iç savaşa sürüklenen Libya, 2015'te BM'nin tanıdığı Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ve Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi olmak üzere iki ayrı yönetim bölgesine bölünmüştü. Tobruk hükümetini destekleyen Halife Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu başkent Trablus'u ele geçirmek üzere 2019 yılının Nisan ayında taarruz başlatmış, ancak Türkiye'nin UMH'ye verdiği aktif askeri destek sonucu geri püskürtülmüştü.

Taraflar geçen yıl Ekim ayında ateşkes anlaşmasına imza atmış ve ülkeyi seçimlere götürecek siyasi sürecin koordinasyonu için oluşturulan Libya Siyasi Diyalog Forumu Kasım ayında ilk toplantısını gerçekleştirmişti.

Libya'yı 24 Aralık'ta planlanan meclis seçimlerine kadar yönetecek geçici birlik hükümeti Şubat başında belli olmuş, yapılan oylamada cumhurbaşkanlığı makamına denk gelen Başkanlık Konseyi Başkanlığına Muhammed Menfi, geçici hükümette başbakanlık görevine ise ülkenin batısındaki aşiretlerin desteklediği nüfuzlu iş adamı Abdulhamid Dibeybe seçilmişti.

DW/BK,JD

© Deutsche Welle Türkçe

 

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik