1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Maliki’den işbirliği sözü

Ayhan Şimşek / DW8 Ağustos 2007

Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin Ankara ziyaretinde PKK ile mücadelede işbirliğini öngören bir belge imzalandı. Uzmanlar, Türkiye’nin bölgeye ilişkin uzun vadeli bir strateji geliştirmesi gerektiğine işaret ediyor.

Maliki PKK’yı terör örgütü olarak tanımladı ve buna karşı mücadele öngören bir “işbirliği mutabakatı” imzaladı.
Maliki PKK’yı terör örgütü olarak tanımladı ve buna karşı mücadele öngören bir “işbirliği mutabakatı” imzaladı.Fotoğraf: AP

Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin günlerdir konuşulan Ankara ziyaretine PKK sorunu damgasını vurdu.

Ziyaretten önce medyada yer alan haberlerde, “Türk hükümetinden Maliki’ye son uyarı” başlıkları atılmış ve Irak’ın PKK’ya karşı somut adımlar atmaması durumunda Türkiye’nin sınır ötesi operasyona girişebileceği yazılmıştı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Iraklı mevkidaşı El-Maliki, dünkü görüşmelerinin ardından, PKK’yı terör örgütü olarak tanımlayan ve buna karşı mücadele öngören bir “işbirliği mutabakatı” imzaladılar.Bundan sonra gözler, Irak hükümetinin gelecek günlerde atacağı adımlarda.


”Maliki’nin gücü sınırlı”

Irak konusundaki gelişmeleri yakından izleyen deneyimli gazeteci Cengiz Çandar, El Maliki hükümetinden PKK’nın kuzey Irak’taki varlığını sona erdirebilecek adımlar beklemenin gerçekçi olmadığını söylüyor:

“Maliki’nin gücü son derece sınırlı..Bağdat’ta tam hükümranlığını sağlamış ve Bağdat’ta, yani kendi çalışma mekanı olan ülkenin başkentini güvenlik anlamında sağlama olmamış olan bir Maliki’den nasıl olur da kuzey Irak’ta PKK’yı kontrol altına alacak ya da etkisiz bırakacak girişimler beklenebilir. Bunun hiç bir gerçekçi yanı yok.”


”ABD Iraklıları sıkıştırmış”

El Maliki’nin Ankara ziyareti sırasında, PKK ile mücadelede daha etkili önlemleri beraberinde getirebilecek, kapsamlı bir terörle mücadele işbirliği anlaşmasının imzalanması da gündeme geldi. Ancak liderler bu konunun iki ülke güvenlik yetkilileri arasında gelecek haftalarda ele alınmasını ve sonuçlandırılmasını kararlaştırdılar.

Uzun süre Kuzey Irak’ta bulunan, bölgeyi ve Iraklı siyasileri yakından tanıyan gazeteci İlnur Çevik, El Maliki’nin Ankara ziyaretinin önemini şöyle vurguluyor:

“Şunu görüyoruz ki yeni bazı açılımlar var. Mesela iki ülke arasında terörizme karşı bir anlaşma imzalanması isteniyor. Bir işbirliği anlaşması. Irak hükümeti de PKK’yı bir terörist örgüt olarak görme eğiliminde ki daha önce bunu yapmıyordu. Iraklılar da Amerikalılar tarafından iyice sıkıştırılmışlar ki, belli ki yeni bir şeyler yapmak istiyorlar, yeni bir açılım yapmak istiyorlar. Şimdi buna bir fırsat vermek lazım ve anladığım kadarıyla hükümet bu fırsatı verecek.”

”PKK liderleri yakalansın”

Gazeteci İlnur Çevik, yakın bir dönemde kuzey Irak’a yönelik bir askeri operasyon beklemediğini belirtirken, böyle bir operasyonun sorunun çözümünde tek başına yeterli olamayacağını savunuyor:

“Amerikalılar da, Iraklılar da bütün bir orduyu Kandil dağlarına gönderseler bunun hiç bir anlamı yok. Neçirvan Barzani bana en son görüşmemizde, bundan bir buçuk ay önce, dedi ki...Eğer ben inansam askeri bir operasyon bir netice verecek, ben peşmergeleri de Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanına koyup dağlara göndermeye hazırım. Ama ben bunun netice vermeyeceğine inanıyorum... En fazla yapılabilecek şey, geçen gün işte basına sızdırılan bir şey vardı. Amerikalıların ve Türklerin ortak bir operasyon yapıp işte PKK liderlerini yakalamaları. Bunun dışında yapılacak başka çok büyük bir şey yok askeri olarak.”


Iraklı Kürtlerle diyalog çağrısı

Gazeteci Cengiz Çandar da, PKK’nın terör tehdidine son vermek için uzun dönemli bir strateji gerektiğini, bunun önemli bir unsurunun da Iraklı Kürt liderler ile yeni bir diyaloğa girilmesi olduğunu kaydediyor:

“Bence bugüne kadar sürekli olarak Türk dış politikasını ipotek altına alan kuzey Irak’a girecek miyiz, girmeyecek miyiz söyleminin dışına çıkmak gerekiyor. PKK’ya karşı çok daha uzun vadeli geniş bir stratejik bakış açışı çerçevesinde ve öncelikle Irak Kürt tarafıyla bir diyaloğun başlatılması, orayla bir yakınlaşma sağlanarak, o ilişkilein kurularak, konuya eğilinmesi gerekiyor. Dolayısıyla, yeni hükümet kurulduktan sonra, bu konuya ilişkin olarak yapacağı ilk işlerden biri, yeni Cumhurbaşkanı’nın, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’yi Ankara’ya davet etmesi...Bu çok gecikmiş bir süreçti zaten. Çünkü Celal Talabani Irak Cumhurbaşkanı olalı beri, ayak basmadığı Irak’ın tek komşu ülkesi Türkiye. Bu çok tuhaf bir durum.”

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği