1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

NATO’nun siber savaş hazırlığı

15 Mayıs 2008

NATO üyeleri Almanya, İtalya, İspanya, Slovakya, Litvanya ve Letonya, Estonya'nın başkenti Tallin'deki siber savunma merkezine katılım anlaşması imzaladı.

Dünyanın birçok ülkesinde altyapının bilgisayar ortamına kayması siber savaşın önemini artırdı
Dünyanın birçok ülkesinde altyapının bilgisayar ortamına kayması siber savaşın önemini artırdıFotoğraf: AP

Estonya ile 6 NATO üyesi arasında imzalanan anlaşmayla, Tallin siber savunma merkezinde katılımcı ülkeler yanında gözlemci statüsündeki ABD'nin görevlendireceği uzmanların halen siber savunma konusunda çalışmayı sürdüren Estonyalı meslektaşlarına katılarak, internet üzerinden her türlü saldırıyı etkisiz hale getirmeleri ve karşı saldırı kapasitesi geliştirmeleri hedefleniyor.


İttifaka doğrudan bağlı çalışmayacak Tallin siber savunma merkezinin yeni katılımlarla önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanması beklenen siber savunmada NATO üyeleri arasında işbirliğini güçlendirmesi bekleniyor.

Fotoğraf: picture-alliance/ dpa


Rusya kaynaklı saldırılar

NATO'ya 2004 yılında katılan 1,3 milyonluk Estonya'daki kamu, banka ve medya internet siteleri, geçen yıl Rusya kaynaklı yüz binlerce bilgisayardan yapılan geniş kapsamlı, eşgüdümlü ve uzun süreli saldırılar sonucu çökertilmişti.


Rus yönetimini üç hafta süren saldırıları planlamakla suçlayan Estonya, ''siber terör saldırısına hedef olduğunu'' belirterek, NATO'nun konuyu gündemine alması için diplomatik çabalarını yoğunlaştırmıştı.


NATO üyelerinden benzer taleplerin artması üzerine Nisan ayı başındaki Bükreş zirvesinde, siber saldırılara karşı İttifakın bilgi sistemlerini güçlendirmesi gereği vurgulanarak saldırıya uğrayan üye ülkelerin talebi üzerine devreye girecek ''karşılama kapasitesi oluşturulması'' kararı alınmıştı.

Fotoğraf: AP

Bilgisayar ağları sürekli sınanıyor

İnternet güvenlik şirketi ''McAfee''nin 2007 yılı sonunda hazırladığı rapora göre dünyada güvenliğe ilişkin en büyük tehditlerden birini, gelecek on yılda bilgisayar sistemleri üzerinde bir ''siber soğuk savaş'' oluşturuyor.


Raporda, yaklaşık 120 ülkenin, mali piyasalar, resmi bilgisayarlar sistemleri ve kamu hizmetleri alanında interneti kullanmak için yollar geliştirdiğine dikkat çekiliyor ve istihbarat örgütlerinin halen, zayıf noktalarını bulmak için diğer devletlerin bilgisayar ağlarını sürekli sınayıp tekniklerini her yıl daha da geliştirdiğine dikkat çekiliyor. Raporda, hükümetlerin de acilen sanayi casusluğuna ve alt yapılarına yönelik saldırılara karşı korumalarını güçlendirmeleri gerektiği ifade ediliyor.

Fotoğraf: DW-TV

Şirket yetkilerinden Jeff Green, ''siber suçların küresel bir sorun haline geldiğini ve önemli ölçüde geliştiğini'' kaydederek, bu tür suçların artık sadece sanayi kuruluşları ve bireyleri tehdit etmediğini, giderek artan biçimde ulusal güvenliğe yönelik de tehdit oluşturduğunu söyledi.


Çin siber savaşın ön saflarında

Çin'in siber savaşın ön saflarında olduğu yorumu yapılan raporda, Washington'daki İstihbarat ve Araştırma Merkezinin Müdürü James Mulvenon'un ''Siyasi ve askeri amaçlarla siber saldırıyı ilk kullanacakların Çinliler olduğu'' yönündeki ifadesine yer verildi.


İngiltere'nin Ağır Organize Suçlar Kurumu, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve NATO'nun verilerinden yararlanıldığı kaydedilen raporda, Estonya'da Nisan ve Mayıs aylarında özel ve resmi internet sitelerine yönelik düzenlenen saldırıların ''sadece buzdağının görünen kısmı'' olduğu dile getirildi.

Fotoğraf: DW-TV


Estonya siber saldırıların hedefi oldu


Estonya, yoğun olarak internete bağlı olan ülkenin alt yapısını felce uğratmayı hedefleyen saldırılardan binlerce internet sitesinin etkilendiğini bildirmişti. Rusya, bu saldırılarda sorumluluğu olduğu iddialarını reddetmişti.


Raporda ayrıca, adı açıklanmayan NATO kaynaklarına dayanılarak, Estonya'daki siber saldırılarla ilgili, ''değişik teknikler kullanılarak dikkatli bir zamanlamayla belirgin hedeflere bir dizi saldırı düzenlendiği'' kaydedildi.


AB'nin enformasyondan sorumlu temsilcisi Viviane Reding de, Haziran ayında, Estonya'da olanların ''bir uyanma çağrısı'' olduğu değerlendirmesi yapmıştı.

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik