Serkan Çalar'ın öldürülmesi davasında karar açıklanacak
9 Temmuz 2026
Almanya'da 2 Şubat 2026 tarihinde yaptığı bilet kontrolü sırasında uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Serkan Çalar'ın ölümüne yol açmakla suçlanan Ioannis V. hakkındaki davada karar bugün açıklanacak.
Dava, Almanya'nın Zweibrücken kentindeki Eyalet Mahkemesi'nde görülüyor.
Yunanistan vatandaşı 26 yaşındaki sanık, yargılama sırasında Alman demiryolları Deutsche Bahn çalışanı kondüktör Çalar'a saldırdığını itiraf etmiş ancak öldürmek amacı taşımadığını söylemişti.
Savcı Christian Horras ise 7 Temmuz Salı günü sunduğu mütalaasında, sanığın "ölümle sonuçlanan kasten ağır yaralama" suçundan cezalandırılmasını talep etti.
Serkan Çalar trende nasıl saldırıya uğradı?
Rheinland-Pfalz ile Saarland eyaletleri arasındaki trendeki gerginlik, kondüktör Çalar'ın sanığın geçerli bir bileti olmadığını anlaması üzerine kendisinden kimlik ve ikamet bilgilerini istemesi üzerine çıkmıştı.
Sanık, böyle durumlarda yolculardan istenen bu bilgileri vermeyi reddetmiş, ardından bir sonraki istasyonda trenden inmesini talep eden Çalar'a aniden saldırmaya başlamıştı. Sanık, Çalar'ı kafasına vurduğu sert yumruk darbeleri ile ağır yaralamıştı. İki çocuk babası Çalar, kaldırıldığı hastanede iki gün sonra yaşam mücadelesini kaybetmişti.
Hem görgü tanıklarının ifadeleri hem de trendeki güvenlik kameraları kayıtları, sanığın büyük bir öfkeyle Çalar yere düştükten sonra da sert darbelerle saldırdığını ortaya koymuştu.
Olay Almanya'da infiale yol açmış, Çalar'ın kamuoyunda ölümü büyük üzüntü yaratmıştı. Beş erkek kardeşin en büyüğü olan 36 yaşındaki Çalar, iki çocuğunu tek başına büyüten bir babaydı.
Savcı: Öldürme kastı tespit edilemedi
Savcılığın ilk hazırladığı iddianame davanın "cinayet" suçlamasıyla görülmesi yönünde olsa da mahkeme heyeti cinayet için yeterli kanıt tespit edilmediğine hükmetmiş ve yargılamanın "ölümle sonuçlanan kasten ağır yaralama" suçuyla yürütülmesine karar vermişti. Savcı da daha sonra sunduğu görüşte sanığın olay anında öldürme kastıyla hareket ettiğinin tespit edilemediğine işaret etmişti.
Davanın ilk günlerinde Çalar'ın ailesi, yakınları ve mesai arkadaşları da salonda hazır bulundu. Özellikle Çalar'ın saldırı anına dair görüntülerin izlenmesi ve aynı vagonda olaya tanık olup ilk yardımda bulunan yolcuların dinlenmesi sırasında duygusal anlar yaşandı.
Çalar'ın ailesi ise mahkemenin davayı "adam öldürme" veya "cinayet" suçlaması kapsamına almamasına tepki göstermiş, bu şekilde adaletin tecelli edeceğine inanmadığını belirtmişti.
Bilirkişi: Sanığın cezai ehliyeti var
Lüksemburg'da ikametgahı bulunan sanığın yargılanmasına iki hafta önce başlandı. Hazırlanan bilir kişi raporunda Ioannis V.'nin cezai ehliyetinin bulunduğu saptandı.
Davanın ilk duruşmasında Yunanca yaptığı açıklamada bir tercüman aracılığıyla özür dileyen sanık, yaşananların "gözünü kör eden bir öfke anında" meydana geldiğini ileri sürdü.
Sanık Ioannis V., tanık olarak dinlenen yakınlarının ifadesine göre kripto para birimleriyle spekülasyon yapmış, kendisine ait olan ve ailesinin ona ödünç verdiği yüksek miktarda parayı bu şekilde kaybetmişti.
Olay günü de Ioannis V.'nin, Serkan Çalar'a saldırdığı tren yolculuğundan önce, banka hesapları bloke edildiği için Lüksemburg'dan Almanya'nın Heidelberg kentine para çekmeye gittiği; bu yolculuk sırasında bindiği bir Fransız treninden de bileti olmadığı için indirildiği ortaya çıkmıştı.
Demiryolu çalışanlarına her gün ortalama beş saldırı
Almanya İçişleri Bakanlığının verilerine göre, bu sene ülkede günde ortalama demiryolu çalışanlarını hedef alan 5,5 saldırı kayda geçti. Muhalefetteki Sol Parti'nin verdiği bir soru önergesine cevap veren İçişleri Bakanlığı, sadece yılın ilk beş ayında bin 630 demiryolu çalışanı ile 4 bin 672 federal polisin saldırıların kurbanı olduğunu açıkladı. Almanya'da Federal Polis, hudutlar kadar demiryollarındaki güvenlikten de sorumlu bulunuyor.
Demiryolu çalışanları açısından bakıldığında, Ocak ayından Mayıs sonuna kadar kayıtlara geçen 662 kasten yaralama, 175 nitelikli kasten yaralama ve 661 tehdit vakası bulunuyor. Federal polise yönelik suçlarda ise 3 bin 734 vakada memura mukavemet, buna ek olarak bin 427 fiili saldırı und 875 tehdit vakası meydana geldi. Ancak bu vakalar sadece kayıt altına alınanları yansıtıyor, gerçek sayıların çok daha yüksek olduğundan yola çıkılıyor.
DW/ETO,HS