1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Menbiç’te Mısır ve Suudi Arabistan iddiası

7 Haziran 2018

Prof. Uzgel, ABD’nin Fırat’ın doğusunda Mısır ve Suudi Arabistan’dan oluşan bir askeri güç oluşturmaya çalıştığı ve askerlerini bölgeden çekerek Türkiye ile Arap gücünü karşı karşıya bırakacağı öngörüsünde bulundu.

Menbiç yakınlarında kurulan Amerikan askeri üssü.
Menbiç yakınlarında kurulan Amerikan askeri üssü.Fotoğraf: Reuters/R. Said

İktidar, hafta başında PYD'nin silahlı gücü YPG’nin Menbiç’ten çıkarılması için ABD ile anlaştığını duyururken Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet sözcüleri eş zamanlı olarak Kandil’i kamuoyunun gündemine taşıdı. Ankara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü eski Başkanı Prof. İlhan Uzgel’e göre, TSK’nın Mart başından beri yürüttüğü Kandil harekatı ve Menbiç uzlaşısı, yaklaşan seçimler nedeniyle Akşener ve MHP’ye giden oyları geri kazanmaya dönük bir manevra. TSK’nın seçimlere bir hafta kala Kandil’e girebileceğini söyleyen Uzgel, hükümetin Kandil harekatıyla seçimlere yönelik son kozunu oynamayı amaçladığını ileri sürdü.

Öteden beri ABD’nin Menbiç’i pazarlık için elinde tuttuğunu söyleyen Uzgel’e göre ABD’nin Menbiç’te Türkiye ile uzlaşmasında, Fırat’ın doğusuna Mısır ve Suudi Arabistan askeri gücünü yerleştirme planının rol oynayabileceğini belirtti.

Prof. Uzgel, DW Türkçe’nin sorularını yanıtladı. 

DW Türkçe: Türkiye ile ABD,  YPG'nin Menbiç'ten çekilmesi yönünde uzlaştığını duyurdu. Her iki devletin açıklamalarını aralarındaki nüanslarla birlikte, değerlendirir misiniz?

Prof. İlhan Uzgel: Bir defa bu bir anlaşma değil, bir belge. Bağlayıcılık düzeyi tam netleşmemiş. Öyle olsaydı bir anlaşma olarak sunarlardı. Hatta pazarlığa tabi, önümüzdeki süreçte yeni içerik kazanabilecek nitelikte bir uzlaşı arayışı süreci bu. Şöyle bir formül uygulanıyor: Fırat’ın batısı Afrin cebi şimdilik Türkiye’de, Menbiç’te ABD ile Türkiye ortak hareket edecek. Fırat’ın doğusuna da Türkiye karışamayacak. Türkiye öteden beri ABD'ye, 'PYD’yi bırak birlikte iş yapalım' diyordu. Bütün bu hikayede Türkiye, başka bir ülkenin toprağında, üst akıl dediğiniz ABD ile, sınırlarının, içeriğinin hala net olmadığı, karşılığında ne verildiğinin anlaşılmadığı bir uzlaşı süreci yürütüyor. ABD de, kendini hiçbir şekilde tam olarak bağlayacak şekilde bunu duyurmuyor.

Prof.Dr. İlhan UzgelFotoğraf: DW/A. Isık

Menbiç’in Türkiye açısından nasıl bir önemi var?

Türkiye yanıbaşında bir Kürt terör devletçiğinden rahatsızsa, Fırat’ın doğusuna dokunmadıkça, Afrin'in de Menbiç'in de hiçbir önemi yoktur. PYD'nin Fırat’ın doğusunda 30 ile 60 bin arasında silahlı gücü var. Orası, Türkiye’nin dokunamadığı bir coğrafya ve kendisi için de kırmızı çizgi haline geldi. Türkiye’nin Afrin, Menbiç söyleminin altında yatan temel faktör de, Fırat’ın doğusunu unutturmaktır. Türkiye orayı hiç gündeme getiremiyor. Suriye de, Türkiye de oraya girmek isterse, ABD anında vurur. Orası Pentagon’un. Esad, ‘ya benimle uzlaş ya ben oraya gireceğim' dedi, ABD oraya yaklaştırmadı.

Dört ay önceki söyleşimizde, ABD’nin Menbiç’i pazarlık için elinde tuttuğunu söylemiştiniz. ABD tarafının açıklamalarından ortada bir pazarlık döndüğü sonucu çıkıyor. Sizce o pazarlık unsuru ne olabilir?

ABD, Fırat’ın doğusuna Mısır ve Suudi Arabistan’dan gelecek bir güç oluşturmaya çalışıyor. Türkiye’ye ‘siz buna ses çıkarmayın, biz de Menbiç’te beraber iş yapalım’ diyebilir. Fransa’nın da dahil olduğu uzun süredir konuşulan böyle bir plan var. ABD, yavaş yavaş askeri gücünü çekecek ve Türkiye’yi Arap gücü ile karşı karşıya bırakacak. Türkiye’nin hem Mısır hem Suudi Arabistan ile ilişkileri iyi değil. ABD böylece, Türkiye’nin canını sıkacak başka bir unsur devreye sokmuş oluyor. Pazarlıklardan biri bu olabilir. Bir diğeri Türkiye, İncirlik ile ilgili önlem almayı düşünüyordur. Ondan vazgeçiyordur. Bunları tam bilemiyoruz.

Seçime sayılı günler kala, ABD’nin AKP hükümeti ile Menbiç üzerinde uzlaşmasını siyasi olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

ABD, iktidarda kim varsa, hiç istemese de, o hükümet ile hiçbir şey yokmuş gibi çalışır. Elli tane yaptırım uygular, ekonomisinin belini büker, diplomatlarını sınır dışı eder ama Putin ile çalışır. Türkiye’yi Erdoğan yönetiyorsa onunla çalışır. Şu an ABD sistemi açısından Erdoğan ile iş yapmak çok avantajlı. Bütün bu coğrafyada hiç müttefiği yok. Avrupa da karşısında. İçeride iktisaden zayıf, muhalefet güçleniyor. İdeal bir partnerdir. Bu durumu ABD sonuna kadar kullanır. Türkiye'nin elinde ABD’ye karşı bir koz yok. O yüzden gürültülü bir diplomasi örneği veriyor.

PYD’nin ileri sürdüğü gibi Menbiç’te sadece askeri danışmanlar mı bulunuyor? Menbiç’te askeri açıdan gerçek durum nedir?

Orada PYD'nin askeri var. PYD, 17 tane askeri danışman çektiğini söylüyor, göstermelik olarak. Orada PYD’ye bağlı silahlı unsurlar güvenliği sağlıyor. Bunlar, silahlarını bırakarak çekilecekler. İdlib’deki gibi güvenli bölgeler kurularak, Türkiye ve ABD güvenliği sağlayacak. Bu çekilme çok uzun sürecek. Türk tarafı 6 ay gibi bir süre açıklarken, ABD anlaşma olmadığı için hiçbir zaman süre zikretmedi.

Bir de Kandil, PKK için eski önemini koruyor mu?

Türkiye, ulaşımı kolaylaştıracak yollar yapıyor. On bir adet askeri üs kurdu. O nedenle Irak Başbakanı ‘toprak bütünlüğümüze saygı duyun’ diyor. Türkiye, Kandil’e 80 kilometre yaklaştı. Fakat, PKK eskisi gibi büyük miktarda militanlarını aynı yerde tutmuyor. Daha yaygın ve küçük birimler halinde konuşlanıyor. Kandil’e girmek, 1990’lardaki öneme sahip değil.  PKK’nın ağırlık merkezi uzun süredir Kandil değil ama simgesel olarak önemli. PKK’nın merkezi gibi göründüğü için Kandil’e girmenin simgesel bir önemi olacak. Hükümet, buradan da Akşener ve muhtemelen MHP’ye giden oyları geri almaya çalışıyor. Seçimlere bir hafta kala Kandil’e girebilir. Bunun hazırlıklarını yapıyor. Bir Kandil zaferiyle son kozunu oynayarak seçimlere girmeyi deneyecek.

Aslı Işık / Ankara

© Deutsche Welle Türkçe

 

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik

Bu konuda daha fazla içerik

Daha fazla içerik göster