1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Seçim kampanyasında mülteciler geri planda

20 Haziran 2018

Seçim kampanyaları boyunca Suriyeli mültecilerle ilgili somut vaatler öne çıkmadı. Partilerin ve cumhurbaşkanı adaylarının seçim dönemindeki söylemlerinde kendi tabanlarının Suriyelilere yönelik yaklaşımı etkili oldu.

Syrische Flüchtlinge Syrien Muslime Slowakei will keine Muslime aufnehmen
Fotoğraf: picture-alliance/AP Photo/Emrah Gurel

Erken seçimlerin ilan edilmesinden bu yana, gerek siyasi partiler gerekse cumhurbaşkanı adayları, seçim kampanyaları boyunca çok sayıda vaatte bulundu. Suriye politikası ve buna bağlı olarak Suriyeli mülteciler de seçim vaatleri arasında kısmen yer alıyor. Peki adayların ve partilerin Suriyeliler konusunda duruşları nasıl?

AKP: Güçlü bir veri sistemi oluşturacağız

AKP'nin seçim beyannamesinde Suriyelilerle ilgili, güvenilir bir veri sistemi oluşturuması ve geçici koruma kapsamındaki 3,5 milyon Suriyelinin verilerinin güncellenmesi gibi vaatler yer alıyor. "Suriyeli kardeşlerimiz için toplam 31 milyar dolar harcadık" vurgusunu yapan iktidar partisi, komşu ülkedeki iç savaşın siyasi çözümle sonuçlandırılması için çaba sarf edileceği vaadinde bulunyor. Beyannamede ayrıca, Suriyeli mülteciler konusunun uluslararası arenada gündemde tutulacağı belirtiliyor.

CHP: Haksız rekabetin önüne geçeceğiz

CHP seçim beyannamesinde, "Suriyeli sığınmacı krizi sadece yarattığı insani dramlar nedeniyle değil, ülkemize yüklediği ekonomik maliyetlerden dolayı da ciddi bir sorun haline gelmiştir" görüşüne yer veriyor. Partinin Suriyelilerle ilgili vaatleri "Suriye'de Savaşın Sona Erdirilmesi" başlığı altında toplanmış.

Barışçıl çözüm sonrasında geçici koruma altındaki Suriyeliler arasında dileyenlerin mağdur edilmeden, aşamalı olarak, güvenli bir biçimde ülkelerine geri dönüşünü ve Suriyelilere yapılan yardımların şeffaf ve denetlenebilir olmasını sağlamak, vaatler arasında yer alıyor. CHP ayrıca, Suriyelilerin vergiden ve yasal yükümlülüklerden muaf şekilde iş yaparak haksız rekabet yaratılmasının önüne geçeceği vaadinde de bulunuyor. 

Türkiye'deki Suriyelilerin önemli bir kısmı ucuz iş gücü olarak kullanılıyor, buna çocuk yaştakiler de dahil. Fotoğraf: picture-alliance/AP Photo/L. Pitarakis

İYİ Parti: Vatandaşlık değil, geçici ikamet

İYİ Parti, yeni bir Suriye politikası uygulayacaklarını ifade ettiği seçim beyannamesinde, "Suriyeli misafirlerimizin ülkelerine geri dönmelerini sağlayacağız” diyor. Göç sorununa ilişkin uluslararası iş birliğinde bulunacaklarını belirten parti, mülteci akınını önlemeye yönelik politikalar geliştireceklerini dile getiriyor. Seçim vaatleri arasında, geçici koruma altındaki Suriyelileri "kontrol altına” almak, Suriyelilerin vatanlarına dönmesi için Suriye devletiyle işbirliği yapmak, Türkiye'de doğan çocukların anne ve babalarına vatandaşlık değil, geçici ikamet vermek ve yeni geçici koruma ve iltica taleplerini kabul etmemek var.

MHP ve Saadet'ten somut vaat yok

MHP'nin seçim bildirgesinde, Suriyeli mültecilere yönelik herhangi bir vaat bulunmamakla beraber, "Suriye'de yaşanan iç savaşın ardından, ülkenin barış ve istikrara kavuşması partimiz açısından millî beka meselesi olarak kabul edilmektedir" deniyor. Saadet Partisi, Suriye gibi kriz bölgelerinde huzur ve barışın tesisi için özel çalışmalar başlatacaklarını belirtiyor.

HDP'den eşit toplum vurgusu

Mültecilere eşit yurttaşlık hukuku kapsamında, özgür ve eşit bir toplum inşa etme vaadinde bulunan HDP ise mülteci ve sığınmacılarla ilişkileri "yardım kampanyası” üzerinden değil, "hak konsepti” üzerinden kuracağını belirtiyor.

Türkiye'deki 3,5 milyon Suriyelinin yaklaşık 220 bini kamplarda yaşıyor. Fotoğraf: picture-alliance/AP Photo/L. Pitarakis

Cumhurbaşkanı adayları ne diyor?

