1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
PolitikaAfrika

Nijer'deki darbenin bedelini halk ödüyor

7 Ağustos 2023

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Bazoum'un askeri darbeyle devrilmesiyle Nijer’de gıda ve yakıt fiyatlarında hızlı artış başladı. Darbenin ekonomiye etkileri, yoksul halkı gelecek konusunda daha da endişelendiriyor.

Fotoğraf: DW

Nijer'de, 26 Temmuz'daki askeri darbenin sonlandırılması ve demokratik yolla seçilmiş Devlet Başkanı Muhammed Bazoum'un tekrar görevine iade edilmesi için yürütülen bölgesel ve uluslararası diplomatik çabalar henüz sonuç vermedi. Gerilimin daha da tırmanıyor olması, bölgesel bir askeri ihtilaf endişesini artırıyor.

Batı Afrika Ekonomik Birliği (ECOWAS), geçen hafta darbecilerden Muhammed Bazoum'un göreve iadesini talep etmiş, aksi takdirde askeri güç kullanılabileceği uyarısında bulunmuştu. ECOWAS'ın bu taleplerin karşılanması için askeri cuntaya tanıdığı süre Pazar gecesi doldu. Geri adım atmayan darbeciler, askeri müdahale ihtimaline karşı Nijer hava sahasının Pazar gecesi itibariyle tüm uçuşlara kapatıldığını duyurdu.

Vatanı Koruma Ulusal Konseyi adlı askeri cuntanın başkanı General Abdourahamane Tiani.Fotoğraf: Balima Boureima/AA/picture alliance

Uluslararası toplumdan "diplomatik çözüm" çağrıları yükseliyor

ECOWAS'ın askeri cuntaya tanınan sürenin uzatılmasını umut ettiklerini ifade eden İtalyan Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, tek çözüm yolunun savaş olmadığını, diplomasi ile bir çözüm bulunması gerektiğini söyledi. Fransa'nın Avrupa'dan Sorumlu Bakanı Laurence Boone, "Nijer'de, demokrasi ve anayasanın kan akmadan yeniden tesis edilebilinmesini umut ediyorum" açıklamasını yaptı. Alman hükümeti ise darbecileri uyardı. Alman Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, bugünkü olağan basın toplantısında, Nijer'in seçilmiş devlet başkanı Bazoum ve ailesinin can güvenliğinin sağlanması gerektiğini, başlarına herhangi bir şey gelmesi halinde ise "bunun ağır sonuçlar doğuracağını" söyledi.

Nijer neden önemli?

Uranyum ve petrol zengini Nijer, İslamcı militanlara karşı savaşta önemli bir rol oynuyor ve ABD, Avrupa, Çin ile Rusya için ekonomik ve stratejik öneme sahip bir ülke. ABD için Sahel bölgesindeki en önemli ve tek terörle mücadele ortağı olan Nijer, El Kaide ve IŞİD ile irtibatlı grupların nüfuzlarını arttırdığı Sahara Çölü'nün güneyinde yer alıyor.

Fotoğraf: Fatahoulaye Hassane Midou/AP Photo/picture alliance

İslamcı militanlarla mücadeleye sahne olan bu bölge, aynı zamanda açlık krizinin pençesinde ve dünyanın en yoksul bölgelerinden. Yaşananlar, binlerce kişinin ölümüne, milyonların da yerinden edilmesine yol açtı. Bu nedenle ECOWAS ile Nijer'deki askeri cuntacılar arasında yaşanacak askeri bir ihtilafın, istikrarsızlığı daha da artırmasından endişe ediliyor. Bu da Nijerlilerin karşı karşıya olduğu yoksulluğu daha da derinleştirebilir.

Askeri darbe ülke ekonomisine de darbe indiriyor

Nijer'deki pazar tezgahları hâlâ dolu, ancak gıda fiyatlarındaki hızlı artış dikkat çekiyor. Nijer'in güneyinde, Nijerya sınırına 40 km uzaklıktaki hareketli Maradi kentinin sakini Moutari, DW'ye darbeden sonra pirinç fiyatlarında yaşanan artışın kendisini şoke ettiğini söylüyor. Moutari, birkaç gün önce 11 bin Batı Afrika CFA frangına aldıkları bir pirinç torbasını artık 13 bine almak zorunda kaldıklarını anlatıyor. Bu, yüzde 20'lik bir fiyat artışı demek. "Benim bu pirinci alabilecek param var, ama bir torba pirinç dahi alamayan yoksullar için çok üzgünüm" sözleriyle duygularını ifade eden Moutari, "İşlerin yoluna girmesi için dua etmeliyiz" ifadelerini kullanıyor. 

