1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Trump İran'a Hürmüz ablukası ile hedefine ulaşabilir mi?

Nik Martin
14 Nisan 2026

ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı abluka, İran'ın petrol ihracatının büyük bölümünü durduracak. Donald Trump, Tahran'ı müzakere masasına geri döndürmeyi hedeflerken, uzmanlar gerilimin tırmanabileceğine işaret ediyor.

USS Dwight D. Eisenhower uçak gemisi
Donald Trump, ablukayı 12 Nisan Pazar günü duyurduFotoğraf: Ruskin Naval/U.S. Navy/AP Photo/picture alliance

ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu Pakistan'daki İran-ABD müzakerelerinin sonuçsuz kalmasının ardından ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı üzerinden İran'a giren veya çıkan gemileri engelleyeceğini söyledi.

İsrail ve ABD'nin saldırılarıyla 28 Şubat'ta başlayan savaştan önce günlük küresel petrol sevkiyatının beşte biri Hürmüz Boğazı üzerinden sağlanıyordu.

Ablukanın başarılı olması halinde İran'ın ana gelir kaynağı olan günlük yaklaşık 2 milyon varillik petrol ihracatı duracak. Trump, bunun Tahran'ı müzakere masasına geri döndüreceğini düşünüyor.

ABD'li yetkililer, amacın İran'ın su yolu üzerindeki kontrolü ile sağladığı nüfuzu elinden almak olduğunu söylüyor. Tahran, savaş başlangıcından bu yana boğazı kapatarak Körfez ülkelerinin petrolünü ihraç etmelerini engellemişti.

Hürmüz Boğazı'nın açılması, halen geçerli olan iki haftalık ateşkesin koşullarından biriydi.

Trump, abluka gerekçelerinden birinin de "İran'ın boğazdan güvenli geçiş için gemi başına 2 milyon dolara kadar ücret talep etmesini engellemek" olduğunu iddia ediyor.

ABD Başkanı, 12 Nisan'da kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden "Yasadışı bir geçiş ücreti ödeyen hiç kimse açık denize güvenli bir şekilde geçemeyecek" diye yazdı. Trump, ABD Donanması'nın boğazda "İranlıların döşediği mayınları imha etmeye başlayacağını" da sözlerine ekledi.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi İran dışındaki limanlara gidip gelen gemileri etkilemeyeceğini açıkladı.

ABD Donanması ablukayı nasıl uygulayacak?

13 Nisan Pazartesi başlayan operasyon, ABD askerlerine bir duyuruyla ilan edildi.

CENTCOM, ablukanın "Umman Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın doğusundaki Umman Denizi'nde uygulanacağını" ve "limanlar ve petrol terminalleriyle sınırlı kalmayarak İran kıyı şeridinin tamamını kapsayacağını" belirtti.

Uyarıda şöyle devam edildi: "İzin alınmadan abluka altındaki bölgeye giren veya buradan ayrılan her türlü gemi, durdurulabilir, rotası değiştirilebilir ve ele geçirilebilir."

Deniz hukuku uzmanları, yaptırımların "ziyaret ve arama hakkı" olarak bilinen standart denizcilik prosedürlerine dayandığını belirtti. Bu prosedür kapsamında ABD savaş gemileri, tankerleri durdurup denetleyebiliyor ve İran petrolü taşıdıklarından şüphelenilmesi halinde rotalarını değiştirebiliyor.

İran, ateşkesten önce İsrail ve ABD'nin saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatmıştıFotoğraf: Altaf Qadri/AP Photo/picture alliance

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ise söz konusu ablukayı yasa dışı olarak nitelendirdi. Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı özel örgütün Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, Pazartesi günü Londra'da düzenlediği basın toplantısında, "Uluslararası hukuka göre hiçbir ülke, uluslararası boğazlardan uluslararası transit için zararsız geçiş hakkını veya seyrüsefer özgürlüğünü yasaklama hakkına sahip değildir" dedi.

İran'ı misilleme ihtimaline karşı uyaran Trump, ülkede az sayıda kalan "hızlı saldırı gemisinin" ablukaya yaklaşmaları halinde "imha edileceğini" belirtti.

Ablukaya rağmen İran bağlantılı gemiler Hürmüz'den geçti

Bütün bu hazırlık ve askeri tehditlere rağmen ablukanın ilk kez tam olarak uygulandığı bugün, yaptırıma tabi tankerler Hürmüz Boğazı'ndan geçti.

Finansal veri şirketi London Stock Exchange Group verilerine göre bu gemilerden Panama bayraklı orta menzilli tanker "Peace Gulf", Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Hamriyah Limanı'na doğru ilerliyor.

Analiz şirketi Kpler'ın verilerine göre, gemi genelde İran'dan gelen petrokimya hammaddesi olan naftayı, Asya'ya ihraç etmek üzere İran dışındaki Ortadoğu limanlarına taşıyor.

"Peace Gulf"tan önce de ABD'nin yaptırım uyguladığı iki tanker bu Boğaz'dan geçti.

Kpler verilerine göre bu tankerlerden biri "handysize" boyutundaki Murlikishan. Söz konusu tanker, yakıt yüklemek için Irak'a doğru ilerliyor. Daha önce "MKA" olarak da bilinen gemi, Rus ve İran petrolü taşımıştı.

LSEG ve Kpler'den elde edilen verilere göre, yaptırıma tabi bir diğer tanker olan Rich Starry, ablukanın başlamasından bu yana boğazdan geçerek Basra Körfezi'nden çıkan ilk tanker oldu.

Tanker ve Çinli sahibi Shanghai Xuanrun Shipping Co Ltd, "İran'la iş yapmaları nedeniyle" ABD tarafından yaptırıma tabi.

Abluka İran'ın petrol ihracatını ne kadar çabuk etkileyebilir?

Abluka, eğer uygulanabilirse, İran'ın petrol sevkiyatının yüzde 90'ından fazlasının sağlandığı Basra Körfezi'ndeki Hark Adası'nda ham petrol yükleme ve sevk etme kapasitesini önemli ölçüde kısıtlayabilir.

İran, nükleer programıyla ilgili uluslararası yaptırımlara rağmen petrol ihracatına devam ediyor. Eskiyen tankerlerden oluşan bir "gizli filo"ya güvenen İran,  Malezya açıklarında gemiden gemiye aktarımlar gibi atlatma taktikleri uyguluyor.

ABD çatışmalar sürerken, piyasaları rahatlatmak için İran'a petrol satışı yapabilmesi için geçici bir izin vermişti.

Ancak ablukanın gemilere çıkılması, rotanın değiştirilmesi veya gemilere el konulması gibi riskleri artması nedeniyle denizde aktarım yöntemi de daha riskli bir hale gelecek.

Basra Körfezi'ndeki Hark Adası, dünya petrol piyasası için stratejik öneme sahip (Arşiv)Fotoğraf: Fatemeh Bahrami/Anadolu Agency/IMAGO

Londra merkezli araştırma şirketi Capital Economics'e göre 2025'te İran'ın petrol ihracatı toplamda yaklaşık 45 milyar dolar oldu. Bu gelir gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 13'ünü oluşturuyor.

Ham petrol tedarikini yönlendirecek kara boru hatları bulunmadığından, İran'ın deniz dışı ihracat seçenekleri oldukça sınırlı.

ABD'nin sürekli baskısı, bu gelir kaybından dolayı Tahran'ı masaya dönmeye zorlayabilir.

Abluka geniş çaplı bir çatışmaya yol açabilir mi?

İran Devrim Muhafızları, Trump'ın abluka açıklamasına misilleme yapma tehditleriyle karşılık verdi.

İran Devrim Muhafızları, İran limanlarına kısıtlamalar getirilmesi durumunda "Körfez ve Umman Denizi'ndeki hiçbir limanın güvende olmayacağını" belirtti.

İran parlamentosunun Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai de Tahran'ın "gerekirse askeri olarak karşılık vermeye hazır olduğunu" söyledi.

Rezai, X hesabı üzerinden "Oyunda kullanmadığımız diğer kartları da ortaya çıkarabiliriz" diye yazdı.

Trump, İran'ın müzakere masasına dönmesini istiyorFotoğraf: Daniel Torok/Avalon/Photoshot/picture alliance

Birçok ABD'li uzman, Trump'ın bu hamlesinin ABD'yi "ucu açık bir askeri operasyona sürükleyebileceğini" söylüyor.

Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde ABD Savunma Bakanlığında üst düzey bir görevde bulunan Dana Stroul, Reuters'a şu değerlendirmeyi yaptı:

"Trump hızlı bir çözüm istiyor. Gerçek şu ki, bu görevi tek başına yürütmek zor ve orta ila uzun vadede sürdürülebilir olması muhtemel değil."

Capital Economics'in baş ekonomisti Neil Shearing, ablukanın "Çin'i ateşkesin sağlanmasında ve boğazın yeniden açılmasında daha aktif bir rol oynamaya zorlamak için de tasarlanmış olabileceğini" yazdı.

Çin, son yıllarda deniz yolu aracılığıyla İran'ın ham petrol ihracatının yüzde 80 ila 90'ını aldığı için ablukadan İran kadar etkilenebilir.

Shearing ayrıca, boğazda Çin'e veya Tahran'a ücret ödeyen ABD müttefiklerine ait gemilere müdahale edilmesi durumunda "gerilimin tırmanacağını" söyledi.

Bugün Basra Körfezi'nden çıkan gemi hakkında Çin veya ABD tarafından henüz herhangi bir açıklama gelmedi.

Öte yandan Çin Dışişleri Bakanlığı bugün, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın "tehlikeli ve sorumsuz" olduğunu belirterek, bunun "yalnızca gerilimleri artıracağını" savundu.

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği