Suriye'ye dönüşlerle birlikte mayın kaynaklı ölümler arttı
1 Aralık 2025
2024 yılında mayınlar ve patlamamış mühimmat nedeniyle yaşanan ölüm ve yaralanmalar, son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artış, Suriye ve Myanmar'daki çatışmalara ek olarak, bazı Avrupa ülkelerinin Ukrayna işgali üzerine mayın kullanımını yasaklayan uluslararası anlaşmadan çekilme hamleleriyle doğrudan bağlantılı.
Uluslararası Mayın Yasaklama Kampanyası (ICBL) tarafından yayımlanan Landmine Monitor raporuna göre, Myanmar, Ukrayna ve diğer çatışma bölgelerinde yeni mayın kullanımının yanı sıra mayın temizleme fonlarındaki kesintiler, 2024 yılında kurban sayısında ciddi artışa yol açtı.
"Benzeri görülmemiş zorluklar" yaşandığı uyarısında bulunulan rapora göre, geçen yıl dünya genelinde 52 ülkede mayın patlaması kaynaklı yaklaşık 6 bin 300 olay kayıt altına alındı. Bunlar arasında bin 945 ölüm ve 4 bin 325 yaralanma yer aldı. Bu rakam, 2020 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yıllık toplamı oluşturuyor. Rapora göre, vakalardaki can kayıpları ve yaralanmaların neredeyse yüzde 90'ı sivil, yarıya yakını ise kadın ve çocuklardan oluşuyor.
Suriye'ye dönenler risk altında
Artışta en çok etkisi olan iki ülke, Suriye ve Myanmar, ilgili uluslararası anlaşmaya taraf değil. Rapora göre, Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye'ye geri dönenler, patlamamış mühimmat nedeniyle giderek artan risklerle karşı karşıya.
Geçen bir yıllık dönemde Suriye'de bin 15 mayın kazası kayda geçti. Raporda, "Esad rejiminin sona ermesinin ardından, insanların terk edilmiş bölgelere dönmeye başlamasıyla mayın kazası sonucu ölen ve yaralananların sayısında kısa sürede keskin bir artış olduğu" vurgulandı.
Myanmar ise, hem ordu hem de devlet dışı silahlı gruplar tarafından artan kullanım nedeniyle, 2 binden fazla olayla, en yüksek vakanın kaydedildiği ülke konumunda.
1999'da yürürlüğe giren Mayın Yasağı Anlaşması, 166 devleti kapsıyor ve dünya nüfusunun yüzde 85'i için kısmi koruma sağlıyor. Anlaşma, mayın kullanımını, stoklamayı, üretimini ve transferini yasaklarken, taraf devletlerin mayınlı arazileri temizlemesini ve mağdurlara yardım etmesini de zorunlu kılıyor.
Buna karşın yakın dönemde bazı Avrupa ülkeleri, küresel fon kesintilerinin mayın temizleme çalışmalarını engellediği bir dönemde, anlaşmadan çekilme yönünde adımlar attı.
Rusya tehdidiyle çekiliyorlar
Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya ve Polonya, Rusya kaynaklı askeri tehditler gerekçesiyle ilgili anlaşmayı terk etme sürecinde. Raporda bu durumun, anlaşmayı "tehlikeli şekilde aşındırabileceği" belirtiliyor.
Ukrayna da 29 Haziran'da antlaşmadan çekildiğini açıkladı. Askeri analistler, bunun Moskova'nın tam ölçekli işgalinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Kiev'in durdurmakta zorlandığı Rus ilerleyişini yavaşlatmaya yardımcı olabileceğini söylüyor.
Aktivistler ise, çatışmalar sona erdikten yıllar sonra bile geniş alanları harap eden ve sivilleri sakatlayan, öldüren bir silahın küresel ölçekte yasaklanması gerektiğini savunuyor.
Rusya ve Myanmar'ın, anlaşmaya taraf olmayan ülkeler olarak mayınları yoğun şekilde kullandığı da raporda ayrıca vurgulanıyor.
ABD dahil bağışçı fonlardaki kesintiler, önceki yıllara kıyasla mağdur desteklerinin azalmasına ve insani mayın eylem programlarının sona ermesine de yol açtı. ICBL raporunda, "Mayınlı bölgeleri temizleme çabalarına yönelik küresel bağışçı desteği azalırken bedeli siviller ödüyor" değerlendirmesine yer veriliyor.
DW,Reuters,AFP / BÜ,MUK