Talat ve Hristofyas Strasbourg'da
30 Eylül 2008
Pazartesi günü Strasbourg'a gelen Hristofyas bugün Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, Avrupa İnsan Hakları Komiseri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başkanıyla ayrı ayrı görüştü. Hristofyas, 'Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı' sıfatıyla Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ne seslendi. Konuşmasında, adada şu anda yürütülmekte olan müzakere sürecini Kıbrıs sorununun çözümü için "son şans" olarak tanımlayarak, "Başarısızlık lüksümüz yok. Kimilerinin istediği gibi, çözümsüzlük çözüm değildir. Aksine, sorunun çözümlenmemesi muhtemelen adayı daimi olarak bölünmeye götürecektir. Bu da Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler için olabilecek en kötü sonuçtur" dedi.
'İyimserliğimi koruyorum'
Hristofyas, buna karşılık iyimserliğini koruduğunu, bu iyimserliğinin nedeninin Mehmet Ali Talat'la olan eski yoldaşlığı olduğunu söyledi. Rum lider, "Kıbrıs Halk Hareketi'nde 80'li yılların başından itibaren Mehmet Ali Talat'la birlikte mücadele etmiş olmaktan gurur duyduğumu ifade etmek isterim. Bu da her şeyin ötesinde, yabancıların değil Kıbrıslılar'ın çıkarları doğrultusunda nihayet bir çözüme erişebileceğimiz umudunu taşımamın yegane nedenidir " dedi.
'Çözüm için baskı yapmayın'
Hristofyas konuşmasında, çözüm için uluslararası topluma "baskı yapmayın" çağrısında da bulunarak, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve uluslararası toplumun rolü, yardım ve destek sağlamaktır. Birleşmiş Milletler'in iyi niyet misyonu hakemlik ya da arabuluculuk anlamına gelmiyor. Son deneyim, ithal edilmiş planların Kıbrıslılar'ın çıkarlarına hizmet etmediğini ve Kıbrıs halkı tarafından geri çevrileceğini göstermiştir" dedi.
'Anahtar Türkiye'de'
Hristofyas, masa başında Kıbrıs Türk toplumu lideri Talat ile müzakere etse de, sorunun çözümünde anahtarın "işgal gücü" olarak nitelediği Türkiye'de olduğunu savunarak, "Türkiye de sürece olumlu anlamda katkıda bulunmalı. Adada 40 binden fazla askeri ve on binlerce insanı olan Türkiye, hiç kuşkusuz müzakerelerin sonucunu belirleyebilir. Adada varılacak bir çözüm, Türkiye'nin, Kıbrıs'ın tam üyesi olduğu Avrupa Birliği'ne üyelik çabalarına ivme de katacaktır" dedi.
Talat'ın temasları
Hristofyas'tan sonra Mehmet Ali Talat yarın Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'ne seslenecek ve bu denli önemli bir Avrupa platformunda konuşan 'ilk Kıbrıslı Türk lider' ünvanına kavuşacak. Buna karşılık, Rumlar'ın baskısı nedeniyle, Parlamenterler Meclisi'nde konuşma yapan davetlilere uygulanan geleneksel soru-cevap seansı, Talat için düzenlenmeyecek.
Öte yandan, Talat'ın konuşmasının ardından, Alman parlamenter Joachim Hörster tarafından hazırlanan Kıbrıs rapor ve karar taslağı, görüşülüp oylanacak. Parlamenterler Meclisi, 2004 yılında aldığı son Kıbrıs kararında, Kıbrıslı Türklere yönelik tüm izolasyonların kaldırılması çağrısında bulunurken, yarın oylayacağı taslak kararda konuya yüzeysel biçimde değiniyor.
Parlamenterler Meclisi'ndeki Türk heyetinin, Genel Kurul'da yapılacak oylamada, Kıbrıs'ta müzakere sürecinin devam ettiği bir ortamda "olumsuz mesajlar içerdiğini düşündüğü" bu yeni karar taslağının aleyhinde oy kullanması bekleniyor.