Migros depo işçileri: 23 günlük eylem kazanımla sonuçlandı
16 Şubat 2026
Migros depo işçilerinin, çalışma koşulları ve düşük ücretlere karşı yaptığı iş bırakma eylemi anlaşmayla sonuçlandı. DGD-SEN'in "zafer açıklaması" başlığıyla duyurduğu metne göre, 10 ilde 14 depoya yayılan ve 23 gün süren fiili grevin ardından taşeron sistemine son verildi ve tüm depo işçileri Migros kadrosuna geçirildi.
Türkiye'de artan hayat pahalılığı ve ücretlerin alım gücündeki hızlı erime, 2026'nın başında çalışma yaşamında biriken sorunları daha görünür hale getiriyor. Bu yıl yüzde 27 artışla Türk-İş'in belirlediği açlık sınırının altında bırakılan asgari ücretin fiilen "referans ücret" olması, birçok şirketin ücret politikalarını bu düşük düzeyi esas alarak belirlemesine yol açtı.
Bu çerçevede, Migros yönetiminin 2026 yılı için depo işçilerine sunduğu yüzde 28'lik zam teklifi, artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz olduğu gerekçesiyle işçilerin tepkisini çekti. Bunun üzerine farklı illerdeki depolarda çalışan işçiler 23 Ocak'ta iş bıraktı.
Anlaşmada neler var?
DGD-SEN'in açıklamasına göre Aralık 2025'te uygulanan yüzde 28'lik zam kök ücret haline getirildi. Buna ek olarak kadroya geçen depo işçilerinin, yetkili sendika ile yapılacak toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde alınacak ek zam ve haklardan yararlanacağı belirtildi.
Sendikanın aktardığına göre mevcut TİS taslağında 2026 yılı için TÜFE oranı (yüzde 30,89) + 20 puanlık zam teklifi bulunuyor. Sendika, "net yüzde 50 zam" talebinin "büyük ölçüde" karşılandığını ifade ediyor.
Depo işçilerinin taşerondaki çalışma sürelerinin kıdem hesabında korunacağı, 2022'deki direnişle kazanılan il destek primi, devamlılık primi ve kıdem yılı primi gibi hakların eksiksiz devam edeceği açıklandı.
Mağaza ve market işçilerinin yararlandığı banka promosyonu ve ikramiye gibi TİS kaynaklı hakların da kadroya geçiş tarihinden itibaren geçerli olmak üzere geriye dönük ödeneceği duyuruldu.
İşten çıkarılanlar ve Kod 49 tartışması
Eylem sürecinde sendikanın verdiği bilgilere göre 303 işçi Kod 49 gerekçesiyle işten çıkarılmıştı. Migros ise bu sayıyı 141 olarak açıklamıştı. Yerine getirmesi gereken görevleri, kendilerine hatırlatılmasına rağmen yapmayan çalışanlar, kod 49 ile işten çıkarılabiliyor. Bu durumda, tazminat ve işsizlik maaşı alamıyorlar.
DGD-SEN'in son açıklamasına göre işten çıkarılan 303 işçi için "özgür ayrılma hakkı" tanındı. Ayrılmak isteyen işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarını alacağı, çalışma sürelerine bağlı ek menfaatlerle ayrılabileceği belirtildi. İşe geri dönecek işçilerin ise eylem süresine ilişkin ücretlerinin ödeneceği ve SGK primlerinin yatırılacağı açıklandı. İşten çıkış kodlarının işsizlik maaşı almaya engel olmayacak şekilde düzeltileceği ifade edildi.
Sendikalar ve işçi örgütleri, Kod 49'un bu tür toplu fesihlerde bir "disiplin maddesi" olmaktan çıkarılarak, fiilen işçi mücadelesini dağıtmak, eylemleri bastırmak ve sendikal örgütlenmeyi sekteye uğratmak için kullanılan bir araç haline geldiği eleştirisini dile getiriyordu.
Vergi ve net ücret talebi
İşçilerin taleplerinden biri de ücretlerin net ödenmesi ve vergi yükünün işveren tarafından karşılanmasıydı. Sendika açıklamasında bu konuda henüz çözüm sağlanamadığı, ancak ücret artışları ve TİS'le gelen haklarla birlikte vergi kesintisinin yarattığı mağduriyetin kısmen azaltıldığı ifade edildi.
Sendikal tercih ve işkolu tartışması
Eylemler süresince en tartışmalı başlıklardan biri sendikal temsil meselesi olmuştu. Depo işçileri ve destek veren çevreler, Migros yönetiminin işçilerin örgütlü olduğu DGD-SEN yerine Tez-Koop-İş'i muhatap almasını eleştirmişti.
Son açıklamada, işe başlayacak işçilerin sendikal tercihlerine saygı duyulacağı ve herhangi bir yönlendirme ya da baskı yapılmayacağı taahhüt edildiği belirtildi. İşçilerin ilgili işkolundaki herhangi bir sendikaya dayanışma aidatı ödeyerek üye olabileceğine dair güvence verildiği ifade edildi.
Öte yandan DGD-SEN, Migros depolarının kendi işkolunda olması gerektiğine ilişkin hukuki itiraz sürecinin devam ettiğini açıkladı.
Eylem nasıl başladı?
Migros'un farklı illerdeki depolarında, alt işveren firmalar aracılığıyla çalışan işçiler, yüzde 28'lik zam teklifine karşı 23 Ocak'ta iş bırakmıştı. Eylemler İstanbul Esenyurt, İzmir Torbalı ve Adana'da başlamış; ardından Kocaeli, Bursa, Mersin, Diyarbakır, Erzurum ve Antalya'ya yayılmıştı.
Eylemler depo önleriyle sınırlı kalmamış; bazı Migros mağazalarının önünde ve içinde protestolar düzenlenmişti. Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan'ın Beykoz'daki konutu önünde yapılan eylemde yaklaşık 100 kişi gözaltına alınmış, aynı gün içinde serbest bırakılmıştı.
"Birlikte direndik, birlikte kazandık"
DGD-SEN açıklamasında, 2022'den bu yana süren örgütlenme sürecine atıf yapılarak, 23 günlük fiili mücadelenin taşeron sisteminin tasfiyesi ve kadroya geçişle sonuçlandığı vurgulandı. Açıklama "Birlikte direndik, birlikte kazandık" ifadeleriyle son buldu.
Migros depo işçilerinin eylemi, ekonomik kriz koşullarında düşük ücret, güvencesiz çalışma ve sendikal hak tartışmalarının Türkiye'de çalışma yaşamının merkezindeki yerini bir kez daha görünür kılmış oldu.