Fotoğraf: AFP

ECOWAS, darbe sonrasında Nijer'e yönelik ağır ekonomik yaptırım kararları aldı. Buna sınırları kapatmak dahil. Denize kıyısı olmayan Nijer'e pirinç gibi temel gıdalar komşu ülkelerden karayolu yoluyla, kamyonlarla ülkeye getiriliyor. Gerçi Nijer'in, ECOWAS üyesi olmayan Cezayir, Libya ve Çad ile sınırları açık, ayrıca ECOWAS üyesi olmalarına rağmen darbecileri destekleyen Mali ve Burkina Faso ile de sınırla açık. Ancak kilit önem taşıyan Benin ve Nijerya sınırları, ECOWAS yaptırım kararları nedeniyle kapalı. Bu iki ülkenin Atlantik limanları, Nijer için mal ithalatı ve ihracatı açısından hayati önem taşıyor.

Niamey Üniversitesi'nde ekonomist Abdoul Aziz Seyni, haber ajansı Reuters'a yaptığı açıklamada, Nijer'in denize erişimi olmadığını hatırlatarak "Satın aldığımız her şey komşu ülkelerin limanlarına geliyor ve bunları komşu ülkelerden Nijer'e taşımak zorundayız. Dolayısıyla bu ülkelerin sınırları kapatma kararları Nijerlilerin sosyo-ekonomik yaşamını etkiler" diyor.

Yakıt fiyatlarında sıçrama

Darbenin halkın yaşam koşullarında yol açtığı sıkıntıları yaşayanlardan biri de Maradi-Nijerya hattında yolcu taşıyan minivan şoförü Moussa Halirou. Halirou, DW'ye karaborsada akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesi nedeniyle kârının azaldığını anlatıyor. Halirou, darbeden önce bir litre benzin için 350 Nijerya nairası ödediğini, şimdi ise fiyatın 620 nairaya çıktığını, yolcu taşıma fiyatını iki katına çıkarmasına rağmen kârının azaldığını ifade ediyor.

Fotoğraf: Abdoulkarim Mahamadou/DW

Benin'in Cotonou ve Nijer'in başkenti Niamey arasındaki ticaret koridoru normalde Batı Afrika'nın en yoğun güzergahı, günde yaklaşık bin kamyon bu yoldan mal taşıyor. Ancak askeri darbe sonrasında yaprak kıpırdamıyor. Malanville sınır kapısındaki kamyon şöförü Salissou Idrissa, bölgedeki kamyonların park halinde beklediklerini belirterek  "Araçlar sınırda göz alabildiğine dizilmiş durumda" şeklindeki izlenimini aktarıyor.

Nijer halkı karanlığa gömüldü

Darbe öncesinde de elektriğe erişimi sınırlı olan Nijer halkı artık iyice karanlığa gömüldü. Nijer, elektrikte büyük ölçüde Nijerya'ya bağımlı. Elektriğin yüzde 70'ini Nijerya'dan alıyordu. Ancak askeri darbe sonrasında Nijerya Nijer'e elektrik ihracatını durdurdu. Ayrıca ECOWAS yaptırımları, üye devletler ile Nijer arasındaki ticari ve mali işlemlerin askıya alınmasını, Nijer'in ECOWAS merkez bankaları ve ticari bankalardaki varlıklarının dondurulmasını öngörüyor.

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Nijer'de aslında zaten son on yıldır ağır bir insani kriz yaşanıyor. Ülkenin üçte ikisi çöl olan Nijer, yoğun kuraklıktan muzdarip ve çok az ekilebilir araziye sahip. Yaklaşık 4 milyon 3 bin kişi, yani nüfusun yüzde 17'si hayatta kalabilmek için gıda yardımına muhtaç.

Bir Birleşmiş Milletler sözcüsü, BM'nin insani yardım operasyonlarının kesintisiz devam ettiğini açıkladı.

Ancak aralarında Avrupa Birliği (AB), Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık'ın da bulunduğu Nijer'in en büyük bağışçılarından bazıları darbeden bu yana hükümete yapılan çeşitli kalkınma ve bütçe yardımlarını kesti. Bununla birlikte hem Almanya hem ABD, Nijer'e insani yardım sağlamaya devam edeceklerini duyurdu.

Bu habere, Nijer'den Abdou Maradi katkıda bulundu.

DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?