Obama Clinton’ı solladı
17 Temmuz 2007
2008 yılının 5 Kasım’ında ABD’nin yeni başkanı seçildiğinde adaylar seçim kampanyası için 1 milyar dolardan fazla harcama yaparak yeni bir rekor kırmış olacaklar. Televizyonlardaki reklam spotları, tişörtler, atkılar, çıkartmalar ve sair reklam malzemesi ile kampanya için bağış toplayıp organizasyonla uğraşan sayısız personel muazzam para gerektiriyor. Anketlerde puan arttıran adayların bağış toplaması da kolaylaşıyor.
Bu yılın ilk yarısıyla ilgili bağış istatistiklerine bakıp, kimin şanslı olduğu kimin ise ipi göğüsleyemeyeceği hakkında fikir edinmek mümkün. Demokrat Partili adaylar şimdiden 80 milyon dolar topladı. Cumhuriyetçi Parti ise Haziran sonuna kadar 50 milyon doları geçemedi.
Ancak favoriler yarışını önde götüren Hillary Clinton, 27 milyon dolarla bağış sıralamasında Barack Obama’nın gerisine düştü. Obama şimdiye kadar yaklaşık 33 milyon dolar topladı.
Eleştiri de geliyor
Obama’ye göre, “250 bin kişi bağışta bulundu, ne harika bir şey. Oysa bize Amerikan halkına güvenmenin hata olacağı söylenmişti. 250 bin kişi sağlık sisteminin dzeltilmesini istiyor. En az çeyrek milyon Amerikalı ‘Irak savaşı bitsin’ diyor”.
Hillary Clinton ise bunlardan fazlasını istiyor. Ancak diğer adaylar gibi o da kampanya sırasında, “Beyaz Saray için milyonlar harcamanın israf olduğu” şeklindeki şikayetlere muhatap oluyor. Clinton da bu eleştirileri prensipte doğru buluyor: “Ben de bu uygulamaya son verilip seçim kampanyasının devlet tarafından finanse edilmesini isterdim. Ayrıca kampanya süresini de el verdiğince kısardım.”
Bu aslında mümkün. Tabii bütün adayların onaylaması şartıyla. Fakat Cumhuriyetçi Parti açısından bağıştan feragat etmek söz konusu değil. Zira Kongre’de azınlığa düşen Cumhuriyetçilerin mali durumu oldukça kritik. Seçim kampanyasında kamu finansmanı formülü de adayların daha az parayla yarışmaları demek. Ayrıca kampanya süresinin kısa tutulmasının Cumhuriyetçi adayların Clinton ve Obama gibi isimleri yakalama şansını azaltacağı da malum.
Bağış miktarı ipucu veriyor
“Cumhuriyetçi Parti yıllardır ilk kez kazanma şansı yüksek bir aday çıkaramadı. New York’un eski belediye başkanı Rudy Giuliani ile eski Massachusetts valisi Mitt Romney’in karneleri kırıklarla dolu. Fred Thompson resmen adaylığını açıklamış değil. Senatör John McCain ise kazanma şansı en az olan Çumhuriyetçi” diyen Time haber dergisinin iç politika editörü Mark Halperin söylediklerinin doğruluğundan emin.
Herkes gibi Halperin de adayların bağış miktarlarına bakarak konuşuyor. McCain 11 milyon, Romney ise 14 milyon dolar toplayabildi. Karizmatik eski New York Belediye Başkanı Rudolpho Giuliani’nin toplayabildiği bağış miktarı bile Obama’nın yarısını ancak biraz aşıyor.
Siyasi tecrübesi ile de seçmeni etkileyebilen Hillary Clinton ise ‘dereyi görmeden paçaların sıvanmamasını’ öğütlüyor ve Cumhuriyetçilerdeki krizin geçici olabileceğini söylüyor.
Clinton tıpkı 2004’te de olduğu gibi Cumhuriyetçi Parti’nin milyarder dostlarının 2008’de devreye girerek son Demokrat Partili aday John Kerry’ye yaptıkları gibi bu kez de Demokrat Parti’nin başkan adayını yıpratmaya çalışacaklarını belirtiyor. ABD eski Başkanı Bill Clinton’ın eşi, “Bu işin erbabıdırlar ve insafları da yoktur. İşte sırf bu nedenle bağış toplama yarışından çekilmeyeceğim. Çünkü, hepsinin sırtını yere getirmeye niyetliyim” diyor.