1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Nükleer krizde son perde

6 Şubat 2010

İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, nükleer gerilimin giderilmesine dönük bir anlaşma sağlanmasına çok yakın olunduğunu açıkladı. Diyalog yolunu kapatmayan ABD ise İran’a baskıyı devam ettirmekte kararlı.

İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki
İran Dışişleri Bakanı Manuçehr MuttakiFotoğraf: AP

46’ıncısı bu yıl düzenlenen Münih Uluslararası Güvenlik Konferansı dün başladı. 4000 polisin güvenliği sağladığı ve 7 Şubat’a kadar devam edecek konferansa İran’ın nükleer programı damgasını vuruyor.

46'ıncı Münih Güvenlik Konferansı'da 4000 polis güvenliği sağlıyor.Fotoğraf: AP

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones Münih Güvenlik Konferansı’nın bugünkü oturumunda yaptığı konuşmada, “Tahran, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Aksi halde yeni yaptırımlara hazırlıklı olmalı” diye konuştu. Jones, “İran’ın nükleer programı konusunda uluslararası toplumla işbirliği yapmaya hazır olduğu sürece Tahran’la diyalog yolunun açık olduğunu” vurguladı.

İrandan uzlaşma sinyali

Münih Uluslararası Güvenlik Konferansı’nın ilk gününde konuşan İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki, ülkesinin nükleer programı kapsamında kullanılacak uranyumun yurtdışında zenginleştirilmesi için siyasi iradenin mevcut olduğunu kaydetmiş, Tahran’ın bu konuda “ciddi” olduğunu belirtmişti. Mutteki, konuşmasında uranyumun yurtdışında zenginleştirilmesi için ilgili antlaşmaların imzalanmasına kısa bir süre kaldığını vurgulamıştı. İran Dışişleri Bakanı, ülkesinin barışçıl amaçlı nükleer enerjiye hakkı olduğunu hatırlatırken, imzalanacak antlaşmalarda “her iki taraf için de garantilerin olması gerektiğini” kaydetmişti.

Uzlaşma umudu

46’ıncı Münih Uluslararası Güvenlik Konferansı’na sürpriz bir şekilde katılan İran Dışişleri bakanının ülkesinin nükleer programıyla ilgili açıklamaları, uluslararası toplumla Tahran arasında yıllardır devam eden nükleer krizin aşılacağı umutlarını güçlendirdi.

İran Cumhurbaşkanı Mahmud AhmedinejadFotoğraf: AP

İran bu adımıyla, şimdiye kadar ülkesinde uranyum zenginleştireceği yönündeki ısrarından geri adım atmış sayılıyor. Ancak İran, söz konusu antlaşmada, yurtdışına gönderilecek uranyumun miktarını, zamanını ve zenginleştirmenin nerede olacağını kendisi belirlemekte ısrar ediyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) İran’a nükleer programı konusunda ilettiği son öneri uranyumun Rusya ve Fransa’da zenginleştirilmesini kapsıyordu.

Henüz somut bir plan yok

İran Dışişleri Bakanı Mutteki söz konusu zenginleştirme işleminin ne şekilde ve ne zaman hayata geçirileceği yönündeki detayların henüz somutlaştırılmadığını kaydetti. Bir süre önce benzer bir açıklama yapan İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad da ülkesinin uranyumu yurt dışında zenginleştirmeye hazır olduğunu vurgulamış, ancak bu konuda ayrıntılı bilgi vermemişti.

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle (sağda) ve NATO Genel Sekreteri Anders Fogh RasmussenFotoğraf: AP

Temkinli iyimserlik

ABD’nin yanı sıra AB ve Almanya da İran’ın nükleer programı konusundaki son açıklamalarına mesafeyle yaklaşıyor. AB Komisyonu Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, “İran Dışişleri Bankının açıklamalarının olumlu olduğunu” ancak “anlaşmalara uymayanlar karşısında somut önlemlerin de alınacağını” vurguladı. Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle de dünkü açıklamasında İran’ın şimdiye kadar verdiği sözleri yerine getirmediğini kaydederek, “İran’ın nükleer silahlanmasına izin veremeyiz” diye konuştu.

ABD Savunma Bakanı Robert Gates de İran'ın BM'nin ilk önerisini olduğu gibi kabul etmesi halinde yapıcı olmaya hazır olduklarını söylerken, "İran, nükleer silah yapımına yönelik çabalarını durdurduğu konusunda uluslararası topluma garanti vermedi. Bu nedenle birçok ülke artık farklı bir yol konusunda kafa yormalı" dedi.


© Deutsche Welle Türkçe

MK/DA (ap, rtr, dpa)

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik