1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Türkiye'de günlük vaka sayısı 50 bine dayandı

6 Nisan 2021

Türkiye'de koronavirüs salgını daha önce görülmemiş boyutlara ulaştı. Günlük yeni vaka sayıları 24 saat zarfında 7 bin artarak 50 bine dayandı. Peki, bu gidişat neyi gösteriyor? Uzmanların çözüm önerisi ne?

Fotoğraf: DHA, Demirören Nachrichten Agentur

Türkiye'de koronavirüs salgınında günlük vaka sayısında rekor artış kaydedildi. Sağlık Bakanlığı'nın 6 Nisan gününe ilişkin paylaştığı verilere göre; son 24 saat içerisinde yapılan 271 bin 547 testten 49 bin 584'ü pozitif çıktı. Bu, bir gün zarfında yaklaşık 7 binlik artışla, Türkiye'de pandeminin başından bu yana kaydedilen en yüksek günlük yeni vaka sayısı oldu.

Peki, bu hızlı artış nereden kaynaklanıyor? Halk sağlığı uzmanı ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sarp Üner, son günlerde iyice belirginleşen tabloya mart başında tedbirlerin gevşetilmesinin sebep olduğunu, derhal 28 gün kapanmaya gidilmesi gerektiğini söylüyor.

"28 günlük tam kapanma gerekiyor"

"Önlemleri kaldırabilmek için temel kural, vaka sayısının en az iki hafta boyunca azalması, hastane yatışları ve yoğun bakımdaki hasta sayısının düşmesidir." diyen Prof. Dr. Üner, Türkiye'de tam aksine mart başında önlemlerin kaldırıldığına dikkat çekiyor ve "Hemen şimdi 28 günlük tam kapanmaya gitmemiz lazım. Bunu vatandaşları sosyal anlamda destekleyerek, ekonomik kayıplarını karşılayarak yapmamız gerekiyor" diyor.

"Fabrikalar kapatılmalı, uluslararası seyahat durdurulmalı"

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Onur Naci Karahancı da kapanmanın daha geniş boyutta uygulanmasını ve desteklerle paralel ilerlemesi gerektiğine vurgu yapıyor:

"Asıl kapatılması gereken yerlere bir an evvel müdahale etmek gerekir, mesela fabrikalar. Hayati olmayan fabrikaları kapatmak, işçilerin ücretlerini de ödeyerek bir araya gelmelerini engellemek gerekir. Hele hele uluslararası dolaşımın, turizmdi vs. yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bunlar olmadıkça insanların yeşil alana çıkmasını engellemenin, güneşi görmesini engellemenin gerçekçi bir yanı yok."

"Bir bardak su ile yangını söndürmeye çalışacağız"

Dr. Onur Naci KarahancıFotoğraf: DW

Dr. Karahancı, hafta sonu yasaklarının geçici bir etkisi olduğunu söylüyor, kafe ve restoranların Ramazan ayında kapatılacak olmasının yeterli olmadığını ifade ediyor. "Mevcut bir yangın var ortada. Bu yangını ben Ramazan'da söndüreceğim diye 10-15 gün ötelediğimiz bir durum var." diyen TTB Merkez Konseyi Üyesi Karahancı, "O söndürmeyi de elinde en az suyu olan küçük işletmelerin suyundan alıp yapacağız ve bir bardak dökeceğiz. O zamana kadar dindirir mi, dindirir, ama yangın artacak mıdır, bu kaçınılmaz" ifadelerini kullanıyor.

"60 binleri görebiliriz"

Türkiye'de koronavirüs vakalarındaki artış endişelendiriyor. "Vaka sayıları nereye kadar yükselir?" sorusu gündemi meşgul ediyor. Mart başında 10 bin civarında olan günlük yeni vaka sayısının bir ay içinde dört katına çıkarak 40 bini geçtiğini hatırlatan halk sağlığı uzmanı Sarp Üner, "Ek bir önlem alınmazsa daha da artacağı aşikar. Normal şartlarda bu hızlı artış devam edeceği zaman 60 binli rakamları görebiliriz" öngörüsünde bulunuyor.

Prof. Dr. Sarp ÜnerFotoğraf: DW

"Toplumun yüzde 9'unu aşılayabildik"

Salgınla mücadelede en güçlü silah olarak aşılama kampanyası gösteriliyor. Peki, iki uzmanın Türkiye'deki aşılamaya ilişkin görüşleri neler?

Prof. Dr. Üner, "Rakam olarak baktığımızda çok fazla kişiye aşı yapmış gibi gözüküyoruz ama toplumun ancak yüzde 9'u tam aşılı halde. Önümüzde çok yol var, bunu çok hızlı tamamlamamız gerekiyor" ifadelerini kullanıyor. Benzer görüşte olan Dr. Karahancı da, "Öğretmenlerimizi hâlâ aşılayamadık. Öncelikle bunu halletmemiz, aşıya ulaşım sorununu ortadan kaldırmamız gerekiyor" diyor.

Türkiye'de aşı süreci hangi aşamada?

04:06

This browser does not support the video element.

"Ağır hasta sayısı son bir ayda iki katına çıktı"

Türkiye'de 65 yaş üzerinin aşılanması ise büyük ölçüde tamamlandı. Yoğun bakım hastalarının özellikle bu yaş grubundan oluştuğu düşünüldüğünde, vaka sayıları artsa dahi yoğun bakım doluluğunun ve servis yükünün eskisi kadar artmayacağı yorumları yapılıyor. Aralık ayı ortasında 6 bin sınırına dayanan ağır hasta sayısı şu anda yaklaşık 2.500. Ancak Prof. Dr. Üner, Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı ağır hasta sayısının son bir ayda iki katına çıktığına dikkat çekiyor ve "Bu hızla giderse, yakın bir dönemde hastanelerdeki doluluk oranı ve yoğun bakımların baskı altında kalma ihtimali çok fazla." uyarısında bulunuyor.

"Salgında kontrol kaybedildi" uyarısı

04:27

This browser does not support the video element.

"Vaka sayılarının doğru olmadığını düşünüyoruz"

Günlük yeni vaka sayılarında rekor düzeyde artış kaydedilirken, Sağlık Bakanlığı'nin salgın yönetimi de eleştirilere hedef olmaya devam ediyor. Sağlık emek örgütlerinin karar alma mekanizmasının dışında tutulmaya devam edildiği eleştirisini dile getiren TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Karahancı, "Bu nedenle hiçbir yerde merkezden gelen icazet almadan hiçbir karar alınamıyor" diyor. Türk Tabipleri Birliği ayrıca, salgınla ilgili gerçek verileri açıklamadığı için Sağlık Bakanlığı'nı eleştiriyor. "Şu an verilen vaka sayılarının da gerçekçi olmadığını" savunan Dr. Karahancı, "Bundan fazla vakanın olduğunu düşünüyoruz. Türkiye'de hâlâ filyasyon da yapılmamıştır, yapılan hasta takibidir. Bu hasta takiplerinin oldukça azaldığını ve eski etkinliğini kaybettiğini belirtmek gerekir." ifadelerini kullanıyor.

 

Batu Bozkürk

© Deutsche Welle Türkçe