1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Malatya davasında ihmal kuşkusu

Ulrich Pick14 Ocak 2008

Malatya’daki bir yayınevinde üç Hristiyan'ın öldürülmesiyle ilgili davanın ikinci duruşması bugün yapılıyor. İlgili birimlerin ihmalleri olayın tam anlamıyla aydınlatılabileceğine ilişkin kuşkuları artırıyor.

Malatya davasıyla ilgili soruşturmanın eksik yönlerine işaret ediliyor
Malatya davasıyla ilgili soruşturmanın eksik yönlerine işaret ediliyorFotoğraf: AP

Bugünkü duruşmada sanıklardan birine ait video görüntüleri mahkemede kanıt olarak kullanılamıyor, nedeni de polislerin görüntüleri çok geç iletmesi. 18 Nisan 2007 tarihinde işlenen cinayetlerle ilgili olarak 7 kişi yargılanıyor. Tutuklu olarak yargılanan sanıklardan 5’i için ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor. Sanıklar, Malatya Protestan Cemaati Rahibi Necati Aydın, Protestan Cemaati mensubu Uğur Yüksel ve Alman vatandaşı Tilman Geske’yi öldürmekle suçlanıyor. Cinayetin, Hıristiyanlar’a duyulan nefret sonucu işlendiği öne sürülüyor.


”Devlet görevlileriyle bağlantı”

Malatya davasının ikinci duruşması başlamadan önce yaşanan gelişmeler, olayın daha da karmaşık bir hale geldiğini gösteriyor. Zira, olayla bazı devlet görevlilerinin de bağlantısı olduğunu gösteren belirtiler artıyor. Zanlıların, Türk yargısından kişilerin yanı sıra emniyet birimleriyle de bağlantısı olduğu iddia ediliyor.

Malatya'da Hristiyanlara saldırı Türk kamuoyunun tepkisini toplamıştıFotoğraf: AP

Olay sırasında, zanlılardan Emre Günaydın’ın yanında, cinayetten iki gün önce polisin el koyduğu bir silahın bulunduğu ortaya çıktı. Talim yaparken polis memurları tarafından yakalanan Günaydın’ın iki gün gibi kısa bir süre içinde bu tabancaya nasıl ulaştığı bir soru işareti.


Özel Harekatçı’ya mesaj”

Emre Günaydın’ın olaydan sonra güvenlik kameraları tarafından çekilen görüntülerinin silinmesi de kuşku uyandıran diğer bir konu. Cinayetin ardından üçüncü katın balkonundan atlayarak kaçmaya çalışan, ancak ağır yaralanan zanlı, kaldığı hastanede kameralar tarafından izlenmişti. Bir polis memurunun iddiasına göre, zanlı Günaydın, bu görüntülerin bir bölümünde, olayın arkasında kimin olduğunu açıklıyor. Bu arada, silindiği söylenen video bantların bir kısmı yeniden ortaya çıktı, fakat mahkemeye geç sunulduğu için delil olarak kullanılamıyor.

Bunların yanı sıra, Türk medyasında çıkan haberlerde, sanıklardan birinin, Ankara Özel Harekat Dairesi’nden bir görevliden telefon aldığı ve İstanbul’dan bir savcı ile mesajlaştığı öne sürülüyor.


”İlişkiler ağı araştırılmadı”

Şaibeli bu durum karşısında müdahil avukatı Erdal Doğan şunları söylüyor. “İhmaller zinciri, öyle hafife alınabilecek ihmaller değil, çok basit bir görev ihmali olarak gözükmüyor. Çünkü hem Hrant Dink olayında, hem bu davada, gördüğümüz kadarıyla, şu anda yargılanmakta olan sanıklarla sınırlı olmadığını kuvvetli muhtemel düşünüyoruz. Zaten çıkan ilişki ve ağlardan bunun araştırılmadığı ve bunlar üzerinde durulmadığı konusu çok açık barizdir. Bu olayın genişletilmediği ve bu sanıklarla kapatılmak istendiği izlenimi çok ağır bir şekilde çıkıyor.”


Savcılık sanıkları değil kurbanları inceledi

Öte yandan, Malatya Savcılığı da eleştirilere maruz kaldı. Zira, mahkemeye sunulan 32 dosyanın yarısından çoğu, sanıklar yerine, kurbanlara ait. Cinayete kurban gidenlerin son bir yıllık banka hesapları incelenirken, sanıkların sadece son 6 aydaki hesapları mercek altına alındı.

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği