1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasına AB'den tepki: Hükümsüz

21 Ekim 2026

Halife Hafter'in kontrolündeki Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye deniz yetki anlaşmasını onaylamasına Yunanistan, Kıbrıs ve AB'den sert tepki geldi.

Aksi istikametlerde dalgalanan Türkiye ve AB bayrağı.
Hafter'in Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasına onayı AB-Türkiye hattında gerilime yol açtı. Fotoğraf: Imago/F. Sorge

Türkiye'nin 2019'da Trablus hükümetiyle imzaladığı Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nı dün Halife Hafter'in kontrolündeki Libya Temsilciler Meclisinin de onaylaması geniş yankı buldu.

Söz konusu mutabakat muhtırası 2019 yılında Türkiye ile Birleşmiş Milletler'in (BM) tanıdığı Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanmıştı.

Türkiye, o dönem Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin en büyük siyasi ve askeri destekçisi konumundaydı.

Libya'nın doğusunu kontrolü altında tutan Halife Hafter'in yedi yıl sonra Türkiye-Libya deniz yetki anlaşmasına onay vermesi başta Atina olmak üzere Avrupa başkentlerini kızdırdı.Fotoğraf: Vadim Savitsky/ITAR-TASS/IMAGO

İkiye bölünmüş Libya'nın doğusundaki Hafter yönetimi ise hasım olarak gördüğü Türkiye ile imzalanan muhtırayı reddederek boykot kararı almıştı.

Yedi yıl aradan sonra, Türkiye'nin Libya'nın doğusunu kontrol eden Halife Hafter ile yakınlaşma sürecinin bir sonucu olarak dün bu bölgedeki Temsilciler Meclisi de anlaşmayı oy birliği ile onayladı.

Türkiye memnun: İş birliği daha da derinleşecek

Türk Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklama ile muhtıranın onaylanmasından memnuniyet duyulduğuna vurgu yaparken, "Söz konusu Mutabakat Muhtırası uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözetmekte olup ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin daha da derinleşmesine katkı sağlamaktadır" görüşünü savundu.

Açıklamada ayrıca "Türkiye, uluslararası hukuka saygılı tutumu doğrultusunda, Akdeniz havzasında güven, istikrar ve barışın temini için tüm ortaklarla birlikte çalışma iradesini sürdürecektir" denildi.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran da Hafter yönetiminin onayını "Türkiye-Libya ilişkileri ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler açısından önemli ve memnuniyet verici bir adım" olarak nitelendirdi.

Duran sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, Mavi Vatan'daki meşru hak ve menfaatlerini korurken, dost ve kardeş Libya ile ilişkilerini geliştirmeyi, Doğu Akdeniz'de adil paylaşımı, barışı ve istikrarı desteklemeyi sürdürecektir" ifadelerine yer verdi.

Hafter'in, mutabakatın imzalanmasından 7 yıl sonra verdiği onay, Türkiye'de iktidara yakın medyada "Yunanistan ve İsrail'in planları suya düştü" başlıklarıyla duyuruldu.

Atina: Yasadışı, geçersiz ve hükümsüz

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise yayımladığı açıklama ile "sözde mutabakatı onaylama kararının reddedildiğini" duyurdu. 

Açıklamada "Bu karar, söz konusu mutabakatın hâlâ yasadışı, geçersiz ve hükümsüz olduğu, uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğu ve bölgedeki devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiği gerçeğini değiştirmez" ifadelerine yer verilirken, Yunanistan'ın "egemenlik haklarını korumak için gerekli tüm önlemleri alacağına" vurgu yapıldı.

"Coğrafya ve uluslararası deniz hukuku, tek taraflı ve hukuki dayanağı olmayan parlamento kararlarıyla değiştirilemez" denilen açıklamada, Atina'nın hukuki itirazlar sıralandı, Libya'ya da "uluslararası hukuka aykırı olan ve Doğu Akdeniz'deki istikrarı zedeleyen her türlü eylemden kaçınma" çağrısı yapıldı.

Kıbrıs Cumhuriyeti: Egemenlik haklarını ihlal ediyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti de Türkiye ile Libya arasındaki muhtırayı "yasa dışı" olarak nitelendirerek bu anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını kınadı.

Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Sözde 'mutabakat metni', üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmekte olup, adaların Münhasır Ekonomik Bölge ve kıta sahanlığı da dahil olmak üzere deniz bölgelerine ilişkin haklarına dair Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin ve uluslararası hukukunun kabul görmüş ilkelerine aykırıdır" denildi.

Açıklamada "Bu nedenle, Dışişleri Bakanlığı söz konusu 'mutabakat metnini' hâlâ hukuka aykırı, geçersiz ve hükümsüz olarak değerlendirmeye devam etmektedir ve bu metnin üçüncü devletler karşısında hiçbir hukuki etkisi bulunmamaktadır" ifadeleri yer aldı.

AB'den Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışma 

Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin üyesi olduğu AB'den de art arda açıklamalar geldi.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Libya Temsilciler Meclisi'nin "sözde mutabakat muhtırasını" onaylamasına "derin üzüntü duyuyoruz" diyerek tepki gösterdi.

Costa, sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamasında "Bu anlaşma, üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmekte, deniz hukukuna aykırıdır ve geçersizdir" görüşüne vurgu yaptı, Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışma açıkladı.

Antonio Costa'nın açıklamasında Libya'ya yönelik her türlü dış müdahaleye karşı AB'nin iyi bilinen tutumunu bir kez daha yineleriz" vurgusu da dikkat çekti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Libya'ya "dışardan müdahaleye" karşı olduklarını kaydetti.

AB'nin bu mutabakat muhtırasına ilişkin pozisyonunun değişmediğini belirten Ursula von der Leyen, "Bu anlaşma, üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmekte, deniz hukukuna aykırıdır ve hükümsüzdür" görüşünü yineledi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ayrıca açıklamasında tıpkı Konsey Başkanı Costa gibi "Yunanistan ve Kıbrıs ile dayanışmamızı yineliyoruz" sözlerine vurgu yaptı.

Hafter cephesinden: Geçmiş ihtilaflar geride bırakılıyor

İkiye bölünmüş Libya'da ise her iki taraf da Türkiye ile deniz yetki alanları anlaşmasının onaylanmış olunmasından memnun.

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutanı Halife Hafter'in oğlu ve yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter Türkiye ile imzalanan muhtıranını onaylanmasının ardından "bu geçmişteki ihtilafların geride bırakılmasına dönük bir adım" açıklamasını yaptı.

Saddam Hafter, Türkiye ile mutabakat muhtırasını "Libya'nın Akdeniz'deki ekonomik çıkarlarını korumaya yönelik bir araç" olarak nitelendirdi ve Türkiye'yi "önemli bir bölgesel güç" olarak tanımladı.

Dün MİT Başkanı İbrahim Kalın'ı ağırlayan Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe de anlaşmanın onaylanmasından memnuniyet duyduğunu duyurdu.

Trablus'taki Libya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada mutabakatın onaylanmasının Türkiye ile ilişkilerde olumlu bir gelişme olduğuna vurgu yapıldı, iş birliğinin "uluslararası hukukun ilgili kuralları ve ilkeleri doğrultusunda devam edeceği" belirtildi.

Reuters, AFP, AP/ DA, JD

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği