Merkel'in Çin çıkarması
24 Ekim 2008
Merkel'in temaslarında küresel finans krizinin yanısıra insan hakları gibi hassas konuların gündeme gelmesi bekleniyor. Merkel’in ajandasında Çinli sivil toplum örgütü temsilcileriyle görüşmeler de yeralıyor. 24-25 Ekim tarihlerinde Merkel ayrıca Pekin'deki Asya Avrupa Zirvesi ASEM'e de katılacak. Zirveye Asya ve Avrupa Birliği’nden yaklaşık 40 devlet ve hükümet başkanının katılması bekleniyor. Zirvenin ana gündem maddesini ise finans piyasalarındaki kriz ve küresel ısınma ile mücadele oluşturacak.
Almanya Başbakanı son Çin ziyaretinde, Çin Başbakanı Wen Jiabao’nun övgü dolu sözleriyle karşılaşmıştı. Wen Jiabao, Angela Merkel’in her şeyi doğrudan söylemesini övgü dolu sözlerle dile getirmiş ve "bu tarz çok hoşuma gidiyor" demişti.
Merkel Hu ve Wen ile ayrı ayrı görüşecek
Merkel, Çin'i üçüncü kez ziyaret ediyor. Almanya Başbakanı’nın 2007 yılında Dalai Lama’yı kabul ederek görüşmesi iki ülke arasındaki ilişkileri gerginleştirmişti. Bu durum, 2008 yılının başında Federal Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier'in, “Tek Çin“ politikasını tanıdıklarını ve Tibet ya da Tayvan'da herhangi bir bağımsızlık hareketinin reddedileceğini açıklamasına kadar devam etti. Alman yetkililer, görüş farklılıklarına karşın Pekin'le ilişkilerin hiçbir zaman kesilmeyeceğini belirtiyor. Merkel’in ziyaretinde, Çin’in Alman dış politikasında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayacağı ifade ediliyor. Almanya Başbakanı Merkel, hem Çin mevkidaşı Wen Jiabao hem de Cumhurbaşkanı Hu Jintao ile ayrı ayrı birer saat görüşecek. Çok ender röportaj veren Çin'in Berlin Büyükelçisi Ma Canrong ise gezi hakkında mikrofonlarımıza şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu ziyaret öncesi başbakanımız, Federal Başbakan Angela Merkel ile iki kez telefonda görüştü. İki hükümet başkanı da sürekli iletişim halindeler.“
ASEM Zirvesi'nde finans krizi görüşülecek
Bu doğrudan iletişim ASEM Zirvesi’nde de sürecek. Zira salonda yalnızca devlet ve hükümet başkanları bulunacak. Dolayısıyla hiçbir temsilci olmayacak ya da uzun sıkıcı konuşmalar yapılmayacak. Merkel, zirvede yeni küresel finans piyasası koşullarının belirlenmesini bekliyor:
"Gelişmenin eşiğindeki ülkeler olmadan artık uluslararası bir finans piyasası politikası yapamayız ve ben burada büyük bir açık fikirlilik olduğuna inanıyorum. Çin’de Japonya Başbakanı ile görüşme fırsatımız da olacak. Aynı zamanda Hindistan ile de temasta bulunacağız. Bu şu anlama geliyor: İkinci yapı taşını çok çabuk yerleştirmeliyiz, bu sayede her şey yerli yerine oturur ve bir daha bu tarz bir kriz yaşamayız.“
İşadamları da Merkel'e eşlik ediyor
Çin, finans piyasalarındaki krizin etkilerini sınırlı bir şekilde hissediyor; ancak yine de iç piyasalardaki durumdan endişe duyuyor. Bu, yıl başından bu yana yüzde 20 oranında artan Alman ihracatı için de tehdit oluşturabilecek bir durum. Ziyarete önemli Alman işadamları da katılacak. Siemens, Thyssen-Krupp ve Daimler’in yöneticileri, Merkel’in kendilerine Pekin kapılarını açacağından eminler. Merkel ise Çin ile ilişkilerin geliştirilmesinin önemini şöyle anlatıyor:
"Onların ülkelerinde iyi bir gelişme seviyesine ulaşılmasının, bizim de çıkarımıza olduğunu biliyoruz. Zira onlar büyürse bizim de ihracat şansımız artacaktır."
Çin'in Berlin Büyükelçisi Ma Canrong ise gerek Çin'in gerekse Almanya’nın finans krizi ya da dış ticarette tek başına ulusal çabalarla başa çıkmasının mümkün olmayacağını düşünüyor:
"Şunu açıkça ifade etmeliyim ki, Çin ve Almanya arasındaki iyi ilişkiler yalnızca Çin’in çıkarına değil. Aynı zamanda burada Almanya’nın uzun vadeli çıkarları da sözkonusu."