Ortadoğu'da tansiyon "nükleer saldırı" iddialarıyla tırmandı
7 Nisan 2026
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a Hürmüz Boğazı'nı açması ve bir anlaşmaya varması için verdiği ultimatomun dolmasına saatler kala Ortadoğu'da gerilim iyice tırmandı.
Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in art arda yaptıkları açıklamalar, ABD'nin İran'ı nükleer saldırı ile hedef alabileceği iddialarını gündeme taşıdı.
Bu iddiaların gündeme taşınmasını tetikleyen ilk açıklama Donald Trump'tan geldi.
Trump'ın nükleer saldırı iddiasına yol açan sözleri
Trump, sosyal medya hesabından, bu gece Tahran rejimine tanıdığı sürenin dolacağına işaret ederek, "Bu gece bütün bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri gelmeyecek. Bunun olmasını istemiyorum, ama muhtemelen olacak" paylaşımını yaptı.
İran'da rejim değişikliği gerçekleştirmeyi başardıklarını iddia eden ve bu sayede artık Tahran'da "farklı, daha akıllı ve daha az radikalleşmiş zihinlerin hakim olduğunu" belirten Trump, "Belki de devrim niteliğinde harika bir şey gerçekleşebilir, KİM BİLİR? Bu gece öğreneceğiz" sözlerini kaydetti.
Donald Trump, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Bu gece, dünyanın uzun ve karmaşık tarihindeki en önemli anlardan birini yaşayacağız. 47 yıllık gasp, yolsuzluk ve ölüm dönemi nihayet sona erecek. Tanrı İran'ın Muhteşem Halkını Korusun!"
Trump'ın, daha önce Hürmüz Boğazı'nı açması için, altyapısını hedef alarak "taş devrine geri göndermekle" tehdit ettiği İran'ı bugün de "bütün medeniyetini öldürmekle" tehdit etmesi dünya başkentlerinde alarm çanlarının çalmasına yol açtı.
Amerikan askerlerinin sancılı ikilemi
Trump'ın yeryüzünden silmekle tehdit ettiği "medeniyet" ile "İran medeniyetini" kastedip etmediği, hararetli tartışmalara yol açtı.
Kimi uzmanlar, Trump'ın "İran medeniyetini" değil, ülkede medeni yaşam biçimini sağlayan enerji altyapısı ve köprülerini kastettiğini vurgularken, diğer bazı uzmanlar Trump'ın öngörülemez olduğunu, içine sürüklendiği çıkmazdan çıkış yolu olarak nükleer silah kullanmayı değerlendirebileceğini iddia etti.
Hatta Guardian'da yayımlanan bir haberde "Trump’ın tehditlerindeki aşırılık, çatışmadan bir çıkış yolu bulma konusundaki giderek artan çaresizliğiyle birleşince, dengesiz bir başkanın nükleer silah kullanmaya kalkışabileceği yönündeki endişeleri artırdı" ifadeleri yer aldı.
Haberde, ABD'de nükleer füze fırlatma emrini verme yetkisinin yalnızca ABD başkanına ait olduğu vurgulanıyor, "Bu emri durdurmanın tek yolu, emir komuta zincirindeki askerlerin bunu yasa dışı ilan etmesidir" deniliyor.
Son günlerde görevden alınan üst düzey Amerikan askerlerine dikkat çekilen haberde, nükleer saldırı söz konusu olmasa da, İran altyapısına hedef alacak saldırıların da zaten savaş suçu teşkil edeceğine, Amerikan askerlerinin emirlere itaat etmemek ile savaş suçu işlemek arasında ağır bir ikilimde kalabileceğine işaret ediliyor.
Middlebury Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü'nden Jeffrey Lewis, geçmişte nükleer silah kullanılmamasına bağlılık beyanında bulunan Trump için "Savaşı ve aklını aynı anda kaybederken, bu bağlılığının ne kadar güçlü kalmaya devam edeceğini bilmiyorum" diyor.
ABD ordusundaki emir komuta zincirinde yer alan birinin, Trump’ın uluslararası hukuka aykırı bir emrini durdurmak için müdahale edeceğine güven duymadığını da söyleyen Lewis, "Kendisine karşı çıkacağını veya direneceğini düşündüğü herkesi ordudan sistemli bir şekilde tasfiye etti" diyor.
Vance'in "alet çantamız" çıkışı
Üstelik ABD Başkanı Yardımcısı JD Vance'in, Trump'ın İran'a yönelik tehdidini izleyen açıklamaları, bu tartışmaları daha da alevlendirdi.
Macaristan'da açıklama yapan Vance, Trump'ın ultimatomu dolmadan önce İran'dan bir yanıt beklediklerini söyleyerek "Umarım doğru yanıtı verirler" dedi.
Hürmüz Boğazı'nın açılmasını istediklerini söyleyen Vance, "Şu ana kadar alet çantamızda bulunan, henüz kullanmaya karar vermediğimiz araçlarımız olduğunu bilmeleri gerekiyor. ABD Başkanı bunları kullanmaya karar verebilir ve İranlılar tutumlarını değiştirmezlerse bunları kullanmaya karar verecektir" dedi.
Vance'in "araçlarımız" derken neyi kastettiği, nükleer saldırı hazırlığı iddialarını tırmandırdı.
Leavitt: Ne yapacağını sadece Başkan biliyor
Beyaz Saray, JD Vance'in açıklamasıyla Trump'ın nükleer silah kullanabileceğini ima ettiği yönündeki sosyal medya paylaşımına, "Vance'in söylediği hiçbir şeyin bunu ima etmediğini" savunarak yanıt verdi ve Vance'in sözlerini bu şekilde yorumlayanları da "soytarı olmakla" suçladı.
Ancak daha sonra Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, yine kafaları karıştıran bir açıklama yaptı.
Leavitt, Tahran'ın bir anlaşmaya varamaması halinde "bütün bir medeniyetin yok olacağı" uyarısını yapan Trump'ın ne kastettiği ile ilgili olarak "İran'a yönelik planlarını bilen tek kişi kendisidir" dedi.
AFP haber ajansının, Trump'ın nükleer silah kullanmaya hazırlandığı yönündeki iddialarla ilgili sorusunu da Leavitt, "Sadece Başkan, hangi aşamada olunduğunu ve ne yapacağını biliyor" yanıtı vermekle yetindi.
Demokratlardan Kongre'ye çağrı
Bu arada ABD Senatosu Azınlık Lideri Chuck Schumer, Trump’ın İran'da "bütün bir medeniyeti yok etme" tehdidini kınadı.
Schumer, Trump'ın "son derece hasta" olduğunu kaydetti, Cumhuriyetçilere onu durdurmak için harekete geçme çağrısı yaptı.
Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries de, Trump'ın Ortadoğu'da başlattığı savaşı "pervasız bir savaş" olarak nitelendirdi, Kongre'nin "3. Dünya Savaşı'na doğru evrilmeden savaşı durdurmak için adım atması gerektiğini" söyledi.
AFP, Reuters, DW/ DA, TY