Ruslar geliyor!
6 Ağustos 2008
2014 yılında Karadeniz kıyısındaki Soçi’de Kış Olimpiyatları düzenlenecek. Hazırlıklar ise şimdiden başlamış: Yeni otellerin inşa edilmesi, havaalanının tadilattan geçirilmesi gerekiyor. Rusya’nın en zengin adamı Oleg Deripaska da inşaat sektöründeki bu canlanmadan faydalanmak istiyor. Kısa bir süre önce Alman Hochtief firması ile Avusturya holdingi Strabag'ı satın almış. Moskova’daki Kızıl Meydan’da dikkatlerden kaçmayan yeni otel inşaatında ve birçok farklı şantiyede şimdi Hochtief tabelası dikkati çekiyor.
Rusya’nın en zengini
Sadece özel kişiler değil, Rus devleti de yer altı kaynakları sayesinde kazançlarına kazanç katıyor: Petrol ve doğal gaz sayesinde devlet rezervlerinde 100 milyar, refah fonlarında 20 milyar dolar birikmiş durumda. Bu paranın da en fazla kar getirecek şekilde yatırıma dönüştürülmesi gerekiyor. Geçtiğimiz bahar, devlete ait uçak yapım şirketi OAK, Almanya’nın Rostock ve Warnemünde kentlerinde ard arda tersaneler satın aldı. Şirket, bu tersanelerde kuzey kutbundaki petrol ve doğal gazın taşınması için özel gemiler inşa edecek. Bilimler Akademisi Avrupa Enstütüsü’nden Vladislav Belov'a göre bu örnek bile, Batı’da Rus sermayesi ile ilgili çekincelerin ne kadar yersiz olduğunu gösteriyor. Belov, “Doğu Almanya’da son alınan tersane, Rus yatırımcıların sadece kar peşinde olmadıklarını, sosyal sorumluluğa da önem verdiklerini gösteriyor. Örneğin söz konusu tersanede işyerleri bu sayede korunmuş oldu” diyor.
Yatırımlar dörde katlandı
Rus yatırımlarına şüpheli yaklaşılsa da sayıları çığ gibi büyüyor: Sadece Almanya’ya Rus yatırımları 2003 yılından 2006'ya kadar en az dörde katlandı ve yaklaşık üç buçuk milyar Euro’ya ulaştı. Kozmetik, moda, turizm şirketleri, hatta medya kuruluşları bile Rus yatırımcıların satın alınacaklar listesinde yer alıyor. Çelik sanayinin lideri Mordaşov, TUI firmasının yüzde 15’ini, Aleksander Lebedev ise Ögertours’u gözüne kestirdi, film yapımcısı Lesnevski ise bir televizyon kanalını satın aldı.
“Niyetimiz kötü değil!”
Rus yatırımcıların kimi parasını bankaya yatırarak faiz alma yolunu seçiyor, kimisi ‘know-how’a harcıyor, kimisi ise yatırımları sayesinde Batılı sermayeyi güvence altına alıyor. Aynı, Gazprom ve Sberbank gibi dev Rus işletmelerindeki hisselerini satarak Alman Deutsche Bank'tan hisse alan milyarder Kerimov gibi.
Rusya Devlet Başkanı Medvedev de yaz başında Petersburg'da düzenlenen Ekonomi Forumu'nda Batılı ülkelerin şüphelerini gidermeye şu sözlerle çalışıyordu: “Bizim yurtdışı yatırımlarımız kesinlikle spekülatif ya da saldırgan bir karakter taşımıyor. Pek çok örnek, şirketlerimizin var olan işyerlerini korumakla kalmayıp yeni iş alanları açtığını gösteriyor.”
Ancak Dessau gibi bu görüşle çelişen örnekler de mevcut: 2006 yılında Rus firması Transmasch Holding araç teknolojileri alanında çalışan Dessau firmasını satın aldı. Bu yılın mayıs ayında konkordato ilan eden şirkette çalışanların üçte biri işini kaybetti. Rus demiryolları da Transmasch’ın sahipleri arasında bulunuyor; ancak şirket yetkililerinden eser yok. Bu gibi örnekler Rus yatırımcılara karşı Avrupa’da güveni sarsıyor.