1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Trump'tan tehditler: Maduro'dan sonra sırada kim olabilir?

Muhammed Kafadar (Derleyen)
5 Ocak 2026

Venezuela saldırısı sonrası ABD Başkanı Donald Trump'ın üstü örtülü tehditleri Amerika'nın dostlarını da rakiplerini de aynı anda tedirgin ediyor. Dünya genelinde şu soru ise yüksek sesle soruluyor: Sırada kim olabilir?

Donald Trump kürsüde konuşuyor, arkasında sol ve sağ yanında, Dışişleri ve Savunma bakanları Marco Rubio ile Pete Hegseth ayakta bekliyor
Soldan sağa: ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Donald Trump ve ABD Savunma Bakanı Pete HegsethFotoğraf: Jonathan Ernst/REUTERS

"Bulaşırsan sonucuna katlanırsın."

ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri operasyonunun ardından Beyaz Saray'ın resmi X hesabından, kabaca bu şekilde Türkçeye çevrilebilecek argo bir İngilizce deyim olan "FAFO" ifadesi paylaşıldı.

Venezuela lideri Nicolas Maduro'nun ABD'ye kaçırıldığı cüretkâr operasyonun ardından Washington başka ülkeleri de "sırada olmakla" tehdit ediyor.

Grönland, Küba, Kolombiya, Meksika ve İran, Amerikan yönetiminin "hedefleri" arasında sayılıyor.

Donald Trump: Grönland'a ihtiyacımız var

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela saldırısını takip ettiği Florida'daki evinden Beyaz Saray'a dönüşte, Grönland'ı Amerikan topraklarına katmak istediğini bir kez daha söyledi. Başkanlık uçağı Air Force One'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump "Ulusal güvenlik açısından Grönland'a ihtiyacımız var" dedi.

Kritik su yollarına erişimi olan ve önemli madenlere sahip adanın "Rus ve Çin gemileri ile çevrili olduğunu" iddia eden Trump, "(Adayı korumak için) cephaneliğe bir köpek kızağı daha eklediler" diyerek Danimarka ordusuyla alay etti.

Grönland; Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka'ya bağlı, önemli maden kaynaklarına sahip devasa bir ada.

Trump dün Atlantic dergisine verdiği röportajda da, Venezuela'daki operasyonun Grönland için ne anlama gelebileceği sorusuna, "Bunu kendileri değerlendirmek zorunda kalacaklar" yanıtını verdi.

Rubio'dan Küba'ya tehdit: Ben olsam endişelenirdim

Venezuela'nın en önemli müttefiklerinden ve ticaret ortaklarından Küba'da da Amerikan operasyonunun sonuçları endişeyle izleniyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Küba hükümetine yönelik yeni ve sert bir uyarıda bulundu.

NBC'nin "Meet the Press" programına katılan Rubio, "Küba rejiminin büyük bir hayranı olmadığımız sır değil" dedi.

"Maduro'yu Venezuelalılar değil, Kübalılar koruyordu" diyen Rubio, tüm Venezuela iç güvenliği ve istihbaratının Küba'nın kontrolünde olduğunu ileri sürerek Küba'nın Venezuela'yı "koloni" haline getirdiğini savundu.

Küba hükümeti, Maduro'nun ele geçirildiği operasyon sırasında 32 Kübalı askerin öldüğünü açıkladı. Açıklamada bu askerlerin, "Venezuela hükümetinin ricası üzerine" başkent Caracas'ta görev yaptıkları ve "görevlerini kahramanca yerine getirirken" öldükleri belirtildi.

Dışişleri Bakanı Rubio, "Eğer (Küba'nın başkenti) Havana'da yaşıyor olsaydım ve hükümette olsaydım, en azından endişelenirdim" ifadelerini de kullandı.

Donald Trump'ın paylaştığı bu fotoğrafta, Venezuela lideri Nicolas Maduro, Amerikan savaş gemisi USS Iwo Jima'da gözleri bağlı şekilde görülüyorFotoğraf: REUTERS

Trump ise Küba konusunda gazetecilere yaptığı açıklamada, bu ülkedeki durumun bir noktada "ele alınması gerekeceğini" söyleyerek, "Küba çöküyor" diye konuştu. ABD Başkanı, yıllardır süren Amerikan ambargosuyla ağır darbe alan Küba ekonomisinin, Maduro'nun devrilmesiyle daha da kötüleşeceğini ve Küba'nın ucuz petrole erişimini yitireceğini söyledi.

Kolombiya'ya uyarı: Kokain işine devam edemeyecekler

Trump, Venezuela'nın komşusu Kolombiya ve solcu Devlet Başkanı Gustavo Petro'yu da hedef aldı. Kolombiya'nın "kokain üretip ABD'ye satmayı seven hasta bir adam tarafından yönetildiğini" iddia eden ve ülkede en az üç büyük kokain fabrikası bulunduğunu belirten Trump, "Bunu yapmaya devam edemeyecekler" dedi.

ABD'nin Kolombiya'ya bir operasyon düzenleyip düzenlemeyeceği sorulduğunda ise Trump, "Kulağa hoş geliyor" yanıtını verdi.

Çok sayıda Amerikan helikopteri, gece vakti Venezuela'nın başkenti Caracas semalarında görülüyorFotoğraf: REUTERS

Kolombiya, kokain ticaretinde önemli bir merkez olarak görülüyor. Trump, Maduro'ya yönelik baskı kampanyasını da uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı öne sürülen teknelere saldırı emri vererek başlatmıştı.

ABD'den güney komşusu Meksika'ya örtülü tehdit

Trump, Cumartesi günü Fox News'te yayınlanan "Fox&Friends" programında, ABD'nin güney komşusu hakkında gelen bir soru üzerine de, "Meksika konusunda bir şeyler yapılması gerekecek" ifadelerini kullandı.

Meksika'yı aslında Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'un yönetmediğini, ülkenin uyuşturucu kartellerinin kontrolünde olduğunu ileri süren Trump, Sheinbaum'un "kartellerden çok korktuğunu" belirtti.

Ağustos 2025'te New York Times gazetesi Trump'ın Latin Amerika'daki uyuşturucu kartellerine karşı askeri güç kullanımı için Pentagon'a yetki verdiğini yazmış, bu haber Meksika'da endişeye neden olunca Sheinbaum, "Amerikan ordusunun Meksika topraklarına gireceğine dair bir değerlendirmeleri bulunmadığını" söylemişti.

O tarihte Sheinbaum, "Meksika işgal edilmeyecek" açıklamasını yapmıştı.

İran'daki gösteriler Washington'u cesaretlendirir mi?

Bu arada ABD Başkanı'nın müdahale sinyali verdiği ülkelerden biri de Türkiye'nin komşusu İran.

İsrail ve ABD yönetimleri İran'da ikinci haftasına giren protestolara açıktan destek veriyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump 29 Aralık'ta, Trump'ın Florida'daki evinde görüşmüşlerdiFotoğraf: Jim Watson/AFP

İran'da geçen yılın son Pazar günü başlayan protestolara desteğini açıklayan Trump, kendi sosyal medya sitesi Truth Social'dan paylaştığı mesajda, "Eğer İran barışçıl protestoculara ateş açar ve onları şiddet kullanarak öldürürse -ki bu onların alışkanlığıdır- Amerika Birleşik Devletleri onların imdadına yetişecektir. Kilitlendik ve harekete geçmeye hazırız" ifadelerini kullanmıştı.

Tahran'da ekonomik krize tepki olarak esnafın başlattığı eylemler ülke geneline yayılmış ve rejim karşıtı bir nitelik kazanmış durumda. Gösterilerin ilk haftasında en az sekiz kişinin öldürüldüğü belirtiliyor.

Trump Haziran 2025'te de, "Mevcut İran rejimi, İran'ı yeniden büyük yapmıyorsa neden bir rejim değişikliği olmasın" demişti. Aynı ay Amerikan ordusu, İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına katılmış ve İran'daki üç nükleer tesisi bombalamıştı.

 

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği