Türkiye S-400 çıkmazından nasıl kurtulacak?
18 Aralık 2025
Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı son yılların en tartışmalı konularından biri S-400 hava savunma sistemleri. Uzmanlara göre Ankara'nın bu çıkmazdan kurtulmasının çeşitli yolları var; ancak çoğu Rusya'ya bağlı bulunuyor.
Türkiye'nin Rusya'dan 2017'de aldığı ve pek çok uzmana göre o günden beri hava savunmasını kilitleyen S-400'ler, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde Amerikalı yetkililerle yapılan F-35 pazarlıklarının ana gündem maddelerinden birini oluşturuyor.
Son olarak da Bloomberg'in haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile geçen hafta Türkmenistan'da yaptığı görüşmede S-400 hava sistemlerinin iadesini gündeme getirdi.
Bu kapsamda ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da geçen hafta yaptığı açıklamada, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil olma talebi ile Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi konusundaki görüşmelerin devam ettiğini belirtmişti.
S-400'lerle ilgili gelinen son durum ne?
Türkiye'nin bir süredir ABD ile yaptığı görüşmeler tarafların pozisyonunda yeni bir gelişme olmaması durumunda S-400'lerden nasıl vazgeçileceği noktasına kitlenmiş durumda.
EDAM Direktörü Sinan Ülgen DW Türkçe'ye değerlendirmesinde ABD'nin Türkiye için şart koştuğu "sahip olmama" ilkesinden geri adım atmadığını ve Büyükelçi Barrack'ın geçen haftaki demecinde buna işaret ettiğini hatırlatarak, şöyle konuşuyor:
"Oysa ki aslında yani biraz belki esneklik gösterilse başka formüller de söz konusu olabilir. Şu anda bu müzakerelerin niteliği konusunda elimizde çok bilgi yok ama büyükelçinin açıklamalarından, ABD'nin resmi tutumundan geri adım atmadığını ve esneklik göstermek istemediğini anlıyoruz. Böyle olunca da sorumluluk Türkiye'nin bu şartı yerine getirmesine odaklanıyor."
Büyükelçi Barrack, son verdiği demeçte S-400 meselesinin ve buna bağlı F-35 engelinin önümüzdeki 4 ila 6 ay içinde çözülebileceğine inandığını belirtirken, asıl sorun olarak sistemin Türkiye'nin mülkiyetinde olmasını göstermişti. Barrack bunun hukuki gerekçesini "ABD yasalarında açıkça belirtildiği üzere, Türkiye'nin F-35 programına geri dönebilmesi için S-400 sistemine artık sahip olmaması (no longer possess) ve sistemi kullanmaması gerekiyor" sözleriyle hatırlatmıştı.
Fenerbahçe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuba Eldem de S-400 meselesinin Türk dış politikasında "yalnızca bir tedarik tercihi değil, Ankara'nın Batı ile olan ontolojik güvenlik ilişkisinin bir testi haline gelmiş durumda" olduğuna dikkat çekiyor.
Eldem, Ankara'nın epeyce uzun zamandır bu krizin artık sürdürülebilir olmadığının farkında olduğunu söyleyerek bu nedenle bir çıkış yolu aradığını belirtiyor.
S-400'lerden kurtulma yolları neler olabilir?
Peki Türkiye S-400'lerden nasıl kurtulabilir? DW Türkçe'ye konuşan savunma alanında uzmanlaşmış haber ve analiz platformu TurDef Genel Yayın Yönetmeni Özgür Ekşi ise sistemden kurtulma için olası yolları şöyle sıralıyor:
"Birincisi Rusya'dan izin alıp bir başka ülkeye satabiliriz. İkincisi Rusya'ya geri satarız ya da iade ederiz bir şekilde. Üçüncü olasılık ise biz bunu parçalara ayırır, demonte eder ve herkese de gösteririz. Ama demonte etmek için de Rusya'dan izin almamız gerekir. Bu yöntemde füzeleri işe yaramaz hale getirmek ve füzeden daha önemli olan radar istasyonunun kendisini demonte etmek gerekir."
S-400 sisteminin etkisiz hale getirilmesine yöntemine ilişkin olarak Ülgen de şunları söylüyor:
"En uç noktada Türkiye bu sistemi işlevsiz hale getirir yani kullanılamayacak bir nitelik kazandırır ve artık bu bir S-400 olmaktan çıkar. Yani radarını bozar, parçalara ayırır, vb. Ama bunu hükümetin seçmene anlatması daha zor. Çünkü o zaman meşru bir şekilde 'bu sistemi alarak 1,3 milyar dolar para verdin ve sonra niye kullanılmaz hale getirdin' gibi sorular çıkar. Dolayısıyla bu formül hükümet bakımından iyi bir formül değil."
Bu arada Türkiye iki parti olarak anlaştığı S-400 sistemlerinden sadece birini almış durumda. Savunma uzmanlarına göre bu sistem iki parça konumlandırılması halinde daha etkin şekilde çalışabiliyor.
"S-400'ü olan Hindistan'a F-35 nasıl teklif edilebiliyor?"
Ekşi'nin dikkat çektiği bir başka husus ise konunun teknik değil daha çok siyasi olduğu yönünde ve bunu şöyle açıklıyor:
"Bence şu soruya da yanıt aranmalı: Türkiye'de S-400 var diye F-35 verilmiyorsa, S-400 bulunduran Hindistan'a F-35 nasıl teklif edilebiliyor?"