Yalnızca siyasi partiler değil, cumhurbaşkanı adayları da seçmenlerine miting alanlarından Suriyeliler konusunda sesleniyor. "Vatandaşlığa almadığım zaman kaçak çalışıyorlar” diyen AKP'nin cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, Mayıs ayında yaptığı konuşmada gerekirse Suriyelilerin vatandaşlığa alınacağını ifade etti.

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ise Osmaniye'de yaptığı konuşmada, Suriye ile ilgili politikalarının net olduğunu belirterek, "Suriye içinde ve dışında yaşayan herkesle Birleşmiş Milletler gözetiminde bir seçim isteyeceğiz. Suriye'de yeni bir anayasa yapılmalı. Bunlar sağlandıktan sonra burada kalmazlar” dedi. İnce, bir televizyon kanalında ise bayramda Suriye'ye dönüp geri gelenler için, "Eğer gidip 10 gün kalıp geri gelebiliyorsan, kal orada devamlı. Gittikten sonra kapatırım kapıyı kalırsın. Burası aşevi mi? Ülkemin insanları işsiz” diye konuştu.

İYİ Parti'nin cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, çok sayıda Suriyelinin yaşadığı Gaziantep'ten seslenirken, herkesin vatanında mutlu olduğunu belirterek, "Size söz veriyorum 2019'un Ramazan ayında 81 ilden temsilcimizle Suriyeli kardeşlerimizle Suriye'de beraber iftar açacağız inşallah” dedi.

Suriyelilerle ilgili vaatler nasıl yorumlanıyor?

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü eski başkanı Prof. Dr. İlhan Uzgel, siyasi partilerin söylemini toplumsal algı, tutum ve tepkilerin belirlediğini söyledi. Uzgel, "Maalesef çok kısa bir süre içinde çok yüksek sayıda bir mülteci akını olması Türkiye'de çok iyi karşılanmadı. Bu ölçüde bir göç dalgası tepki yarattı ve en başından beri siyasetçiler bu konuda pozitif bir söylem geliştirmediler” diyor.

Türkiye'de, Avrupa'dan farklı olarak açık bir Suriyeli karşıtlığı geliştirilmese de seçimler yaklaştıkça Suriyeliler konusunun gündeme gelmeye başladığını ifade eden Uzgel, Erdoğan eskiye göre söylem değiştirdiğini ve bunda da kendi seçmenindeki Suriyeli karşıtlığının etkili olduğunu düşünüyor. CHP'nin ise birçok konuda olduğu gibi Suriyeliler konusunda da net bir politika geliştiremediğini dile getiren Uzgel, "Parti sözcüsünün Suriyeli karşıtı söylemleri arada dikkat çekse de, kapsamlı bir plan getirmedi. Cumhurbaşkanı adayı İnce ise seçim kampanyasında açık bir şekilde Suriyelilerin bir hedef olarak hepsinin geri gönderilmesi gerektiğinden bahsetti” diye ekliyor.

Türkiye ile AB arasında 2016'da yapılan anlaşmayla Suriyeli mültecilerin Avrupa'ya kaçak göçü büyük ölçüde durduruldu. Fotoğraf: Reuters/Y. Behrakis

"En olumsuz tutum CHP ve İYİ Parti'de"

Gerek Erdoğan gerekse AKP'nin Suriyelileri "günah keçisi" ilan etme konusunda çok hevesli olmadığını düşünen İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Erdoğan, "Misafirperverlik ve din kardeşliği Suriyelilere yönelik 'tahammülün' temelini oluşturuyor ve Erdoğan'ın söyleminde somutlaşıyor” diyor.

Suriyelilere karşı en olumsuz tutumların CHP ve İYİ Parti taraftarlarında olduğunu gördüklerini belirten akademisyen, hem sosyal mesafenin hem de tehdit algısının bu iki parti tabanında daha yüksek olduğunu belirtiyor.

Seçim döneminin, parti liderlerinin de bu durumun farkında olduğunu gösterdiğini ifade ederek, "İYİ Parti hem parti liderinin sözlerinde hem de diğer önde gelenlerinin ifadelerinde gittikçe somutlaşan bir Suriyeli karşıtlığını ortaya koydu. Muharrem İnce dahi Suriyeli karşıtı bir söylemi benimsedi” diye ekliyor. Söz konusu karşıtlığın parti tabanlarındaki olumsuz algıyı yansıttığı kanaatinde olan Doç. Dr. Erdoğan, bu durumun CHP ve İYİ Parti için iyi bir oy devşirme aracı olarak işlev gördüğünü düşünürken, AKP'nin de bu seçim döneminde Suriyelileri "aşkla savunmadığını” dile getiriyor.

Burcu Karakaş/İstanbul

© Deutsche Welle Türkçe

 

 

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik