Türkler Batı’dan ‘soğudu’
7 Eylül 2007
ABD ile Avrupa arasında bağları güçlendirmeyi amaçlayan, dünyanın önde gelen düşünce kuruluşlarından Alman Marshall Fonu'nun (GMF) son araştırmasından, Türk halkının dünyaya bakışı konusunda çarpıcı sonuçlar çıktı. "Transatlantik Eğilimler 2007" başlıklı araştırmaya göre, Türkiye’de Avrupa Birliği üyeliğine olumlu bakanların oranı son bir yılda yüzde 54'ten yüzde 40'a geriledi.
Kamuoyu araştırmasına göre Türkler, Avrupa’da Amerika hakkında en olumsuz düşüncelere sahip toplum. Türk halkının yüzde 74’ü Amerika’nın liderliğine karşı çıkarken, yüzde 83’lük bir kesim Amerikan Başkanı Bush’un politikalarına “tamamen karşı” olduğunu söylüyor. Türkiye’de Amerika’ya sempatiyle bakanların oranı ise son 1 yılda yüzde 20’den, yüzde 11’e gerilemiş durumda. Türkler arasında NATO ittifakının hala gerekli olduğunu düşünenlerin oranı da yüzde 35 ile Avrupa’da en düşük seviyede.
Araştırma sonuçlarını yorumlayan Alman Marshall Fonu’nun Türkiye uzmanı Ian Lesser, son yıllarda dış politikada güç bir dönem yaşayan Türklerin tepkisinin anlaşılır olduğunu, Washington ve Brüksel’in atacakları adımlarla, bu eğilimin tersine çevrilebileceğini söylüyor.
“Trend tersine çevrilebilir”
Ian Lesser, bu tabloyu Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşması, yabancılaşması ve içe kapanması şeklinde yorumlayanlar olduğunu, kendisinin ise farklı bir görüşe sahip olduğunu belirtiyor: “Batı’ya yönelik bu olumsuz bakışın değişmemesi için bir neden yok. Bunu tersine çevirebilmek için yapılabilecek şeyler. Washignton ve Brüksel tarafından gerekli adımlar atıldığında Türk kamuoyu da buna olumlu tepki verecektir. Ancak bu yine de sonucu baştan kestirilemeyecek bir durum. Diğer yandan Batı hakkında olumlu görüşlere sahip olanların oranı o kadar çok düştü ki, bunu tekrar yukarı çekmek gerçekten uzun zaman alacaktır. Ama ben yine de bu trendin tersine çevrilebileceğine inanıyorum.”
Lesser, Türk halkının yalnızca Batı ülkelerine değil, diğer bölge aktörlerine, hatta bugüne kadar dayanışma duyguları beslediği Filistinlilere de artık daha mesafeli durduğuna dikkat çekiyor.
Alman Marshall Fonu'nun araştırmasına göre, İran'a sıcak bakan Türklerin oranı son bir yılda yüzde 43'ten yüzde 30'a indi. Türk halkının yalnızca yüzde 21’i Rusya hakkında olumlu görüş taşıyor. Asya’nın yükselen bir diğer gücü Çin'e sıcak bakan Türklerin oranı ise yüzde 28.
“Batı çaba göstermeli”
Alman Marshall Fonu uzmanı Lesser’a göre, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği ve Amerika ile stratejik ilişkilerin devamı, Transatlantik bağlar açısından büyük önem taşıyor. Lesser, bugün Türkiye’de oluşan Batı’ya yönelik tepkilerin aşılması için yapılabilecekler olduğunu düşünüyor: “Türkler, Brüksel ve Washington tarafından ciddiye alınmalarına büyük önem veriyorlar. Bu nedenle Batı’nın daha fazla çaba göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin önemli bir uluslararası aktör olduğunu teyit etmeliler. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak konusu bağlamında bunu yapması gerekiyor. Türkiye’ye ciddi bir ortak gibi davranmalı.”
Türkiye, Avrupa Birliği sürecine ve Batı’ya ilişkin büyük şüpheler taşısa da, Avrupa ve Amerika’da halkın Türkiye’nin geleceğine ilişkin bakışı oldukça farklı. Ian Lesser, bu konuda şunları kaydediyor: “Birçok Avrupalının, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğine sıcak bakmadığını görüyoruz. Ancak “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği gerçeklecek mi?” sorusunu sorduğumuzda, ‘evet’ yanıtını alıyorsunuz. Türkiye’nin üyeliğinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorlar. Amerika Birleşik Devletleri’ne baktığımızda, genelde insanlar Türkiye hakkında çok derin bilgi sahibi değiller ama Türkiye hakkında sıcak görüşlere sahipler. Bunun olumlu bir durum olduğunu düşünüyorum.”
Batı’ya göre Türkiye AB’ye girecek
Alman Marshall Fonu'nun araştırmasının sonuçlarına göre, Avrupalıların yüzde 56'sı, Türkiye'nin üyeliğinin gerçekleşeceğine inanıyor. Bu oran İngilizler arasında yüzde 73, Hollandalılar arasında yüzde 72, Almanlar arasında yüzde 62, İtalyanlar ve Portekizliler arasında yüzde 60.
Türklerin yalnızca yüzde 26’sı Avrupa Birliği üyeliğini mümkün görürken, Türkiye hakkında soru işaretlerinin en fazla olduğu Fransa’da halkın daha büyük bir bölümü, yüzde 31’i bu konuda iyimser olduğunu ifade ediyor.