1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Mekke İttifakı: İstanbul'daki ilk toplantıdan ne çıktı?

31 Ağustos 2026

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'dan üst düzey yetkililer İstanbul'da bir araya geldi, Mekke Anlaşması ile kurulan ittifakın adını koydu. Başka ne kararlar alındı?

Büyük, yuvarlak bir toplantı masasının etrafında üniformalı ve takım elbiseli temsilciler otururken, arkadaki mavi fonda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan bayrakları ile "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" yazısı var
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın katılımıyla kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ilk toplantısını İstanbul'da yaptıFotoğraf: Yasin Akgul/AFP

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamındaki Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ilk toplantısını bugün İstanbul'da yaptı.

Toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti.

Pakistan heyetinde Dışişleri Bakanı İshak Dar, Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asıf ile Savunma Kuvvetleri Komutanı Syed Asım Münir yer aldı. Suudi Arabistan adına ise toplantıya Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Salman ve Genelkurmay Başkanı Fayyadh bin Hamed Al-Ruwaili katıldı.

Mekke'deki anlaşma ile kurulan ittifakın adı ne oldu?

Bakan Fidan toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında komitenin aldığı kararlara ilişkin bilgi verdi.

Fidan, bugün itibarıyla anlaşmayla öngörülen kurumsal yapının oluşturulması için çalışmalara başladıklarını söyleyerek, "İttifakımızın resmî adı konusunda mutabık kaldık. İttifakımızın adı Mekke Savunma İttifakı" diye konuştu.

Bölgede "yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisinin tesis edilmesi sürecinin başladığını" belirten Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sekreteryanın Riyad'da kurulması öngörülmüştü; ilk Genel Sekreter'in de bir Pakistanlı kardeşimizin olması konusunda mutabık kalınmıştı. Bugün bundan sonra hangi adımların atılacağına dair ilk kararlar alınmış oldu."

İlk Genel Sekreter Pakistan'dan

Sekretarya konusunda Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada da, "Mekke Anlaşması çerçevesinde yürütülecek çalışmaları desteklemek üzere Suudi Arabistan'da bir Genel Sekreter'in başkanlığında Sekretarya kurulacaktır. Sekretarya'ya ilk olarak, Pakistan'dan üç yıl süreyle görev yapacak bir Genel Sekreter başkanlık edecektir" denildi.

Basın toplantısında Bakan Fidan, ittifakın "savunma temelli" olduğunu da söyleyerek, başka devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ve içişlerine müdahale etmemek gibi uluslararası hukuk kurallarına uyulacağını kaydetti. 

"İttifak herhangi bir devlete karşı kurulmadığı gibi bölgemizdeki tüm devletlere açıktır" diyen Fidan, yeni iş birliğinin NATO başta olmak üzere Türkiye'nin dahil olduğu diğer ittifakları ortadan kaldırmadığını ve bunların yerini almadığını, aksine "bunların tamamlayıcısı" olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından 7 Ağustos'ta Mekke'de imzalanan anlaşma, taraf devletlerden herhangi birine gerçekleştirilecek bir saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağı hükmünü içeriyor.

Dışişlerinin açıklamasına göre üye ülkeler; savunma sanayi iş birliği, ortak teknoloji geliştirilmesi ve ortak üretim yoluyla savunma yeteneklerinin ve silahlı kuvvetlerinin uyumunu güçlendirmek için de çalışmalar yürütecek.

Hakan Fidan İstanbul'daki zirve sonrası basın açıklaması yaptıFotoğraf: Murad Sezer/REUTERS

İttifaka başka ülkeler de katılacak mı?

Anlaşmanın imzalanmasının ardından gündeme gelen konuların başında Mısır ya da Bangladeş gibi diğer ülkelerden katılım olup olmayacağı meselesiydi. Fidan, basın toplantısında bu konudaki soruyu şöyle yanıtladı:

"İttifakımıza başka ülkelerin katılımı mümkün. Şartları, süresi, standartları konusunda görüşmelerin yapılması gerekiyor. İttifaka katılım süreçleriyle ilgili bir yol haritası konusunda çalışıyoruz. Bu zaten genişlemek için kurulmuş bir ittifaktır. Çok güçlü temeller atarken diğer yandan ittifakın genişlemesi konusunda hemfikiriz. Ama bu bir süreç içerisinde olacak. Gelen müttefik altyapısı iyi kurulmuş bir ittifaka gelmeli."

Fidan, "Bu ittifakla beraber bölgesel istikrarın oluştuğunu göreceğiz. Belirsizlikler azalacak, aktörlerin tavırları daha belirgin hâle gelecek" dedi.

Fidan'dan Netanyahu'ya sert sözlerle tepki

Basın toplantısında Fidan'a İsrail Başbakanı Benyamin Netenyahu'nun Türkiye'ye yönelik tutumu da soruldu.

Netenyahu'nun İsrail'de seçim süreci başladığından bu yana Türkiye'yi artan şekilde hedef aldığını savunan Fidan, şunları kaydetti:

"Netenyahu canisi, soykırımcısı ciddiye alınacak bir insan değildir. Netenyahu'nun muhatap olduğu ana kitle uluslararası topluluktur, uluslararası sistemdir. Çünkü sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için Netenyahu, onun mentalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle bir tehdit oluşturmaktadır."

Fidan, bunun "sadece Türkiye'nin problemi olmadığını" belirterek, "Uluslararası toplumun şu ana kadar yapmadığı görevi yerine getirip bu caniyi, bu soykırımcıyı durdurması, bu soykırımcının bölgeye, İsrail'e, Yahudi halkına ve bütün dünyaya zarar vermesinin artık önüne geçmesi gerekiyor" dedi.

İsrail'de Ekim ayında parlamento seçimleri yapılacak. Anketler Netenyahu'nun iktidarı kaybedebileceğine işaret ediyor.

Gülsen Solaker Dış politika ve iç siyasi gelişmeler ağırlıklı olarak 1997’den beri çalışan gazeteci.
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği