Uzmanlar, psikolojik rahatsızlıkların tedavisine hayvanların yardım ettiğini bilimsel olarak henüz kanıtlamamış olsa da hayvanların eşlik ettiği terapiler dünya çapında giderek daha fazla rağbet görüyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Landov Mike CardewTerapistlerin başarılı olmadığı noktada köpekler kimi zaman yardımcı olabiliyor. İnsanları gülümsetebiliyor ve onların güvenini kazanabiliyorlar. Hayvanlar ve sahiplerinin huzurevlerindeki terapilere katılması yaşlı insanları oldukça eğlendiriyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Landov Mike CardewBilimsel kanıt bulunmasa da hayvanlar belirli hastalıkların tedavisine uzun vadede yardımcı oluyor. Yani evcil hayvanların sağlığa iyi geldiği kesin. Araştırmalar, ev kedileri ve köpeklerinin, sahiplerinin kan dolaşımına olumlu etkide bulunduğunu gösteriyor. Evcil hayvanlar sahiplerinin stresle baş etmelerine de destek oluyor.
Fotoğraf: Sanam RazaviPsikiyatristler, evcil hayvanların insanlar gibi davranışlarımızı yargılamadığını söylüyor. Hayvanlar çocukların özgüvenini ve kendilerini ifade etme yeteneklerini arttırabiliyor. Örneğin Rusya’da engelli çocukların tedavisine genellikle köpekler eşlik ediyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Evgeny Biyatov/RIA NovostiAtlarla terapi, özel ilgiye ihtiyacı olan insanlar için ata binme derslerini de içeren bir tedavi yöntemi. Fiziksel engellilerin ata binebilmesi için koşullar uygun hale getiriliyor ve atın hareketlerinin yarattığı his, kişinin kendini iyi hissetmesine yardımcı oluyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpaLamalarla egzotik bir tedavi biçimi. Baverya Eyaleti'nde bulunan Orenda Çiftliği gibi, Almanya'daki bazı çiftlikler bu tür tedavi imkanları sunuyor. Çiftliğin sahibi Birgit Appel-Wimschneider, "Lamalar kaygılı insanlar için çok uygun. Bu hayvanlar kendine güvenmeyen insanları hissediyor" diyor. Appel-Wimschneider, lamaların meraklı olduğunu ve insanlara hemen yaklaştığını ifade ediyor.
Fotoğraf: Selina Wimschneider, Orenda-RanchPolonya’daki Rzeszow Bilgi Teknolojisi Üniversitesi çocukların terapisinde kullanılmak üzere Şili’den 38 Alpaka ithal etti. Aslında bu hayvanların etkisini araştırmaya bile gerek yok. Çünkü bu hayvanlara bakan herkes, kendini iyi hissediyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Darek DemanowiczHannover’daki terapistler ayda bir hastalarını, zürafaları ve diğer hayvanları besleyebilecekleri Serengeti Parkı’na götürüyor. Hannover Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar bu tür gezilerin hastaların terapisinde kolaylaştırıcı rol oynadığını söylüyor.
Fotoğraf: Medizinische Hochschule HannoverSerengeti Parkı’na giden hastalar Madagaskar’dan getirilen evcil lemurları besleyip okşayabiliyor. Beş yıldır devam eden çalışmaları çerçevesinde hastalarına eşlik eden araştırmacıların amacı, egzotik hayvanların ruhsal hastalıkların kalıcı olarak iyileştirilmesine yardımcı olup olmadığını ortaya çıkarmak.
Fotoğraf: Medizinische Hochschule HannoverBir diğer yöntem yunuslarla yüzmek. Ancak çocuklara uygulanan bu terapi yöntemi sık sık eleştiriliyor. Psikologlar bunun hastalar için işe yaramadığını, aksine tehlikeli olduğunu belirtiyor. Hayvan hakları savunucuları da Japonya'dan getirilen bu hayvanların kanlı ve öldürücü bir yöntemle avlandıklarına dikkat çekiyor. Bu nedenle birçok yunusun travma geçirdiği ifade ediliyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Alexandra Mudratsİnsanlar beyaz balinalarla da yüzerek farklı bir deneyim yaşamak istiyor. Ancak bu tedavi yönteminin de yasaklanmasını isteyen hayvan hakları savunucuları, anavatanı Arktika bölgesi olan bu hayvanların terapi havuzlarındaki sıcak suya dayanamadığını ve bu nedenle vaktinden önce öldükleri belirtiliyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpaKedi ve köpekler dünyanın her yerinde ve bu hayvanlar çoğunlukla insanlarla vakit geçirmekten çok hoşlanıyor. Peki o zaman çevrenizde kolayca ulaşabileceğiniz hayvanlar varken, neden yunus ve balina arıyorsunuz ki? © Deutsche Welle Türkçe
Fotoğraf: picture-alliance/dpa Terapistlerin başarılı olmadığı noktada köpekler kimi zaman yardımcı olabiliyor. İnsanları gülümsetebiliyor ve onların güvenini kazanabiliyorlar. Hayvanlar ve sahiplerinin huzurevlerindeki terapilere katılması yaşlı insanları oldukça eğlendiriyor.
Bilimsel kanıt bulunmasa da hayvanlar belirli hastalıkların tedavisine uzun vadede yardımcı oluyor. Yani evcil hayvanların sağlığa iyi geldiği kesin. Araştırmalar, ev kedileri ve köpeklerinin, sahiplerinin kan dolaşımına olumlu etkide bulunduğunu gösteriyor. Evcil hayvanlar sahiplerinin stresle baş etmelerine de destek oluyor.
Çocuklara özgüven veriyor
Psikiyatristler, evcil hayvanların insanlar gibi davranışlarımızı yargılamadığını söylüyor. Hayvanlar çocukların özgüvenini ve kendilerini ifade etme yeteneklerini arttırabiliyor. Örneğin Rusya’da engelli çocukların tedavisine genellikle köpekler eşlik ediyor.
Atlarla terapi, özel ilgiye ihtiyacı olan insanlar için ata binme derslerini de içeren bir tedavi yöntemi. Fiziksel engellilerin ata binebilmesi için koşullar uygun hale getiriliyor ve atın hareketlerinin yarattığı his, kişinin kendini iyi hissetmesine yardımcı oluyor.
Lamalarla egzotik bir tedavi biçimi. Baverya Eyaleti'nde bulunan Orenda Çiftliği gibi, Almanya'daki bazı çiftlikler bu tür tedavi imkanları sunuyor. Çiftliğin sahibi Birgit Appel-Wimschneider, "Lamalar kaygılı insanlar için çok uygun. Bu hayvanlar kendine güvenmeyen insanları hissediyor" diyor. Appel-Wimschneider, lamaların meraklı olduğunu ve insanlara hemen yaklaştığını ifade ediyor.
Alpaka etkisi
Uzmanlar, psikolojik rahatsızlıkların tedavisine hayvanların yardım ettiğini bilimsel olarak henüz kanıtlamamış olsa da hayvanların eşlik ettiği terapiler dünya çapında giderek daha fazla rağbet görüyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Landov Mike CardewTerapistlerin başarılı olmadığı noktada köpekler kimi zaman yardımcı olabiliyor. İnsanları gülümsetebiliyor ve onların güvenini kazanabiliyorlar. Hayvanlar ve sahiplerinin huzurevlerindeki terapilere katılması yaşlı insanları oldukça eğlendiriyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Landov Mike CardewBilimsel kanıt bulunmasa da hayvanlar belirli hastalıkların tedavisine uzun vadede yardımcı oluyor. Yani evcil hayvanların sağlığa iyi geldiği kesin. Araştırmalar, ev kedileri ve köpeklerinin, sahiplerinin kan dolaşımına olumlu etkide bulunduğunu gösteriyor. Evcil hayvanlar sahiplerinin stresle baş etmelerine de destek oluyor.
Fotoğraf: Sanam RazaviPsikiyatristler, evcil hayvanların insanlar gibi davranışlarımızı yargılamadığını söylüyor. Hayvanlar çocukların özgüvenini ve kendilerini ifade etme yeteneklerini arttırabiliyor. Örneğin Rusya’da engelli çocukların tedavisine genellikle köpekler eşlik ediyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Evgeny Biyatov/RIA NovostiAtlarla terapi, özel ilgiye ihtiyacı olan insanlar için ata binme derslerini de içeren bir tedavi yöntemi. Fiziksel engellilerin ata binebilmesi için koşullar uygun hale getiriliyor ve atın hareketlerinin yarattığı his, kişinin kendini iyi hissetmesine yardımcı oluyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpaLamalarla egzotik bir tedavi biçimi. Baverya Eyaleti'nde bulunan Orenda Çiftliği gibi, Almanya'daki bazı çiftlikler bu tür tedavi imkanları sunuyor. Çiftliğin sahibi Birgit Appel-Wimschneider, "Lamalar kaygılı insanlar için çok uygun. Bu hayvanlar kendine güvenmeyen insanları hissediyor" diyor. Appel-Wimschneider, lamaların meraklı olduğunu ve insanlara hemen yaklaştığını ifade ediyor.
Fotoğraf: Selina Wimschneider, Orenda-RanchPolonya’daki Rzeszow Bilgi Teknolojisi Üniversitesi çocukların terapisinde kullanılmak üzere Şili’den 38 Alpaka ithal etti. Aslında bu hayvanların etkisini araştırmaya bile gerek yok. Çünkü bu hayvanlara bakan herkes, kendini iyi hissediyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Darek DemanowiczHannover’daki terapistler ayda bir hastalarını, zürafaları ve diğer hayvanları besleyebilecekleri Serengeti Parkı’na götürüyor. Hannover Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar bu tür gezilerin hastaların terapisinde kolaylaştırıcı rol oynadığını söylüyor.
Fotoğraf: Medizinische Hochschule HannoverSerengeti Parkı’na giden hastalar Madagaskar’dan getirilen evcil lemurları besleyip okşayabiliyor. Beş yıldır devam eden çalışmaları çerçevesinde hastalarına eşlik eden araştırmacıların amacı, egzotik hayvanların ruhsal hastalıkların kalıcı olarak iyileştirilmesine yardımcı olup olmadığını ortaya çıkarmak.
Fotoğraf: Medizinische Hochschule HannoverBir diğer yöntem yunuslarla yüzmek. Ancak çocuklara uygulanan bu terapi yöntemi sık sık eleştiriliyor. Psikologlar bunun hastalar için işe yaramadığını, aksine tehlikeli olduğunu belirtiyor. Hayvan hakları savunucuları da Japonya'dan getirilen bu hayvanların kanlı ve öldürücü bir yöntemle avlandıklarına dikkat çekiyor. Bu nedenle birçok yunusun travma geçirdiği ifade ediliyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Alexandra Mudratsİnsanlar beyaz balinalarla da yüzerek farklı bir deneyim yaşamak istiyor. Ancak bu tedavi yönteminin de yasaklanmasını isteyen hayvan hakları savunucuları, anavatanı Arktika bölgesi olan bu hayvanların terapi havuzlarındaki sıcak suya dayanamadığını ve bu nedenle vaktinden önce öldükleri belirtiliyor.
Fotoğraf: picture-alliance/dpaKedi ve köpekler dünyanın her yerinde ve bu hayvanlar çoğunlukla insanlarla vakit geçirmekten çok hoşlanıyor. Peki o zaman çevrenizde kolayca ulaşabileceğiniz hayvanlar varken, neden yunus ve balina arıyorsunuz ki? © Deutsche Welle Türkçe
Fotoğraf: picture-alliance/dpa Polonya’daki Rzeszow Bilgi Teknolojisi Üniversitesi çocukların terapisinde kullanılmak üzere Şili’den 38 Alpaka ithal etti. Aslında bu hayvanların etkisini araştırmaya bile gerek yok. Çünkü bu hayvanlara bakan herkes, kendini iyi hissediyor.
Hannover’daki terapistler ayda bir hastalarını, zürafaları ve diğer hayvanları besleyebilecekleri Serengeti Parkı’na götürüyor. Hannover Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar bu tür gezilerin hastaların terapisinde kolaylaştırıcı rol oynadığını söylüyor.
Serengeti Parkı’na giden hastalar Madagaskar’dan getirilen evcil lemurları besleyip okşayabiliyor. Beş yıldır devam eden çalışmaları çerçevesinde hastalarına eşlik eden araştırmacıların amacı, egzotik hayvanların ruhsal hastalıkların kalıcı olarak iyileştirilmesine yardımcı olup olmadığını ortaya çıkarmak.
Yunuslu terapi için uyarı
İlkbahar geldiğinde hayvanat bahçeleri, yeni doğan yavru hayvanları görmek isteyen ziyaretçilerin akınına uğruyor. İşte Almanya’daki hayvanat bahçelerinin genç sakinleri.
Fotoğraf: Lutz SchnierKumili adlı maymunun annelik sevinci yüzüne yansımış. Kızı Diara ise bu dünyaya henüz pek alışamamış gibi görünüyor.
Fotoğraf: Zoo LeipzigDişi zürafa yavrusu Bine, 30 Nisan’da dünyaya geldi. Biraz yüksekten, iki metreden yere düşerek. Ancak 40 dakika içinde yerinden doğrularak ebeveynleri gibi yürümeyi öğrendi.
Fotoğraf: Tierpark BerlinCüce geyik, çift toynaklı türler arasında en küçük olanı. Omuz yüksekliği sadece 20 cm. Ana vatanı Güneydoğu Asya. Bu küçük bacaklarıyla kaçması mümkün olmadığından son derece ürkektir.
Fotoğraf: Zoo Frankfurt/Winfried FaustBir dişi yavru daha. Baba Amari Erfurt hayvanat bahçesinden. Annesi Shakina ise zamanında Güney Afrika’da özgürlüğün tadını çıkarmış. Sevimli yavrunun boynuzu şimdiden çıkmaya başlamış.
Fotoğraf: Stadt DortmundAnnesinin sırtında duran bu sevimli karıncayiyen mart ayında dünyaya gözlerini açtı. Köln hayvanat bahçesinde bu türden bir hayvanın doğumu ilk kez gerçekleşti.
Fotoğraf: Kölner ZooMünih’teki Hellabrunn hayvanat bahçesinde bir kuyruklu lemur yavrusu annesiyle görülüyor. Lemurların ana vatanı Madagaskar.
Fotoğraf: Münchener Tierpark Hellabrunn AGZebralar, anavatanları Doğu Afrika’da olduğu gibi kafeslerin içinde de diğer türlerle temastan hiç çekinmiyor.
Fotoğraf: Zoo BerlinBu sevimli ayı yavruları Igor ve Ivan, Hagenbeck hayvanat bahçesinin yeni ilgi odakları. İki küçük Kamçatka boz ayısı ocak ayında dünyaya geldi. ©Deutsche Welle Türkçe
Fotoğraf: Lutz Schnier Hayvanların eşlik ettiği diğer bir terapi yöntemi de yunuslarla yüzmek. Ancak çocuklarla uygulanan bu terapi yöntemi sık sık eleştiriliyor. Psikologlar bunun hastalar için işe yaramadığını, aksine tehlikeli olduğunu belirtiyor. Hayvan hakları savunucuları da birçok ülkeye Japonya'dan getirilen bu hayvanların kanlı ve öldürücü bir yöntemle avlandıklarına dikkat çekiyor. Bu nedenle birçok yunusun travma geçirdiği ifade ediliyor.
İnsanlar beyaz balinalarla da yüzerek farklı bir deneyim yaşamak istiyor. Ancak bu tedavi yönteminin de yasaklanmasını isteyen hayvan hakları savunucuları, anavatanı Arktika bölgesi olan bu hayvanların terapi havuzlarındaki sıcak suya dayanamadığını ve bu nedenle vaktinden önce öldükleri belirtiliyor.
Kedi ve köpekler dünyanın her yerinde ve bu hayvanlar çoğunlukla insanlarla vakit geçirmekten çok hoşlanıyor. Peki o zaman çevrenizde kolayca ulaşabileceğiniz hayvanlar varken, neden yunus ve balina arıyorsunuz ki?
© Deutsche Welle Türkçe
DW/BO/İK/UÇ/HS/NH