Türkiye’ye AB uyarısı
2 Nisan 2008
Federal Meclis’in Dışilişkiler, Savunma, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma, İnsan Hakları ve İnsani Yardım Komisyonları’nda üye olan, sosyal demokrat politikacı Walter Kolbow, Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinden sonra gelinen nokta konusunda AB’nin nasıl bir politik tavır alacağına ilişkin şu ipuçlarını verniyor: “AB burada bir açmaz içerisinde bulunuyor. Bir yandan Kosova’nın bağımsızlığı konusunda aldığı kararları geri çekmesi, itibar kaybına uğramadan pek mümkün görünmüyor. Öte yandan Kosova’da başgösteren sorunların, bu ülkenin gelişmesini önleyecek türde büyük engeller oluşturacağı gözleniyor. Bu durumda en iyi çözüm, Kosova’nın federal bir yapıya kavuşturulması olabilir. Bu federal yapıda Sırplara sadece kişisel özgürlükler değil, toprak bağlamında özerklik de tanınabilir. Bu çözüm taraflar tarafından kabul görür mü, o, bilinmez. Diğer yandan, Sırbistan ve Kosova’nın Avrupa’daki geleceği bu iki ülke açısından nihai çözüm anlamına da gelmektedir. Zira Avrupa’nın sınırları gün geçtikçe kaldırılıyor; bu durum Kosova ve Sırbistan için de yeni perspektifler anlamına gelebilir.”
”Avrupa standartlarıyla çelişki”
Türkiye’de AKP hakkındaki kapatılma başvurusunun Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin Türkiye’nin AB üyeliği açısından ne anlama geldiği konusunda ise Alman Sosyal Demokrat Parti Federal Meclis Grup Başkanı Kolbow şunları söylüyor: “Bu girişim, tamamen gelişim karşıtı bir tavırdır. Halkın büyük bir çoğunluğu tarafından seçilmiş olan bir iktidar partisinin yasaklanmak istenmesi anlaşılmayacak bir durum ve Avrupa standartları ile çelişki oluşturuyor. Kanımca burada muhafazakar bazı Kemalist güçler Türkiye’de demokrasiyi rafa kaldırmaya çalışıyor. Bu durumun Avrupa hukuk anlayışı ile uyuşan bir tarafı yok. Eğer gerçekten parti kapatılırsa, bu, Türkiye’nin AB yolunda geri adım atması anlamına gelecektir.”
”Kıbrıs’ta olumlu sinyaller”
Alman Sosyal Demokrat Parti Federal Meclis Grup Başkanı Kolbow, Kıbrıs’ta Türk ve Rum liderlerin son buluşması kapsamında, adada barışa giden yolda yeniden olumlu hava esmesini de şöyle değerlendiriyor: “Ben, bu olumlu sinyallerin Kıbrıs sorununun çözümü için umutları yeşerttiği kanısındayım. Avrupa, bu gelişmeyi sadece adada desteklemekle kalmamalı, Atina ve Ankara’yı da etkileyerek, görüşmelerin dışarıdan sabote edilmesini önlemeli. Özellikle Türkiye’nin de adanın kuzeyindeki işgal kuvvetlerini kademeli olarak geri çekme konusunda hazır olması gerekmekte.”