Trump, Şubat 2025'te Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile yaptığı görüşmede, Hindistan'a F-35 savaş uçaklarını satmayı teklif etmişti. Bu teklif ABD'nin Hindistan'ı Rus askeri teknolojisinden uzaklaştırma stratejisinin bir parçası olarak görülürken, Hindistan teklifi reddetmişti.
Ülgen, ABD'nin F-35 ile S-400'ün aynı coğrafyada çalışmasını istemediğini söyleyerek, Türkiye'nin yurt dışındaki askeri üslerine yerleştirme yönteminin de yine bir dönem konuşulduğunu hatırlatıyor.
Ancak Ülgen'in bu ihtimale ilişkin dikkat çektiği önemli nokta ise Türkiye bu sistemi Libya ya da başka bir coğrafyadaki askeri üssüne gönderse bile F-35 alabilmesinin şartını hukuki olarak yine karşılayamıyor.
Çünkü ABD yasalarına göre CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Türkiye'nin S-400 sistemlerini aktive etmemesi yeterli değil ve sistemin "mülkiyet ve zilyetliğinin" tamamen sona ermesi gerekiyor. Bu hukuki düzenleme sistemin Türkiye topraklarında atıl halde tutulmasını dahi yaptırımların kalkması önünde engel olarak tanımlıyor.
Rusya sistemi geri almaya istekli olur mu?
Ankara'da resmi kaynaklar şu ana kadar Bloomberg'in haberini ne doğrular ne de yalanlarken, Türkiye'nin tüm savunmasını kitleyen S-400 sisteminden kurtulmak istediği ve bunun için yol arayışında olduğu bilinen bir unsur.
Ankara'da yapılan değerlendirmeler S-400'lerden vazgeçmenin ABD ile ilişkileri daha da geliştireceği, ABD yaptırımlarının kaldırılmasına ve F-35 savaş uçaklarına erişilmesine imkân verebileceği yönünde.
Ülgen, bu teklifin başarı şansını çok yüksek görmüyor ve bunu şöyle açıklıyor:
"Rusya bunu Türkiye'ye satmakla aslında sadece para almadı. Hem Türkiye-Amerika ilişkilerinde hem NATO içerisinde sorun yarattı. O sorunu çözmeye üstüne bir de para vererek pek gönüllü olacağını düşünmüyorum. Onun için bu formülün ben çok gerçekçi olmayacağını düşünüyorum ama bir yararı Türkiye'nin bu sorundan kurtulmak istediğini göstermesi bakımından olabilir."
Ekşi de bir dönem sistemin İncirlik Hava Üssü'ne yerleştirilmesinin de konuşulduğunu ancak ABD'nin bunu istemediğini söyleyerek, Rusya'nın sistemi geri almak isteyip istemeyeceği ile ilgili şöyle konuşuyor:
"İşin ucu Rusya'ya gelip dayanıyor. Orada ortada şu soru var: Rusya elinde NATO'da sorun çıkartan ve Türkiye'yi F-35'siz bırakan bir güç varken bu güçten vazgeçer mi?"
Rusya, S-400'leri geri almayı neden isteyebilir?
Bu arada Rusya'nın bu sistemi geri almak isteyebileceğini düşünen uzmanlar da var.
Eldem, bu yeni çözüm arayışının Rusya açısından prestij ve anlatı problemi yaratması ve NATO içindeki yapısal çatlağı bertaraf edecek olması nedeniyle zor görüldüğünü belirterek, "Tarihte de bu pek görülen bir durum değil; ancak Ukrayna Savaşı'nın getirdiği konjonktürel durum düşünüldüğünde bu imkânsız olmayabilir" diyor.
Ukrayna'daki yıpratma savaşının Rus hava savunma şemsiyesinde yarattığı boşlukları kapatmak için Rusya'nın bu formüle sıcak bakabileceğini söyleyen Eldem, Rusya'nın son iki yılda daha önce çeşitli ülkelere sattığı bazı savunma ürünlerini geri almayı talep ettiğini hatırlatıyor ve şöyle konuşuyor:
"Rusya'nın S-300 ve S-400 bataryalarında yaşadığı kayıplar düşünüldüğünde Türkiye'deki iki hazır sistem Rusya için yeni üretim beklemeden hemen sahaya sürülebilecek bir 'enjeksiyon' etkisi yaratabilir."
Eldem, Hindistan'ın Rusya ile S-400 anlaşmasının son iki bataryasını hâlâ beklediğini de anımsatarak, Türkiye'den geri alınacak sistemlerin Rusya tarafından yenilenmiş olarak Hindistan'a yönlendirilebileceğini belirtiyor.
Rusya'nın istekli olabileceğine dair üçüncü bir etken olarak ise Eldem şunları söylüyor:
"Türkiye'nin ABD ile F-35 pazarlığı kapsamında bu sistemleri 'teknik denetime' açma ihtimali, Rus teknolojisinin gizliliğini tehdit etmekte. Geri alması hâlinde Rusya, sistemlerin içindeki kritik yazılımların NATO uzmanlarınca incelenmediğine dair teknik denetim hakkı ya da bu incelemenin yapılmış olması ihtimaline karşılık büyük bir istihbari tazminat paketi talep edebilir."
Eldem, iade karşılığında Moskova'nın "Ukrayna'ya yapılan İHA/SİHA sevkiyatının sınırlandırılması, Türkiye'nin Ukrayna ile yürüttüğü ortak motor üretimi gibi projelerin askıya alınması, Suriye'de yeni alanlar açılması ve savaştan sonra Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından en katı şekilde uygulanmaya devam edilmesi" gibi talepler öne sürebileceğine de işaret ediyor.