1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Misyon yerine getirilmedi

12 Şubat 2016

Ukrayna'nın doğusundaki şiddet sarmalı bir yıl önce Batılı ülkelerin arabuluculuğu ile durdurulmuş ve Minsk-2 Anlaşması imzalanmıştı. Peki bir yıl sonra durum nasıl?

Fotoğraf: Reuters/G. Garanich

Almanya Başbakanı Angela Merkel bundan bir yıl önce alışılmadık diplomatik bir girişim başlatırken, Ukrayna’nın doğusunda savaş giderek şiddetleniyordu. Kiev hükümeti, Rusya yanlısı ayrılıkçılarla mücadelesinde her gün iki haneli rakamlarla can kaybı haberleri veriyordu. Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande önce Moskova ve Kiev’i ziyaret etti, ardından da Beyaz Rusya’nın başkenti Minsk’e geçtiler.

Çetin müzakere maratonunun ardından 12 Şubat 2015’te Minsk-2 olarak adlandırılan belgeye imza atıldı. Çünkü Eylül 2014’te kararlaştırılan ateşkese taraflar sadece birkaç ay uymuştu. Ayrılıkçılar Rusya, Ukrayna ile Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) temsilcileri Minsk’te 13 maddeden oluşan ve barış getirmesi umulan bir önlemler kataloğunda karar kıldı. Ancak bir yıl sonra anlaşma sallantıda, taraflar en önemli maddeleri yerine getirmiyor.

Ateşkes ve silahların çekilmesi

İlk madde olan 'derhal ateşkes', anlaşmanın temelini oluşturuyordu. Ancak bu madde bugüne kadar sadece kısmen yerine getirildi. Can kayıpları büyük ölçüde azaldı ve her gün insanların hayatını kaybettiği büyük operasyonlar artık düzenlenmiyor. Ancak Donetsk’in eski havalimanı gibi bazı noktalarda çatışmaların devam etmesi, Minsk-2’yi değersiz bir kağıt parçasına dönüştürmüş durumda.

Fotoğraf: Reuters

Ukrayna birlikleri ve Rusya yanlısı ayrılıkçıların 'ayrılık hattı' olarak adlandırılan bölgeden ağır silahları çekmesi ise zorlu ve uzun bir süreci beraberinde getirdi. Silahlar bölgeden tamamen hala çekilmiş değil. AGİT gözlemcileri de tarafların anlaşmayı ihlal ettiğini sık sık kayıtlara geçiyor.

Tutuklu değiştokuşu ve af

Birliklerin çekilmesinden yaklaşık 5 gün sonra tutuklu değiştokuşunun gerçekleşmesi gerekiyordu. Ancak Minsk-2 belgesinde ‘tutuklu‘ ifadesi değil, ‘rehine ve yasadışı davrandığı tespit edilen kişiler‘ ifadesi kullanılıyor. Anlaşmada değiştokuşun ‘karşılıklılık ilkesi'ne göre yapılması öngörülüyor. Ancak kimin serbest bırakılacağına ilişkin tartışmalar sürüyor. Ayrılıkçılar, Kiev’in hakkında ayrılıkçılık iddiasıyla tutuklanmış, çoğu sivil binden fazla kişinin serbest bırakılmasını istiyor.

Ayrılıkçılar, bütün tutukluların değiştokuşu için Minsk-2’de öngörülen kapsamlı bir affın çıkarılmasını talep ediyor. Ukrayna Parlamentosu 2014 yılında bir af yasası kabul etmişti, ancak bu yasa şu anda geçerli değil. Yeni bir yasa çıkarılıp çıkarılmayacağı ise belli değil. Ukrayna’da çok sayıda kişi ağır suç işlemiş kişiler için af çıkarılmasına kesinlikle karşı. Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko da “yüzde yüzlük bir af olmayacak“ mesajını verdi.

Sınır kontrolü ve yabancı askerlerin çekilmesi

Ukrayna’nın doğusunda 2014 yılının bahar aylarında çatışmaların başlamasından bu yana Ukrayna ordusu 400 kilometrelik Rusya sınırını kontrol altına almaya çalışıyor. Kiev, Rusya’yı ayrılıkçılara destek için sınırdan silah ve savaşçı geçirmekle suçluyor. Bu nedenle sınırın kapatılması Kiev’in temel taleplerinden biri. Minsk-2 de Ukrayna’nın sınırda kontrolü yeniden tesis etmesini öngörüyor.

Ancak ayrılıkçı bölgelerde planlanan yerel seçimlerden ve Ukrayna’daki anayasa reformundan sonra bu da başarısızlığa uğradı. Kiev, seçimlerden önce ateşkesin tam olarak hakim olmasını ve sınırın en azından AGİT gözlemcileri tarafından kontrol edilebilmesini istiyor. Ancak Minsk’teki anlaşmaya rağmen gözlemcilerin sınırı geçmesine izin verilmiyor.

Tüm yabancı birliklerin ve paralı askerlerin Ukrayna’dan çekilmesine ilişkin karar da henüz yerine getirilmedi. Rusya ise ordusunun doğu Ukrayna’da savaştığı iddialarını yalanlıyor. Kiev, Rusya’nın açıklamalarına inanmıyor. Ukrayna’nın başkentinde Mayıs 2015’te doğu Ukrayna’da tutuklanan iki Rus subayı halen yargılanıyor. Subaylar, gönüllü olarak orada bulundukları iddiasında.

Anayasa reformu ve seçimler

Ukrayna’daki anayasa reformu konusunda anlaşma sağlanması ve ayrılıkçıların bulunduğu bölgelerde seçimlerin düzenlenmesi de Minsk-2’nin temel taleplerindendi. Anayasa reformu ile ayrılıkçıların bölgelerinde fiili olarak var olan özerkliğin garanti altına alınması amaçlanıyor. Bu, yerel yönetimin savcı ve hakimlerin atanmasında etkili olacağı ve ‘halk milisleri‘ olarak adlandırılan güçlerin de yasallaşması anlamına geliyor. Öte yandan Ukrayna, ayrılıkçı bölgelerin finansmanından sorumlu. Ancak bu da şimdiye kadar yapılmadı.

Anayasa reformu, Kiev'in en büyük sorunlarından biri. Ağustos 2015’teki ilk oylama, şiddet olaylarının gölgesinde yapıldı. İkinci ve son oylamanın ise uzun zaman önce yapılması ve Minsk 2’de kararlaştırılan reformun 2015 yılının sonunda yürürlüğe girmesi gerekiyordu. Ancak oylama belirsiz bir tarihe ertelendi. Kiev’deki gözlemciler, mecliste anayasa reformunu kabul edecek çoğunluğun bulunmadığına işaret ediyor. Ayrıca Ukrayna’nın ayrılıkçıların bölgelerinde yapılacak ayrılıkçı seçim yasasını da kabul etmesi gerekiyor. Ancak bunun da ne zaman gerçekleşeceği meçhul.

Ukrayna'daki gelişmeler öngörülebilir olduğundan Rusya, Ukrayna, Fransa ve Almanya’nın devlet ve hükümet başkanları istenen önlemlerin süresini 2016 yılına kadar uzatma kararı aldı. İki taraf da şimdi zamana karşı oynuyor. Ayrılıkçılar ve Rusya, kararları yerine getirmezken, Kiev de tartışmalı yasal önlemleri hayata geçirmek konusunda Batılı ortaklarının baskısı altında,

© Deutsche Welle Türkçe

Roman Goncharenko

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik